Resource
stringclasses
2 values
DocID
int64
1.32M
1.44M
Class
stringclasses
8 values
Text
stringlengths
62
18.2k
Milliyet
1,323,701
Ekonomi
MOSKOVA MilliyetEdinilen bilgiye göre,31 Ekim'de ortaya çıkan kriz sonucu THY Moskova'daki Domodedovo Havaalanı'ndan Sabiha Gökçen'e yapılan haftalık dört seferle Şeremetyevo'dan İstanbul Atatürk Havaalanı'na yapılan 08.25 seferini iptal etmek zorunda kaldı. Ayrıca,Atatürk'den Şeremetyevo'ya yapılması gereken tarifeli 18.50 seferini de yapamadı.Kriz,Türkiye hattında artan yolcu sayısından aldığı payı artırmak isteyen Aeroflot'un İstanbul seferlerinin sayısını günde ikiden üçe çıkarmak amacıyla Devlet Hava Meydanları İşletmesi'ne (DHMİ)başvurmasıyla başladı.DHMİ yetkilileri İstanbul'daki yoğun hava trafiği nedeniyle Aeroflot'un talebini hemen kabul etmedi ve başvurunun bir süre sonra ele alınabileceğini açıkladı.Bu yanıtı "ret" olarak değerlendiren Rus tarafı "karşılıklılık" gerekçesine dayanarak misillemede bulundu ve THY'nin seferlerini aksattı.Kriz aşılmak üzereTHY'nin Rusya Müdürü Mefail Deribaş Milliyet'e yaptığı açıklamada 31 Ekim'den bu yana devam eden sorunu ek seferler düzenleyerek ve daha büyük uçaklar sefere koyarak çözdüklerini söyledi.Deribaş,"Sorun kökten çözülmek üzere.Şu anda mağdur durumda hiçbir yolcumuz kalmadı.Konu bir yanlış anlamadan kaynaklanıyor.Yarından(bugün)itibaren sorununun yüzde 90 çözüleceğine inanıyorum"dedi.Aeroflot'un üçüncü sefer talebinin dün akşam saatlerinde kabul edildiği,böylece krizin son bulduğu belirtiliyor.Sefer iptalleri,Rusya'da 4 Kasım'da(bugün)başlayacak dört günlük tatilden yararlanan Rus vatandaşlarının yoğun şekilde yurtdışına gittiği günlere denk geldi.Türkiye ile Rusya arasında her gün toplam beş sefer yapan,2009 yılında toplam 600 bin yolcu taşıyan THY kısa süre önce Moskova-Ankara hattını açtı. THY uçaklarında genellikle Türkten daha fazla sayıda Rus yolcu uçuyor.
Milliyet
1,328,817
Ekonomi
, bu yılın 3. çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artışla 35 milyon lira net kar elde etti. Şekerbank'tan 30 Eylül 2010 tarihli konsolide olmayan finansal tablolara ilişkin yapılan açıklamaya göre, aktif büyüklüğü 10,7 milyar liraya ulaşan Şekerbank, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25 büyüdü. 9 aylık net karı 104 milyon lira olan Banka, 3. çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artışla 35 milyon lira net kar elde etti. Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin de konuya ilişkin değerlendirmesinde, yılın başından bu yana özellikle 'lere ve küçük işletmelere sağladıkları kaynakla diğer taraftan 12 bini aşkın kişiye ulaşan EKOkredi ürünleriyle, kredilerde sektörün üzerinde bir performans ortaya koyduklarını belirtti. Uluşahin, "Anadolu Bankacılığı" misyonları doğrultusunda yıl başında "üretenin yanındayız" sloganıyla çıktıkları yolda, geçen yılın aynı dönemine göre kredilerde Eylül 2010 itibariyle yüzde 40 büyüme sağladıklarını, ayrıca kaynaklarını reel sektöre, üretime aktararak toplam mevduatlarının tamamını krediye dönüştürdüklerini kaydetti. Şekerbank'ın istikrarlı büyüme çizgisini, şube ağını genişleterek de desteklediklerini belirten Uluşahin, "Bu yıl, Ilgın, Ortaca, , Mustafakemalpaşa gibi merkez dışı bölgelerde 4 yeni şube açtık. Yıl sonuna kadar yine bu paralelde 6 şubemiz daha açılacak ve 2012'de Anadolu genelindeki yaygınlık gücümüzü daha da artıracak yeni noktalarla şube sayımızı 300'e çıkaracağız" dedi.
Milliyet
1,338,100
Ekonomi
ECB şu anda Euro Bölgesi'ndeki bankalara üç aya kadar ihtiyaç duydukları likiditeyi sağlıyor.  'Koşullar iyileşti'Stark, Euro Finans Haftası etkinlikleri çerçevesinde yaptığı açıklamada, "İçinde bulunduğumuz çeyreğin sonlanmasın sonra likidite destek önlemlerimizi yavaş yavaş azaltacağız. Bence, son dönemde ülke borçlarına ilişkin endişeler bir yana bırakılırsa, para ve finans piyasalarında koşullar son aylarda oldukça iyileşti" dedi. ECB'nin 2 Aralık'ta hangi destek mekanizmalarını gelecek yıl ocak ayı ortasından itibaren devam ettireceği, hangilerini sona erdireceğini açıklaması bekleniyor. Ancak Stark'ın açıklamaları, bankalara yönelik likidite desteğinin devam etmeyeceği beklentilerini güçlendirdi. Euro Bölgesi'nde özellikle borç sıkıntısı olan ülkelerdeki bankalar piyasalardan kaynak bulamadığı için ağırlıklı olarak ECB'nin likidite imkânlarına güveniyor. Örneğin geçen ay İrlanda bankaları ECB'nin geçen ay sağladığı likiditenin dörtte birini kullandı.
Milliyet
1,334,784
Ekonomi
, Pazar| 'Sürdürülebilir büyüme için çalışıyoruz'Sabancı Holding, bu yılın ilk dokuz aylık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış ile 1 milyar 186 milyon TL net kâr açıkladı.00:19 | 13 Kasım 2010EKONOMİ SERVİSİ  'in, 30 Eylül 2010 tarihi itibariyle sona eren dokuz aylık döneme ait konsolide mali tablolarında; satışları 14 milyar 356 milyon TL, faaliyet kârı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artış göstererek 3 milyar 69 milyon TL oldu. Sabancı Holding'in toplam varlıkları 30 Eylül 2010 tarihinde yılbaşına göre yüzde 8 artışla 120 milyar 842 milyon TL'ye, özkaynakları ise yüzde 11 artışla 23 milyar 56 milyon TL'ye ulaştı. Sabancı Holding CEO'su Zafer Kurtul, "Özkaynaklarımızdaki artış ve ulaştığımız seviye Sabancı Grubu'nun güçlü mali yapısını işaret ediyor. Ülkemiz ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunacak yatırımlarımıza devam etmekteyiz. Bu yılın ilk 9 ayında 690 milyon TL tutarında yatırım yaptık. Yatırımlarımızda çevreye duyarlı olmak önceliklerimiz arasında yer almaktadır" diye konuştu. Personel sayılarının ise 58 bin kişiye ulaştığını belirten Kurtul şunları söyledi: "Sabancı Topluluğu sürdürülebilir büyümesini devam ettirmek için çalışmaktadır. Finans dışı (reel) sektörlerimizin konsolide satışları 2010 yılının ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 arttı. Buna mukabil finans dışı sektörlerimizin faaliyet kârları 2010 yılının ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 oranında yükseldi."
Milliyet
1,327,608
Ekonomi
BlackBerry Torch 9800, Turkcell tarafından satışa sunulacak.Turkcell açıklamasına göre şirket, yeni BlackBerry Torch 9800'ü 7 Kasım'dan itibaren bireysel müşterilerine 89 liradan, kurumsal müşterilerine 75 liradan başlayan fiyatlarla sunacak.BlackBerry Torch 9800 kontratlı kurgularını tercih eden Turkcell'liler aynı zamanda 4GB'lık Mega internet paketinden yararlanacak, buna ek olarak hafta sonları tüm Turkcell'lilerle konuşma ve SMS elde edecek.Dünyada BlackBerry klavyeyi tam dokunmatik ekran deneyimiyle ilk kez bir arada sunan akıllı telefon aynı zamanda yeni BlackBerry 6 işletim sistemine sahip.
Milliyet
1,320,349
Ekonomi
İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, önceki kapanışa göre 51,80 puan azalarak 69.022,52 puandan kapandı.Hisse senetleri ortalama yüzde 0,07 değer kaybetti.
Milliyet
1,319,596
Ekonomi
Bolu Abant Tabiat Parkı'nda bulunan otellerin Kurban Bayramı tatili rezervasyonları yüzde 100 doluluk oranına ulaştı.Bayram ve yılbaşı gibi özel günlerde tatilcilerin vazgeçilmez mekanlarından olan Abant'ta oteller, 9 gün olması beklenen Kurban Bayramı tatili rezervasyonlarını tamamladı. Kurban Bayramı tatiline günler gala otellerin rezervasyonları yüzde 100'e ulaşırken, 5 yıldızlı 350 yataklı Abant Palace Otel ile 5 yıldızlı 450 yatak kapasiteli Büyük Abant Otel, bayramda ağırlayacağı konukları için programlar hazırladı. Büyük Abant Otel'de 19 Kasım günü verilecek gala yemeğinde Gülşen, Abant Palace Otel'de ise bayramın ikinci günü İzel sahne alacak.Bayramda tatilini Büyük Abant Oteli'nde geçirecek olan tatilciler tek kişilik orman manzaralı oda için 240 TL, tek kişilik göl manzaralı oda için 285 TL, çift kişilik orman manzaralı oda için iki kişi 320, göl manzaralı oda için ise 380 TL, Abant Palace Otel ise göl manzaralı oda da kişi başı 200, orman manzaralı oda için ise 275 TL konaklama ücreti ödeyecekler.
Milliyet
1,334,799
Ekonomi
, Pazar| İDO'ya sürpriz talip: BoydakBoydak Holding CEO'su Memduh Boydak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından özelleştirilecek olan İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) işletmesini incelemeye aldıklarını bildirdi.00:33 | 13 Kasım 2010ANTALYA AA ile ilgili ön tanıtım dosyasını aldıklarını belirten Boydak, "Henüz karar vermiş değiliz. Bakıyoruz. Dosyayı aldık inceliyoruz. Bizim dışımızda bir sektör ama yine de inceliyoruz" dedi.
Milliyet
1,318,608
Ekonomi
, AATaksim Meydanı'ndaki Çevik Kuvvet ekiplerinin bulunduğu noktaya dün sabah yaklaşan "canlı bomba", içinde onlarca polisin bulunduğu Çevik Kuvvet otobüsüne girmek isterken engellenince, taşıdığı bombaların butonuna bastı. Uzun boylu, uzun saçlı teröristin omzundaki çantadaki bomba patladı ve 15'i polis 32 kişi yaralandı, terörist öldü. Saldırganın vücuduna bağladığı bomba ise patlamadı. Çantanın ipinin uzun olması, basıncın daha çok yere doğru yönelmesini sağladığı için patlamanın şiddeti az hissedildi. Ayrıca erken saatler olduğu için Taksim Meydanı'nın tenha olması da çok daha büyük bir facianın eşiğinden dönülmesini sağladı.  Cumhuriyet Anıtı'nın karşısındaki su deposunun önünde bulunan, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekiplerinin 24 saat görev yaptığı sabit noktada dün sabah 10.40'da bir patlama meydana geldi. Polis yetkililerinden alınan bilgiye göre, canlı bombanın Taksim Meydanı'na girişi ve eylem yaptığı ana kadar geçen süre saniye saniye MOBESE kameralarına yansıdı. Bu görüntülere göre, saldırgan, otobüs duraklarının bulunduğu yerdeki gazete bayiine uğradı ve bir şey sordu. Uzun boylu, uzun saçlı, beyaz bir pardösü giyen erkek terörist daha sonra İstiklal Caddesi'ne doğru yürüdü. Yol boyunca adres sorma bahanesiyle birkaç kişiyle konuştuğu belirlenen saldırgan bir süre sonra Çevik Kuvvet noktasına yöneldi. Bariyerlerle çevrili polis noktasına gelen saldırgan, Mini Cooper marka polis aracı ile Çevik Kuvvet otobüsünün arasına ilerledi. Polis otobüsüne binmek iisteyen terörist, polisler müdahale etmek istediği sırada bombayı patlattı. En yakındaki iki polis ciddi şekilde yaralanırken, saldırganın vücudu parçalandı, bacakları patlamanın olduğu yerde, belden üstü ise yaklaşık 5-6 metre ileriye savruldu. Saldırganın vücudunun bazı parçaları da, Taksim Anıtı başta olmak üzere etrafa dağıldı. Patlamada, 15'i polis olmak üzere 32 kişi yaralandı. Büyük panikPatlama sonrası meydanda büyük panik yaşandı. Polisler ikinci bir saldırı ihtimaline karşı silahlarına davranırken, havaya 7-8 el ateş edildi. Meydandaki vatandaşlar ve turistler de panik halinde ara sokaklara kaçmaya çalıştı. Saldırıda yaralananlar önce Taksim İlkyardım Hastanesi'ne götürülürken, durumu ağır olan bazı yaralılar ise başka hastanelere sevkedildi. İkinci bir bomba ihtimaline karşı Taksim Meydanı güvenlik kordonu altına alındı ve araç trafiğine kapatıldı. Belindekini patlatamadıİnceleme sonunda, teröristin çanta ve beline sardığı iki ayrı plastik bombayla olay yerine geldiği anlaşıldı. Saldırganın bacaklara kadar inen çantanın içindeki bomba patlayınca yere doğru basınç yaptığı ve bu nedenle patlamanın etkisinin azaldığı belirtildi. Canlı bombanın belden aşağısı kısmı da bu nedenle yok oldu. Teröristin beline bağladığı ikinci bombanın patlamaması ise büyük bir faciayı önledi. Ateş almayan el butonu düzenekli patlamamış plastik patlayıcı olay yerinde bulundu.Polis noktasındaki otobüste büyük çapta maddi hasar oluşurken, çevredeki emniyet araçlarıyla, bazı iş yerlerinin camları da patlamanın şiddeti ve isabet eden şarapnel parçalarıyla kırıldı. Teröriste ait cesedin hemen yanında ise bir piknik tüpü ve tencere dikkat çekti. Bu eşyaların görev yapan polislere ait olduğu anlaşıldı.Kan için akınPatlamada ağır yaralanan çevik kuvvet polisleri Halil Keskinbıçak ile Muzaffer Aslan Şişli Etfal Hastanesi'nde ameliyata alınırken hayati tehlikeyi atlattıkları belirtildi. Yaralı polislere kan vermek için çok sayıda polis memuru ve vatandaş da hastaneye geldi. Fransa'dan geldi, yaralandıSaldırıda bacağından yaralanan Gülden Güngör (24), Dr. Siyami Ersek Hastanesi'nde ameliyata alındı. Güngör'ün Fransa'dan geldiği ve Taksim'e babası Ali Güngör'le birlikte aışveriş için gittikleri öğrenildi.Taksim İlkyardım Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Sami Özverel, patlamanın ardından yere yattığını belirterek, "Başımdan kan akmaya başladığını gördüm ve ayağımda bir ağrı hissettim. Bomba sesiyle beraber insanların sıçradığını, camların parçalandığını gördüm" diye konuştu.Bu arada Taksim Meydanı öğle saatlerinden itibaren araç trafiğine açılırken, ekipler anıtın etrafında çalışmalarını sürdürdü. Patlama sonucu parçalara ayrılan saldırganın cesedi de görevlilerce toplanarak cenaze torbasına konuldu. Eylemcinin cesedi daha sonra Adli Tıp Kurumu cenaze nakil aracına konularak morga gönderildi.PATLAMA ANI AMATÖR KAMERADA: Video'yu izleyemiyorsanız tıklayınDHKP/C operasyonu: 16 gözaltıİstanbul'un çeşitli semtlerinde terör örgütü DHKP/C'ye yönelik operasyonlarda 16 kişi gözaltına alındı. Gaziosmanpaşa, Maltepe ve Ümraniye'de belirlenen adreslere yönelik eş zamanlı operasyonlarda yakalananların üzerlerinde ve adreslerinde çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildi.Başı koptu, bacakları parçalandıPolislere saldıran canlı bomba patlamada feci şekilde can verdi. Saldırganın başı gövdesinden ayrılarak uzağa fırlarken, baçak kısmı da parçalanarak çevreye saçıldı.Meydandaki 3. canlı bombaSon 11 yılda Taksim Meydanı'nda polise üçüncü 'canlı bomba' saldırısı yapıldı. 27 Mart 1999'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne bağlı otobüsler ile bir panzerin beklediği yerde,  terörist üzerindeki bombayı patlatmış, saldırıda 3'ü polis memuru 10 kişi yaralanmıştı.Diğer saldırı 10 Eyül 2001'de Gümüşsuyu Çevik Kuvvet bekleme noktasına yapılmış, 2 polis şehit olmuş, 13 polis ve 7 vatandaş yaralanmıştı.Şehirlerdeki bazı kanlı saldırılar* 17 Temmuz 2005: Kuşadası'nda bir minibüste patlayan bomba sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. * 22 Mayıs 2007: Ankara Anafartalar Çarşısı'ndaki intihar saldırısında 7 kişi hayatını kaybederken 91 kişi yaralandı. * 10 Haziran 2007: Bakırköy'de bir bankın altına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 14 kişi yaralandı.* 28 Temmuz 2008: İstanbul Güngören'de bomba patladı, 5'i çocuk 17 kişi öldü, 100'den fazla kişi yaralandı. * 8 Haziran 2010: İstanbul Küçükçekmece'de Çevik Kuvvet polislerini taşıyan otobüse bombalı saldırı düzenlendi, 15 kişi yaralandı.* 22 Haziran 2010: İstanbul Halkalı'da askerleri taşıyan otobüse bombalı saldırı oldu, 4 kişi öldü, 9 kişi yaralandı.Meydanda az insan vardıPatlama erken sayılacak bir saatte oldu. Canlı bomba 10.40'da eylemi gerçekleştirirken, saatler geri alınmasaydı bomba 11.40'da patlayacaktı. Bu durumda saldırı daha geç olacağı için meydana gelen insan sayısı daha fazla olacaktı.Tanıklar anlatıyorKulakları sağır eden bir ses!Ahmet Keskin (Büfe çalışanı):  "Önce tüp patladı zannettik. Bizim binadaki camlar dökülmeye başlayınca biz de dışarı çıktık. Herkes sağa sola koşturuyordu. Polisler bağırıyordu."Serkan Nur: "Patlamanın olduğu yere çok yakındım. Bir polis memurunu havada uçarken gördüm. Çok kuvvetli bir patlama oldu. Kulakları sağır edecek bir ses oldu. Polisler hemen şüpheli gördükleri birini yakalayıp ekip arabasına aldı."Vahit Yazıcı (Büfeci): "Patlama sonrası dükkâna turistler geldi. Şoka girmişlerdi. Bir tanesi eşini arıyordu. Çok fazla kişi yoktu o saatte. Daha çok turistler geziniyordu."Erdoğan Iğdır: "İkinci bir kişi vardı. Ellerinde valiz gibi birşey vardı. Önce polislerle tartıştılar. Sonra patlama oldu. Polisler eylemcilerden birini ayağından vurdu."Ayrıntılar kameradaSaldırının yapıldığı noktaya en yakın MOBESE kamerası İstiklal Caddesi girişinde bulunuyor. Yüksek çözünürlüklü (HD) kayıtlar da yapan kameralardaki görüntüler dün bir vinç vasıtasıyla  bilgisayarlara aktarıldı. HD kameralar çok uzaktaki kişiyi bile eşkali belirlenecek şekilde görüntülüyor...İŞTE İLK GÖRÜNTÜLER: ÇAPKIN'DAN PATLAMAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA: Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın  Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın
Milliyet
1,338,812
Ekonomi
Asya'da Tokyo Borsası hariç borsalar çoğu İrlanda'nın borç krizi ve Çin'in enflasyonu engellemek için faiz oranlarını yeniden artıracağı beklentileriyle değer kaybetti.Japonya'da Tokyo Borsasının temel göstergesi Nikkei 225 Endeksi yüzde 0,15 (14,56 puan) artarak, 9.811,66 puana çıktı.Asya'da ayrıca Güney Kore Borsası yüzde 0,11, Şanghay Borsası yüzde 2,32, Yeni Zelanda Borsası yüzde 0,97, Hindistan Borsası yüzde 2,19, Hong Kong Borsası yüzde 1,03, Tayland Borsası yüzde 1,30, Singapur Borsası yüzde 0,76, Tayvan Borsası yüzde 0,68 ve Avustralya Borsası yüzde 1,62 geriledi.-PETROL FİYATI- Öte yandan, uluslararası piyasalarda ABD ham petrolünün varil fiyatı 83 doların altında işlem görüyor.ABD ham petrolünün varil fiyatı, Aralık ayı teslimi Asya'daki işlemlerde şu sıralar 2 sentlik düşüşle 82,32 dolardan satılıyor. ABD ham petrolünün varil fiyatı dün 2,52 dolar (yüzde 3) sent azalarak 82,34 dolardan günü kapadı.Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 4 sentlik düşüşle 84,69 dolar oldu.
Milliyet
1,343,304
Ekonomi
Kurban Bayramı'nda Trakya'da satılması için ithal edilen küçük ve büyükbaş hayvanlara vatandaş ilgi göstermedi. Fiyatların düşük olmasına rağmen satılamayan hayvanlar elde kalınca Anadolu'ya geçiş yasağı kaldırıldı ama bu yöntem de işe yaramadı. Vatandaş, yerli kurbanlıktan vazgeçmedi.Avustralya'dan ithal edilen küçükbaş hayvanlardan 80 bini elde kaldı. Büyükbaşlarda da Angus'da hayal kırıklığı yaşandı. Büyük umutlarla getirilen Angus'ların yüzüne kimse bakmadı. Alanlar kesmekte zorlandı. Kesilebilenler ise hayvanların etlerinin kararması ve koku yüzünden rahatsız oldu. Satıcılar zarar edince tepkilerini Ankara'ya iletti. Bunun üzerine devreye giren Tarım Bakanlığı, kurban kesimi sona erdiğinden hayvanların Anadolu'ya sevkine izin verdi. Kararın ardından küçükbaşlar kamyonlara yüklenerek İstanbul Tuzla'ya götürüldü.ETLERİ SATILACAK Aynı şekilde Uruguay'dan ithal edilen ve Lüleburgaz'da Et ve Balık Kurumu'nda satışa sunulan yaklaşık 13 bin 'Angus' cinsi kurbanlıklardan da 6 bini elde kaldı. Satılamayan kurbanlıklar şimdi Et ve Balık Kurumları'nda kesilerek değerlendirilip, etleri piyasaya sürülecek.ANGUS BEĞENİLMEDİ Türkiye'ye büyük umutlarla getirilen Angus'lar bekleneni veremedi. Çıkan söylentiler yüzünden satışı az oldu. Alanlar kesmekte zorlandı. Kesilenlerin etleri ise beğenilmedi. (Takvim)
Milliyet
1,345,333
Ekonomi
Yıl sonu yaklaşırken, satış rakamlarını artırmaya çalışan yerli ve ithal otomobil markalarının rekabeti, dikkati çekiyor. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 'nin yakaladığı artış yönlü trend, faizlerdeki düşüş ve pazarın yukarı yönlü seyri, otomobil satışlarını da ateşledi. pazarında, önemli oranda pay sahibi olan yerli ve ithal otomobil markalarının rekabeti iyice keskinleşirken, sonuçları tüketiciye yaradı. Türkiye'deki doymamış otomobil pazarını kendi lehine değerlendirmeyi hedefleyen firmalar, sıfır faiz, 60 aya varan vade seçenekleri, peşin indirim ve "Şimdi al, sonra öde" gibi cazip koşullar sunuyor. -- Tüm modellerde 12 ay taksit ve yüzde "0" faizli 16 bin TL kredi avantajı sunan Renault, ödemeyi 2 ay sonra başlatıyor. Kampanyaya katılan modeller, 2 yıl sınırsız kilometre ya da "3 yıl veya 100 bin kilometre (hangisi önce dolarsa)" yeni araç garantisi kapsamına alınıyor. "0" faiz avantajının, 16 bin TL kredi ve 12 ay vade için 30 Kasıma kadar geçerli olduğu, 2 ay ödeme erteleme avantajının tüm vadelerde geçerli olduğu belirtilirken, yüzde "0" faiz kampanyası Renault binek modeller ve Yeni Kangoo Multix modelini kapsıyor. -FIAT- FIAT Finans'tan kullanılan kredilerde 30 Kasıma kadar hiçbir kredi masrafı alınmazken, tüm Albea Sole benzeri modeller için yüzde 16 indirim uygulanıyor. İndirim fırsatlarından yararlanmak için "Kayıt, ad, soyad, ilçe" bilgilerinin belirtilen cep telefonu numarasına mesaj olarak gönderilmesi gerekiyor. 16 Haziran 2009 – 31 Aralık 2010 tarihleri arasında geçerli olan "Fiyatlarda uçuş serbest" kampanyası, Miles&Smiles üyesinin FIAT marka otomobil satın alması halinde Classic Kart'a 10 bin, Classic Plus Kart'a 15 bin, Elite Kart'a 20 bin, Elite Plus Kart'a 25 bin bonus mil hediye ediliyor. İşTcell'le, araçlarda yüzde 10'a varan indirimler sağlayan ve 1 Ekim 2010 tarihinde başlatılan kampanya 30 Kasım 2010'da sona eriyor. -- Toyota Finans ile kolay, hızlı, esnek ve 60 aya varan uzun vadeli, düşük taksit ve düşük faizli kredi seçenekleri sunduğu bildirilen Toyota, yüzde 100'e varan oranda kredi kullanma imkanı da tanıyor. Toyota Finans sayesinde otomobil ile birlikte ek aksesuarlar, Toyota kasko ve garanti extra gibi ürünler de düşük faizle kredilendirilebiliyor. Satış sonrasında da avantajlı fırsatlar sunan Toyota, "Çocuk güvenlik koltukları"nda yüzde 15 indirim uyguluyor. Kampanya kapsamında tüm Toyota sahiplerine, araç model ve model yılı farkı olmaksızın dahil 250 TL ve üzeri mekanik servis, lastik ve orijinal aksesuar harcamalarında World'e özel peşin fiyatına 6 taksit ödeme imkanı sunuluyor. -HYUNDAI- , "Auto Show'u kaçırdınız, ama fırsatları kaçırmadınız" sloganıyla 5 bin TL'ye varan indirimlerini sürdürüyor. Kampanya sayesinde, Accent Era'ya 23 bin 950 TL, I 20 Troy'a 25 bin 400 TL'ye sahip olunabilecek. Bu fiyatların i20 Troy 1.2 Start ve Accent Era 1.4 Start KLM için geçerli olduğu belirtildi. -- Volkswagen ise "Autoshow"da büyük ilgi gören Golf ve Polo'ya yüzde 4'e varan indirimlerle sahip olma imkanı sunuyor. En son model Volkswagen araçlara, en uygun koşullarda sahip olabilmek için Scirocco, Tiguan ve CC modellerinde 1 avronun 1,89 TL'ye sabitlendiği bildirildi. -- Autoshow'daki kampanyasını tüm ford yetkili satıcılarında "Ford Show" sloganıyla sürdüren Ford, Fiesta'da 2 bin 750 TL, Focus'ta 3 bin 800 TL, 'te 5 bin 300 TL'ye varan indirimler uyguluyor. -CITROEN- C4 Picasso'larda 20 bin TL için 12 ay "0" faiz uyguluyor. Citroen C3 27 bin 600, Citroen Berlingo 27 bin 580, Citroen Nemo 24 bin 611 TL'den başlayan fiyatlarla satılıyor. -DACIA- , "Kasım ayında alın baharda ödemeye başlayın" kampanyasıyla kasım ayında alınacak Logan, Sandero, Logan MCV ve Duster modellerinin ödemesini Mart 2010'da başlatıyor
Milliyet
1,321,181
Ekonomi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Bölgesel bir finans merkezi olacaksak diğer taraftaki başarı hikayelerine bakmalı, oradan dersler çıkartmalıyız. Lüksemburg bu açıdan listenin başında olan bir yer" dedi.Şimşek, İMKB'de, Lüksemburg ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini amaçlayan "Lüksemburg ve Türkiye Arasında Finansal İşbirliği Olanakları" seminerinde yaptığı konuşmada, Borsanın bu sabahki açılışına trafik nedeniyle yetişemediğini söyledi."Bölgesel bir finans merkezi olacaksak mutlaka bu trafik sorununu atlatmamız lazım" diyen Şimşek, altyapı, hizmetler sektörü ve yaşam kalitesinin çok önemli olduğunu vurguladı.Türkiye ekonomisinin büyük olduğunu belirten Şimşek, "Büyük bir yurtiçi pazarımız var. Bu da hem kurumsal kurumsal hem de bireysel yatırımcılar açısından önemli destekleyici bir unsur" dedi. Şimşek, İMKB'nin ve SPK'nın başarılı çalışmalara imza attığını, KOBİ'leri İMKB'ye çektiğini, bundan böyle halka arzlarda KOBİ'lerin de artan önemi olacağını, hükümetin bütün bu çabaları desteklediğini ifade etti.Şimşek, İstanbul'un giderilmesi gereken altyapı sorunları da bulunduğunu, bu konuda ilerlediklerini belirterek, "İşbirliği yapmalıyız, beraber çalışmalıyız. Tekerleği yeniden icat etmenin hiç anlamı yok. Hangi konuda olursa olsun, bölgesel bir finans merkezi olacaksak diğer taraftaki başarı hikayelerine bakmalı, oradan dersler çıkartmalıyız. Lüksemburg bu açıdan listenin başında olan bir yer" diye konuştu.-"TOPARLANMANIN YAVAŞLAMASINI İSTEMİYORUZ"- Mehmet Şimşek, dünya ekonomisindeki gelişmelere de değinirken, dünya ekonomilerinin hala birçok açıdan zorlanmaya devam ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "ABD'de ve bazı birçok ülkede istihdamda, işgücü piyasasında zorlanmalar var. İşsizlik açısından sıkıntılar devam ediyor. Bu toparlanmanın sürekliliği çok önemli. İkinci bir... Ya da toparlanmanın yavaşlamasını istemiyoruz. Bu toparlanmanın devam etmesini istiyoruz. Avrupa'da işsizlik oranları çok yüksek.Avrupa'nın bazı ülkelerinde ciddi sıkıntılar devam ediyor. Almanya gibi önemli ülkeler toparlanmış durumda. Bu da bizim için çok önemli. Çünkü Türkiye'nin AB ile ekonomik anlamda sıkı sıkıya ilişki içerisinde. Avrupa ekonomilerinin sağlıklı olması bizim için büyük bir önem teşkil ediyor. Bu yüzden ekonomik toparlanmanın sürdürülebilir olmasını biz de ümit ediyoruz."
Milliyet
1,346,544
Ekonomi
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, son 7 yılda 7 bin kişi aldıklarını, önümüzdeki yıl da yine 2 bin 500 civarında personel almayı planladıklarını açıkladı.Can Akın Çağlar, Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Karslı ile birlikte Malatya'nın Darende ilçesinde Ziraat Bankası Şubesi'ni ziyaret ederek çalışanlarla konuştular, Somuncu Baba Külliyesi'ne geçerek burada Darende Tanıtım Merkezi'nde incelemelerde bulundular.Gazetecilerin bankaların yeni alacağı personellerle ilgili sorularını da yanıtlayan Can Akın Çağlar, her yıl 2 bin 500 kişi aldıklarını, son 7 yılda 7 bin personel istihdam ettiklerini söyledi.Çağlar, "Şu anda mülakatları devam eden bin dolayında arkadaşımız aramıza katılacak. Önümüzdeki yıl da yine 2 bin 500 civarında personel almayı planlıyoruz. Bu Ziraat Bankası için büyüme sürecinde olması gereken bir rakamdır" diye konuştu.Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Karslı da Darende ilçesini ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık ise Karslı ve Çağlar'ın iş adamlarıyla görüşmek ve Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır'la fikir alış verişinde bulunmak üzere Malatya'ya geldiklerini kaydetti.Çağlar ve beraberindeki heyete Darende Belediye Başkanı İsa Özkan da eşlik etti.
Milliyet
1,327,847
Ekonomi
günü Swissotel'de düzenledikleri basın toplantısında zirveyle ilgili açıklamalarda bulundu.Küreselleşen dünyada artık sınırların ortadan kalkmakta olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kerem Alkin, her alanda rekabetin arttığını, yeni oyuncuların katılımı ile siyasi, ekonomik, diplomatik ve kültürel dengelerin yeri ve etkinliğinin değiştiğini vurguladı. Alkin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Uluslararası Stratejik İşbirliği çerçevesinde, Türkiye'nin mevcut birikim ve potansiyelini ortaya koyacak; özellikle bulunduğu bölge bağlamında, mevcut işbirliği olanaklarını en düzeylerde kullanılabilmesini sağlayacak türde çalışmalar yapmak, toplantılar düzenlemek amacıyla, çeşitli faaliyet alanlarından tanınmış ve saygın şahsiyetlerin katılım ya da katkılarıyla bir düşünce kuruluşu görevi yapmak üzere Uluslararası İşbirliği Platformu kuruldu." İkili ve bölgesel işbirlikleri önemli Ekonomik, siyasi, bilimsel, bürokratik ve kültürel alanlarda Türkiye ile bölge ülkelerinden ileri gelen resmi ve özel kişileri buluşturmayı amaçladıklarını belirten Alkin, "Ayrıca işadamları ve girişimcileri, yaratılacak saygı ve güvene dayalı bir diyalog çerçevesinde, gerek kendi aralarında, gerek uluslararası alanda daha geniş ölçekte işbirliği yapmaya özendirmeyi hedefliyoruz" dedi."Sıfır sorun" politikasına destek Türkiye'nin serbest piyasa ekonomisine sahip, demokratik ve laik bir bölge ülkesi olduğunu anımsatan Nüzhet Kandemir de şu değerlendirmelerde bulundu: "Konferansın amaçlarından biri de, başta Ortadoğu, Afrika ve Orta Asya ülkeleri olmak üzere, Türkiye ile bölge ülkeleri arasındaki ekonomik, siyasi, diplomatik ve bilimsel işbirliği olanaklarını geliştirmek, bunu yaparken de ülkemizin komşuları ile karşılıklı saygı ve içişlerine karışmama ilkelerine dayalı olarak yürütmek istediği 'sıfır sorun' politikasını güçlendirmektir." Günümüzde Ortadoğu ve Afrika'nın yanı sıra Orta Asya'nın giderek önem kazandığının bir gerçek olduğunu söyleyen Kandemir, "Küresel ekonominin sunduğu fırsat ve mevcut tehditler çerçevesinde, konferansın özellikle Ortadoğu, Afrika ve Orta Asya ülkeleri ile Türkiye arasındaki stratejik işbirliği sürecine sürat ve etkinlik kazandırabilmesi amaçlanıyor" dedi.
Milliyet
1,332,702
Ekonomi
Burak Sevilengül Genel Müdür Yardımcısı Burak Sevilengül, T10'un 3G hızında mobil interneti, cepten TV izleme servisi, tasarımı, dokunmatik ekranı, özel Turkcell uygulamaları ve uygun fiyatıyla cep telefonu piyasasına damgasını vuracağını kaydetti. Sevilengül, "Turkcell T10 için "İnternetli Telefon Bayramı" sloganıyla çıkmayı uygun bulduk. Çünkü makul fiyatlı bir akıllı telefon sahibi olmak ve cepten internete girmek isteyen milyonlarca insana bayram havasını yaşatacak" dedi. Burak Sevilengül 'de Sesli Arama uygulaması önceden yüklenmiş olarak gelen ilk akıllı telefon olan Turkcell T10'da telaffuz edilen kelimeleri metin haline çeviren konuşma tanıma teknolojisi de yer aldığını söyledi.   325 TL'ye akıllı cep telefonu Fiyatı 325 lira olan Turkcell T10, 2.8 inç boyutlu dokunmatik ekran, Android 2.1 işletim sistemi, 3G şebeke desteği, 3.2 megapiksel kamera, çalar, e-posta ve GPS teknolojileriyle birlikte geliyor. Cihaz ile Wi-Fi şebekesi üzerinden internete bağlanmak da mümkün oluyor.
Milliyet
1,325,634
Ekonomi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) oranının artırılmasının 28 Ekim'den önceki kredileri kapsaması konusunu Gelir İdaresi ile konuşmaları gerektiğini bildirdi.Şimşek, The Economist tarafından düzenlenen "Değişim Sürecinde Türkiye-Türk Hükümetiyle 18. Yuvarlak Masa Toplantısı" sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı."Vergi ve diğer alacaklarla ilgili yeniden yapılandırma çalışmasından Turkcell, Doğan ve TÜPRAŞ gibi firmalara kesilen cezalar da etkilenecek mi?" sorusu üzerine, Şimşek, bu konuda yorum yapamayacağını ifade ederek, "Taslak henüz son şeklini almadı" dedi.Garanti Bankası hisse satışından devletin kasasına ne kadar vergi gireceğine ilişkin bir soru üzerine, Şimşek, bu konuda bilgisi olmadığını söyledi.Şimşek, KKDF'nin artırılmasının 28 Ekim'den önceki kredileri kapsamasına ilişkin bir soru üzerine de, "O konuyu Gelir İdaresi ile konuşmamız lazım. Bugün gazetelerde gördüm. Yani muhtemelen onun bir mantığı vardır. Bu konuya arkadaşlarla görüşeceğim. Muhtemelen şöyle olmuştur; geleceğe denk düşen taksitler vardır. Muhtemelen o çerçevededir. Bu konuyu inceleteceğim" şeklinde konuştu.Vergi borçlarının yapılandırılmasında ihtilaflı dosyalardaki borçlar için uygulama tarihine ilişkin soruyu da Şimşek, "Genel olarak ben sayın Başbakanımızın bu konuda yaptığı açıklama öncesinden başlatılması gerektiğini prensip olarak önerdim. Şu anda o çerçevede gidiyor. Ama yine de son şekli verilene kadar size kesin bir tarih vermek istemiyorum" karşılığını verdi.
Milliyet
1,320,356
Ekonomi
Turizm sezonunun sona ermesi, hava sıcaklıklarının artması ve ürünün bollaşması nedeniyle, başta domates olmak üzere sebze fiyatları düşmeye başladı.AA muhabirinin Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali'nden edindiği bilgiye göre, turizm sezonunun sona ermesi nedeniyle otellerin kapanması ve alımın azalması, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve seralarda ürünün bollaşması nedeniyle geçen ay zirve yapan sebze fiyatları ucuzluyor.Toptancı Hali'nde geçen haftaya göre birinci kalite bamyanın fiyatı 50 kuruş, dolmalık biberin 70 kuruş, kapya biberin 100 kuruş, muhacir biberin 30 kuruş, sivri biberin fiyatı 40 kuruş ucuzladı. Brokolinin fiyatı ise kilogramda 70 kuruş düştü.Geçen ay ürün olmadığı gerekçesiyle fiyatı marketlerde ve pazarda 10 liraya kadar çıkan domates ise seralarda ürünün bollaşması ve pazara bol girmesi nedeniyle 3,40 liradan alıcı buldu. Kahvaltılık çeri domatesi de geçen haftaki değerini koruyarak 7,00 liradan satıldı.Kış sebzesi ıspanağın fiyatı 20 kuruş, kabağın 30 kuruş, karnabaharın 60 kuruş, aysberg marulun 40 kuruş düştü. Düz marul geçen haftaki fiyatını koruyarak 2 liradan alıcı buldu, kıvırcık marul da geçen haftaki değerini koruyarak 1,90 liradan işlem gördü. Patlıcanın fiyatı 40-60 kuruş, pırasanın 50 kuruş, salatalığın fiyatı da 30 kuruş birden düştü.Yerli sarımsak, geçen haftaya göre fiyatı 50 kuruş artarak 10 liradan alıcı bulurken, ithal sarımsak kilosu da 10 liradan satıldı.Yetkililer, sera ürününün gelmesiyle pazarda sebzenin bollaştığını bildirdiler. Turizm sezonunun sona ermesi nedeniyle otel ve tatil köylerinin de yavaş yavaş kapanmaya başladığını ve sebzelere talebin azaldığını kaydeden yetkililer, seralarda ürünün artması ve pazara bol miktarda ürün girişinin de fiyatların düşmesinde etken olduğunu vurguladılar.Yetkililer, Kurban Bayramı öncesi fiyatlarda olağanüstü bir durum olmaz ise artış beklenmediğini, hava sıcaklıklarının artmaya devam etmesi nedeniyle de ürünün daha da bollaşacağını belirttiler.
Milliyet
1,323,704
Ekonomi
PARİS AAMerkezi Paris'te bulunan OECD'nin yayımladığı 'Ekonomik Görünüm Raporu'nda, küresel ekonomik toparlanmanın kırılgan ancak genel anlamda yolunda olduğu vurgulanarak, özellikle vergi teşviklerinin düşük olması nedeniyle ticari değişim ve faaliyetlerdeki büyümenin yıl başından bu yana zayıfladığına dikkat çekildi.2012'ye kadar faiz artırmasınlarOECD Genel Sekreteri Angel Gurria, düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 2012 yılının ilk yarısına kadar faiz artırmaması gerektiğine dikkat çekti. Gurria borcu yüksek ülkelerde hükümetlerin kamu açığının ve borçlarının Gayri Safi Yurt içi Hasıla'ya (GSYH) oranları konusunda hedef belirlemesi ve borç seviyesini kabul edilebilir düzeye çekmek için çaba göstermesi gerektiğini vurguladı. Son dönemde dolardaki değer kaybına bağlı olarak  gelişmekte olan ülkeler arasında kızışan kur savaşlarına da değinen Gurria, tek başına kur oranı ayarlamalarının küresel dengesizlikleri çözmeyeceğini aksine korumacılığı artıracağını belirtti. OECD, 2011 yılı için birlik ülkelerinin büyüme beklentilerini de düşürdü. Buna göre, kuruluş 2011 yılı için OECD büyüme beklentisini yüzde 2.80'den yüzde 2-2.5 arasına indirdi. Ayrıca ABD için büyüme beklentisi yüzde 3.2'den yüzde 1.75-2.25 seviyesine düşürüldü. Raporda, OECD Bölgesi'nde bu yıl yüzde 2.5-3, 2012'de ise yüzde 2.5-3 aralığında büyüme beklendiği belirtildi. OECD'nin mayıs ayında yayımladığı bir rapora göre, OECD Bölgesi'nin bu yıl yüzde 2.7, gelecek yıl ise yüzde 2.8 büyüyeceği tahmin edilmişti.
Milliyet
1,337,841
Ekonomi
MİTHAT YURDAKUL Ankaraİş bulmak için İŞKUR'a başvurarak meslek edindirme kurslarına katılan işsizlerin 5'te birine yakını, bilişim kurslarına katıldı. İŞKUR'un TOBB ile yürüttüğü proje kapsamında da çok sayıda işsizin TOBB üyesi işyerlerinde staj görmesi ve istihdam edilmesi bekleniyor.İşsizlikle mücadele için işsizlere vasıf kazandırmayı hedefleyen İŞKUR'un düzenlediği meslek kursları kapsamında, yıl sonuna kadar 216 bin işsizin istihdam programlarından geçirilmesi hedefleniyor. Bu sayının 140 binini mesleki eğitim kurslarına gidenler oluşturacak. Yıl sonuna kadar 25 bin kişi 6 aylık geçici sigorta yapılan "toplum yararına çalışma" programlarına alınacak, 45 bin kişi çeşitli meslek dallarında staj yapacak, 5 bin kişi de girişimcilik programlarına gönderilmiş olacak.Ekim sonu itibarıyla mesleki eğitim kurslarına katılanlar arasında bilişim temelli mesleklerin öğretildiği kurslara gidenlerin ağırlığı dikkati çekti. Ekim 2010 sonu itibarıyla meslek edindirme kursuna gidenlerin yüzde 19.6'sı bilişim kurslarını tercih etti. Web tasarımcılığı, veri tabanı programcılığı, ağ işletmenliği eğitimi verilen bilişim kurslarını, tekstil ve turizm kursları izliyor. Toplam 135 bin kişinin başvurduğu kurslarda diğer branşlar ise şöyle: Hasta, yaşlı, çocuk bakım hizmetleri, lojistik ve ulaştırma hizmetleri, sekreterlik ve büro hizmetleri, satış-pazarlama, imalat, inşaat, kaynakçılık, kiyisel bakım ve kuaförlük, iş makinesi operatörlüğü, doğalgaz, sıhhi tesisat ve iklimlendirme, mobilya ve ağaç işleri ve güvenlik.  1 milyon kişiye eğitimİŞKUR, bir başka meslek edindirme programını da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın istihdam yaratmasını istediği TOBB ile ortaklaşa gerçekleştiriyor. Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü'nün de katkı verdiği "Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri (UMEM) projesi ile okullarda mesleki eğitimin kalitesi yükseltilecek. Projenin bir amacı da proje merkezlerinde sanayiye yönelik meslekler için eğitim verilmesi. Bu kapsamda 2012 sonuna kadar toplam 1 milyon kişiye söz konusu merkezlerde mesleki eğitim verilecek. Merkezlerde eğitim alanların TOBB üyesi işyerlerinde staj görmesi ve stajda başarılı olanların da bu işyerlerinde istihdam edilmesi öngörülüyor. Proje için 2010-2012 arasında kullanılmak üzere toplam 119 milyon 270 bin liralık kaynak ayrıldığı belirtildi.İşsizlerin % 30.4'ü eş-dostla iş arıyor- TÜİK verilerine göre, Türkiye'de işsizlik oranı yüzde 11.4 seviyesinde.- Türkiye'de 2 milyon 971 kişi işsiz.- Genç nüfusta ise işsizlik oranı yüzde 21.1 seviyesinde bulunuyor. Yani, yaklaşık her 5 gençten biri işsiz. - İşsizlerin yüzde 30.4'ü eş-dost vasıtasıyla iş arıyor. - İşsizlerin yüzde 86.7'si (2 milyon 577 bin kişi) daha önce bir işte istihdam edildi. - İşsizlik gerekçelerine bakıldığında da işsizlerin yüzde 26.8'i çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler, yüzde 16.5'ini işten çıkarılanlar, yüzde 17.6'sını kendi isteğiyle işten ayrılanlar, yüzde 8'ini işyerini kapatan/iflas edenler, yüzde 8.1'ini ev işleriyle meşgul olanlar, yüzde 13'ünü öğrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar, yüzde 10'unu ise diğer nedenler oluşturuyor.
Milliyet
1,333,361
Ekonomi
Bu yıl kurban satışının 3,5 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Artan et fiyatlarına bağlı olarak kurbanlık fiyatları da geçen yıla oranla yüzde 35-40 yükselirken, geçen yılki sayıda kurban kesilmesi halinde, kurban satışı 3,5 milyar lirayı bulacak.Kurban bayramına bir haftadan kısa bir süre kala illerdeki kurban fiyatları da belli olmaya başladı. Kurbanlık fiyatlarında geçen seneye oranla yüzde 35-40'lık artışın olduğu dikkati çekiyor.Bu sene yaşanan et krizi ile et fiyatlarının yükselmesi kurbanlıkları da etkiledi. Et fiyatlarıyla orantılı olarak kurbanlıkların fiyatları geçen seneye oranla yüzde 35-40 arttı. Geçen sene ortalama 250-400 lira arasında fiyatla satılan küçükbaş hayvanlar, bu sene kurban pazarlarında 400-800 lira arasında fiyat bulurken, geçen sene 1500-6000 lira arasında satılan büyükbaş hayvanlar ise 3-10 bin lira arasında fiyatlarla satılacak.Türkiye'de her kurban bayramında yaklaşık 500-600 bin büyükbaş, 2-2,5 milyon da küçükbaş hayvan kesiliyor. Geçen sene Kurban Bayramı'nda 600 bin büyükbaş, 2 milyon 200 bin de küçükbaş hayvan kesilmişti.Bu Kurban Bayramı'nda, geçen yılki sayıda kurban kesilmesi halinde, kurban satışı 3,5 milyar lirayı bulacak. Buna nakliye, kurban pazarı kiraları, kasap ücretleri gibi giderlerin eklenmesiyle kurban kesiminin yarattığı ekonomik hareket daha da büyüyecek.-"PAZARDA, GEÇEN SENELERE ORANLA DAHA AZ KURBANLIK OLACAK"-Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, vatandaşların bu sene kurban pazarlarında geçen senelere oranla daha az kurbanlık göreceğini savundu.Yetkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, besicilerin yükselen fiyatlar nedeniyle talep daralmasından korktuğu için ancak satabileceklerini düşündükleri miktarda hayvanı kurban pazarlarına getireceğini ifade etti.Hayvancılığın girdi maliyetlerinin geçen seneye oranla yüzde 40-45 arttığını dile getiren Yetkin, bununla birlikte yaşanan "et krizinin" etkisiyle kurbanlık fiyatlarının da geçen seneye oranla yüzde 35-40 arttığına dikkati çekti. Fiyat artışlarının vekalet ücretlerine de yansıdığını anlatan Yetkin, "Türk Kızılayı geçen sene vekalet ücreti olarak 275 lira belirlemişti. Bu sene vekalet ücreti olarak 410 lira alacaklar" dedi.Artan fiyatların tüketicinin alım gücünü zorlaması nedeniyle bu sene kesilen kurban sayısında geçen senelere oranla yüzde 30 azalma beklendiğini ifade eden Yetkin, şunları kaydetti: "Türkiye'de her yıl Kurban Bayramı'nda yaklaşık 2-2,5 milyon küçükbaş, 600 bin kadar büyükbaş hayvan kesilir. Ancak bu sene kesilen kurban sayısında yüzde 30'a varan bir düşüş olur.Besiciler, artık eskisi gibi kazançlar elde edemiyorlar. Yem fiyatları çok yükseldi. Maliyetler yüzde 40-45 civarında arttı. Üreticinin, kurbanlıkları büyükşehirlerdeki kurban pazarlarına götürmek için ciddi nakliye ücreti ödemesi gerekiyor. Bu nedenle satılamayan ya da ucuza satılan her hayvan üretici için zarar anlamına geliyor. Satılamayan hayvanları üretici geri götürmek zorunda ve tekrar nakliye ücreti ödemesi gerecek. Kurban pazarlarına da yer kirası verecekler. Bütün bunları dikkate alan üreticiler riske girmeyecekler, zarar etmemek adına bu sene daha az hayvanı kurban pazarlarına getirecek. Dolayısıyla vatandaşlar kurban pazarlarında önceki gibi bol sayıda havyan göremeyecekler.Daha önceki yıllarda bayramın 2. ya da 3. günü kurbanlık fiyatlarında gevşeme olurdu. Bu sene o gevşemenin de olacağını sanmıyorum." Kurban Bayramı'nın ardından 35-40 günlük sürede et fiyatlarında düşüş görülebileceğini savunan Yetkin, kurban etinin tükenmesinin ardından fiyatların bugünkü fiyatı aratabileceğini ileri sürdü.-"KURBANLIKLARIN YARISI İTHAL EDİLECEK"- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Turhan Tuncer de Türkiye'nin kurban bayramında kesecek yeterli miktarda hayvanı olmayan bir ülke konumuna düştüğünü ileri sürdü.Türkiye'de 1980-2009 yılları arasındaki dönemde nüfusun, 44 milyon'dan 72 milyona yükselirken, büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının 85 milyondan 38 milyona gerilediğine dikkati çeken Tuncer, şöyle konuştu: "Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre, Kurban Bayramı'nda kesilecek 2 milyon küçükbaş ve 500 bin büyükbaş hayvanın yaklaşık yarısı ithal edilecek. Bakanlık şimdiye kadar 723 bin koyun ve 209 bin 517 büyükbaş hayvan ithalatı için izin belgesi verdi. Bugüne kadar 167 bin 536 koyun ithalatı gerçekleşirken, ithal edilen kasaplık büyükbaş hayvan sayısı da 125 bin 88 oldu.Kurban Bayramı öncesinde ithalatın artarak devam etmesini bekliyoruz."
Milliyet
1,341,955
Ekonomi
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, Kurban Bayramı tatilinde trafik kazalarında ölen ortalama kişi sayısının 21'e çıktığını belirterek, dönüş yolunda olan tatilcileri uyardı.Palandöken, yaptığı yazılı açıklamada, Kurban Bayramı tatilinin başladığı ilk 5 günde, trafik kazalarında 105 kişinin öldüğünü, 383 kişinin yaralandığını hatırlatırken, tüm uyarılara karşın kazaların önüne geçilemediğini kaydetti.TESK'e bağlı Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'nun, sürekli olarak sürücüleri ve yetkilileri trafik kazalarına karşı önlem alınması konusunda uyardığını, bu amaçla filmler hazırladığını hatırlatan Palandöken, bu filmlerin televizyonlarda geç saatlerde gösterilmesini eleştirdi.Bayram öncesi, "Bayram tatillerinde günde ortalama 20 kişinin öldüğünü" belirterek sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardıklarını da hatırlatan Palandöken, açıklamasında şu noktalara dikkati çekti: "Ancak bugün itibariyle tatilin ilk 5 gününde, trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı, günlük ortalama 21 oldu. Tatil dönüşünde olan bütün sürücüleri, yola uykusuz ve yorgun çıkmamaları, araçlarının bakımını yaptırmaları, trafik kurallarına harfiyen uymaları konusunda uyarıyoruz."
Milliyet
1,343,307
Ekonomi
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tohumculuk Daire Başkanlığı'nca hazırlanan Ülkesel Tohumluk Tedarik Dağıtım ve Üretim Programı'nda yer alan verilere göre, Türkiye'de 2009 yılında 385 bin ton tohumluk üretimi gerçekleştirildi. Bu miktar, 2008 yılında 290 bin ton, 2007 yılında da 324 bin ton olarak gerçekleşmişti.Türkiye'de en fazla üretimi yapılan tohumluk, 227,8 bin ton ile buğday tohumluğu oldu. Yıllık 600 bin ton buğday tohumluğu ihtiyacı olan Türkiye'de üretilen sertifikalı tohumluk, toplam tohumluk ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ını karşılıyor. Kalan bölümü ise, çiftçinin mahsulden ayırarak ertesi yıl kullandığı tohumluk oluşturuyor.Türkiye'de 2009 yılında, 36 bin ton arpa, 28,9 bin ton hibrit mısır, 58,8 bin ton patates, 10,8 bin ton pamuk, 9,3 bin ton hibrit ayçiçeği, 5 bin ton çeltik, 2,7 bin ton sebze tohumluğu üretildi.Türkiye'de tohumluk pazarı, 2009 yılında 158 milyon doları ithal olmak üzere yaklaşık 600-650 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştı.-8 YILDA 860 MİLYON DOLARLIK İTHALAT- Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tohumculuk Daire Başkanlığı verilerine göre, Türkiye 2002-2009 yıllarını kapsayan dönemde toplam 860 milyon dolarlık tohumluk ithalatı yaparken, aynı süre içerisinde 339 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.Türkiye, 2009 yılında, 158 milyon dolarlık tohumluk ithalatı, 70,7 milyon dolarlık da ihracat yaptı. Endüstri bitkileri, tarla bitkileri, sebze ve yem bitkileri olmak üzere toplam 30 bin ton tohumluk ithal edilirken, Türkiye'de üretilerek yurt dışına satılan tohumluk miktarı da 21,8 bin ton oldu.Türkiye 2009 yılında, 4 bin 860 tonluk buğday, arpa, hibrit mısır ve çeltikten oluşan tarla bitkileri tohumluğu ithalatına 17 milyon 117 bin dolar ödedi. İthalat içinde en büyük payı 97 milyon 995 bin dolar ile, 2 bin 498 tonluk sebze bitkileri tohumluğu oluşturdu.Pamuk, ayçiçeği, kanola, patates ve şeker pancarı tohumunun da içinde yer aldığı toplam 11 bin 155 tonluk endüstri bitkileri tohumluğu için de 29 milyon 705 bin dolar ödedi.-EBEVEYN TOHUMLUK İTHAL ETTİ, SERTİFİKALI TOHUM ÜRETİP SATTI- Özellikle hibrit tohumlukta ithalatı fazla olan Türkiye, son 20 yıla kadar sıfır noktasında olan tohumluk ihracatını 70 milyon 766 bin dolar seviyesine çıkardı.Türkiye'nin tohumluk ihracatı içerisinde en önemli iki kalemi hibrit mısır ve hibrit ayçiçeği tohumluğu oluşturuyor. Türkiye ihracını gerçekleştirdiği bu hibrit tohumların "ebeveyn tohumlukları" ise ithal ediyor. Önce, ebeveyn tohumluklar, ekilip yetiştiriliyor, bunlardan da hibrit yani sertifikalı tohumluk üretiliyor. Üretilen hibrit tohumlukların bir bölümü yurt içi tarımsal üretim için kullanılırken, kalan bölüm de ihraç ediliyor. 2009 yılında 70 milyon 766 bin dolara ulaşan ihracatın yüzde 71'ini, yani 50 milyon 148 bin dolarlık bölümünü 10 bin 921 ton hibrit mısır ve 4 bin 719 ton hibrit ayçiçeği tohumluğu oluşturdu.Türkiye aynı yıl, sonraki yıllarda ihraç etmek ve kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla 529 ton hibrit ayçiçeği 4 bin 18 tonda hibrit mısır tohumluğu ithalatı yaptı.Anavatanı Amerika olan patates için de mısır ve ayçiçeğinde olduğu gibi "ebeveyn tohumluğu" ithal ediliyor. 2009 yılında 56 bin ton patatesin üretildiği Türkiye'de, sonraki yıllarda sertifikalı tohumluk üretimlerini gerçekleştirebilmek için 9 bin 590 ton patates tohumluğu ithal edildi.-AYAŞ DOMATESİNİN TOHUMLUĞU FRANSA'DAN ATO'nun araştırmasına göre, Türkiye'de toplam sebze üretimi içerisinde yüzde 40'lık payı olan domates, üretiminde hibrit tohumluğu tercih edilen sebzelerin de başında yer alıyor. 2009 yılında 10 milyon 745 bin ton domates üretimi yapılan Türkiye'de, 22 bin 970 kilogramı hibrit olmak üzere toplam 47 bin 15 kilogram domates tohumluğu ithal edildi.Son yıllarda sıkça duyulan "domatesin neden eskisi gibi kokmadığı" sorusunun cevabı da kullanılan tohumluklarda. Hibrit domates tohumluğundan elde edilen verimin yüksek, ürünün raf ömrünün uzun olması, uzun yol nakliyesine imkan vermesi ve mevsiminin dışında üretilebilir olması, çiftçinin hibrit tohumluk tercih etmesine neden oldu. Tüketicilerin ucuz, buzdolabında uzun süre bozulmadan kalan domates istemesi de çiftçilerin tercihini destekledi. Beklentiler ve tercihler değişince, Türkiye'de domates üreticilerinin bir bölümü yerli çeşitlerin yerine ABD, Fransa ve Hollanda'dan ithal tohumluklar kullanmaya başladı. Örneğin Ankara'nın Ayaş ilçesinde üretilen ünlü "Ayaş domatesi" tarihe karıştı. Pazarlarda Ayaş domatesi olarak satılan domatesin tohumluğu Fransa'dan ithal ediliyor.Öte yandan, domates tarım ürünleri ihracatı arasına domatesi de koyan Türkiye, 2009 yılında bin 470 kilogramı hibrit olmak üzere 22 bin 858 kilogramda domates tohumluğu üretti.Türkiye'nin 2009 yılında elde ettiği hibrit tohumluk içinde ithalat oranı yüzde 94 olarak gerçekleşti.-TURŞULUK HIYAR ABD'DEN- Araştırmaya göre, Türkiye'nin en fazla hibrit tohumluk kullandığı ikinci sebze hıyar oldu. Türkiye, 2009 yılında 1 milyon 734 bin ton hıyar, 5 bin 692 kilogramı hibrit olmak üzere 8 bin 980 kilogram da hıyar tohumluğu üretti.Türkiye'nin aynı yıl 29 bin 353 kilogramı hibrit olmak üzere toplam 37 bin 244 kilogram hıyar tohumluğu ithal etti. Türkiye'de hasadı yapılan turşuluk hıyarların hibrit tohumu ABD'den ithal edildi. İthal edilen hibrit tohumluğun toplam hibrit tohumluk içindeki oranı yüzde 84 oldu.Türkiye'de ithal tohum kullanılan sebzelerin ilk sıralarında kabak da yer alıyor. 2009 yılında 328 bin ton kabak üretilen Türkiye'de, 14 kilosu hibrit olmak üzere 4 bin 856 kilo kabak tohumluğu üretildi. Türkiye aynı yıl, 23 bin 604 kilogramı hibrit olmak üzere 24 bin 404 kilogram kabak tohumunu yurt dışından satın aldı. 2009 yılında kayda giren hibrit kabak tohumluklarının yüzde 99'u ithal edildi.-DİYARBAKIR KARPUZU AMERİKAN TOHUMLUĞUNA YENİLDİ- ATO'nun araştırmasına göre, çiftçilerin, uzun yola dayanıklı ve kısa sürede meyve veren tohumları tercih etmesi, Diyarbakır karpuzunun ABD'den ithal tohumluğa yenilmesine yol açtı. Üretici ve tüketici tercihlerindeki değişiklik karpuzda da yaşanınca Diyarbakır karpuzu, sadece Dicle nehri kıyısındaki Erimli, Sivritepe, Güzel, Develi gibi birkaç yüz dönümlük kısıtlı alanda yetişir oldu.TÜİK verilerine göre, Türkiye'de 2009 yılında 3 milyon 810 bin ton karpuz üretildi. Türkiye'nin 2009 yılı karpuz tohumluğu üretimi ise bin 83 kilogramı hibrit olmak üzere 5 bin 43 kilogram oldu. Aynı yıl yapılan tohumluk ithalatı da 11 bin 898 kilogramı hibrit olmak üzere 58 bin 827 kilogram olarak gerçekleşti.Bu verilere göre, 2009 yılında temin edilen tohumluğun yüzde 92'si ithal edildi.-HİBRİT HAVUÇ VE LAHANA TOHUMUNUN TAMAMI YABANCI- 2009 yılında Türkiye'de 593 bin ton havuç üretilirken, aynı yıl ithalatla 26 bin 111 kilogramı hibrit, 8 bin 108 kilogramı standart yani hibrit olmayan olmak üzere toplam 34 bin 219 kilogram havuç tohumluğu satın alındı. Aynı yıl 889 kilo standart havuz tohumluğu da Türkiye'de üretildi. Bu verilere göre, Türkiye'de hibrit tohumla üretilen havuçların tamamının tohumluğu ithal edildi.TÜİK verilerine göre, 2009 yılında 207 bin ton beyaz lahana üretilen Türkiye'de, üretim için gereken tohumluğun tamamı dışarıdan satın alındı. 64 kilosu hibrit olmak üzere 483 kilo lahana tohumluğu ithal edildi. Lahana tohumlukları Almanya ve Hollanda'dan ithal edildi.Aynı şekilde, Türkiye'de üretilen lahanagiller ailesinin diğer sebzeleri olan karnabahar ve brokolinin de tohumlukları yurt dışından ithal edildi.-ISPANAK TOHUMU DA YABANCI- 2009 yılında 225 bin ton ıspanak üretilen Türkiye'de kullanılan 625 bin 88 kilo tohumluğun yüzde 80'ini oluşturan 500 bin 218 kilo tohum Avrupa, Amerika ve Güney Batı Asya'dan ithal edildi. İthal tohumların yüzde 75'ini oluşturan 191 bin 713 kiloluk bölümünü hibrit tohumlar oluşturdu.Marul, patlıcan, soğan ve turp üretiminde de hibrit tohumlar ağırlıklı olarak yurt dışından satın alındı.-KAVUNDA YERLİ TOHUM GÖZDE- ATO'nun araştırmasına göre, Türkiye, kavun üretiminin önemli bölümünün yüzde 85'i kendi geliştirdiği çeşitlerden ürettiği tohumlarla karşılıyor. 2009 yılında 1 milyon 679 bin ton kavunun üretildiği Türkiye'de 49,4 bin kilosu standart, 838 kilosu hibrit olmak üzere 50,2 bin kilo kavun tohumluğu üretildi.Aynı yıl, 2,3 bin kilosu hibrit olmak üzere toplam 8 bin 500 kilo kavun tohumluğu ithal edildi.-BİBER TOHUMUNUN YÜZDE 80'İ YERLİ- Türkiye'de tohumculuk şirketlerinin, pek çoğunun yeni kurulduğu ve sınırlı sermayeye sahip oldukları için, AR-GE faaliyetlerine yeterince kaynak ayıramadığı belirtilen ATO'nun araştırmasına göre, Türkiye çeşit geliştirme ve hibrit tohum üretiminde henüz emekleme aşamasında olmasına rağmen, çeşit geliştirme çalışmalarında başarılı olan şirketler ve geliştirdikleri yerli ürünler de var. Bu ürünlerin başında çarliston biber geliyor. Ülkesel Tohumluk Tedarik, Dağıtım ve Üretim Programı'nda yer alan verilere göre, Türkiye, biber üretiminin yüzde 80'ini yerli tohumdan gerçekleştiriyor. 2009 yılında 1 milyon 837 bin tonu standart, bin 283 kilosu hibrit olmak üzere toplam 53 bin 586 kilo biber tohumluğu üretildi. Aynı yıl, 4 bin 140 kilosu hibrit olmak üzere toplam 11 bin 834 kilo biber tohumluğu ithal edildi.-NENEHATUN BUĞDAY TOHUMLUĞU, AYDAN HANIM ARPA TOHUMLUĞU- Yabancı ya da yerli de olsa Türkiye'de üretilen tohumların Tarım Bakanlığına bağlı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü tarafından tescillenmesi yani kayıt altına alınarak Türkiye'de yetiştirilmelerine onay verilmesi gerekiyor. Halihazırda, tüm tarla bitkisi türlerinde bin 763 çeşit tescilli ve tüm sebzelerde 3 bin 175 çeşit olmak üzere 4 bin 938 çeşit kayıt altına alınmış durumda. Tescillenen çeşitlerin 3 bin kadarı da Türkiye'de üretiliyor.Tescillenen buğday tohumlarından bazıları Ahmet Ağa, Ali bey, Basri bey, Nenehatun isimlerini taşırken, arpa tohumları arasında da Aydan Hanım, Süleyman bey ve Vamık hoca isimliler yer alıyor.-HİBRİT TOHUM NEDİR?- Hibrit tohum, aynı türe ait bitkinin genetik bakımdan kendisiyle yakın akraba olmayan bir başka bitki ile tozlanmasıyla yani melezlenmesiyle elde ediliyor. Yani aynı bitki türünün farklı ailelerden gelen ana ve baba bitkiler birleştirilerek F1 denilen melez tohum elde ediliyor. Elde edilen tohum, hastalık ve zararlılara, sıcağa ya da soğuğa karşı dayanıklılığı, raf ömrünün uzunluğu ve yüksek verim sağlaması gibi nedenlerle üretimde tercih edilirken, eskiden beri yetiştirilen yerel çeşitler piyasadan çekiliyor, hatta bunlar gen bankaları tarafından muhafaza edilmedikçe yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.F1 denilen hibrit tohumdan üretilen ikinci ve daha sonraki nesiller ilk melezlemede elde edilen olumlu özellikleri taşımadığı için F1 tohum ancak bir yıl başarılı şekilde tarımsal üretim için kullanılabiliyor. Aynı yüksek verimi, bitki performansını veya istenilen kalite özelliklerini elde edebilmek için hibrit tohumluğun her yıl satın alınması gerekiyor.-TARIMDA YETERLİLİK TEKNOLOJİYE BAĞLI- ATO Başkanı Sinan Aygün, Türk tohumculuğunun kendi çeşitlerini geliştirmesi ve gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmesi için, üreticisinden ihracatçısına kadar tüm kesimlerin bir araya gelerek tohumculuğu desteklemesi gerektiğini söyledi. Dünyada verimli üretim arayışlarının tohumdan başladığına dikkat çeken Aygün, "Tarımda yeterlilik artık toprağa değil, teknolojiye bağlı.Tarımda, tohumculuktan başlayarak AR-GE çalışmalarını desteklemek, tohumluğa para saymak yerine teknolojiye yatırım yapmak gerekiyor" dedi.Türkiye'de AR-GE çalışmalarının özel sektör eliyle yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Aygün, şunları kaydetti: "Biz yerli çeşitlerimizin tohumlarını üretmek istiyorsak başka vergi desteğiyle, yapısal düzenlemelerle, kredilerle, bilimsel danışman, uzman ve ekipman desteğiyle tohumculukta araştırma-geliştirme çalışmaları yürüten firmaları desteklemek zorundayız. Hibrit tohumların her yıl satın alınması gerekiyor. Elden gelen öğün olmaz. Bu nedenle tarım politikası önce AR-GE üzerine kurulmalı."
Milliyet
1,321,850
Ekonomi
LONDRA ReutersMoss telekonferans yoluyla gazetecilere yaptığı açıklamada, Tayvan'daki faaliyetlerini satacaklarını ve ABD'ye yönelik  herhangi bir alım planlarının bulunmadığını belirtti. Planlanan 200 milyon sterlin'lik maliyet kısma girişiminin yarısının İngiltere'de gerçekleştirileceğini ifade eden Moss, Kanada'da 200 kişinin işine son verileceğini de ekledi.
Milliyet
1,341,073
Ekonomi
PERAKENDE - EYLEM TÜRKMayıs ayında Alpark'ı 45 milyon liraya satın aldıklarını hatırlatan Carrefoursa Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Merter Özay, "Halihazırda satın almak için görüştüğümüz bir market zinciri yok. Ama bu yöndeki tekliflere açığız. Aradığımız özellikler ise lokasyonun iyi olması ve fiziki standartlarının Carrefoursa'ya uyması" diyor.Önümüzdeki yıl katlanarak büyüme planlarının olduğunu söyleyen Özay, 2009 yılında 54, bu yıl ise 70 mağaza açtıklarını, 2011'de aynı agresif büyümeyi sürdüreceklerini belirtiyor.'Zammı yansıtmadık'Et fiyatlarında yaşanan sorunun kısa süre içinde sonuçlanacak bir durum olmadığını ifade eden Özay, "Biz Carrefoursa olarak tüketicimizin et yiyebilmesi için kar marjını düşük tutuyoruz. Aynı şekilre de ekmekte de durum böyle. Ekmek fiyatlarındaki artışı reyonlarımıza yansıtmadık" diyor. Özay şunları söylüyor: "Etten sonra insanların ekmekte de aynı fiyat şokunu yaşamasını istemediğimiz için, ekmek zammıyla ilgili açıklamalarımızda hammadde fiyatlarının artmasından kaynaklanan maliyet artışlarını tüketiciye aynı oranda kesinlikle yansıtmayacağımızı belirtmiştik. Geçen yıldan beri Carrefoursa mağazalarında ekmek fiyatı ortalama 0.87 TL olarak seyrediyor. Bu anlamda, ortalama ekmek fiyatlarımıza bakıldığında son 2 yıldır herhangi bir değişiklik olmazken, satışlarımızda yaklaşık yüzde 2.5 oranında artış yaşandı."Özay, domates fiyatlarıyla ilgili olarak da "Fiyatlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artarken, satışlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.5 azaldı" diyor. Carrefoursa olarak 2009 yılında 2 bin adet paketli kurbanlık satışı gerçekleştirdiklerini kaydeden Özay, "Aynı yıl yaklaşık 15 bin adet canlı kurbanlık sattık. Kurban satışlarımızın başladığı ilk 10 günlük satışlar baz alındığında bu yıl, canlı kurbanda 2009'daki satış rakamlarının aşılacağı öngörülüyor"diyor. 'Tekliflere açığız'Ciddi bir büyüme istedikleri için tekliflere açık olduklarını söyleyen Merter Özay, "Bir zinciri satın aldığımızda bunlar bizim için bir laboratuvar gibi oluyor. Böylece yerel marketleri daha iyi ve yakından inceleyebiliyoruz. Çalışma stillerini, market içindeki bölümleri nasıl işlettiklerini görebiliyoruz." 'Et ithalatını düşünmüyoruz'Tüketicinin ithal ete sıcak bakmadığını söyleyen Merter Özay, "Bu nedenle et ithalatı yapmayı düşünmüyoruz. Zaten yerel firmalarla çalışmayı tercih ediyoruz" dedi. Özay ayrıca Carrefoursa olarak ithalat için başvuruda bulunmadıklarını belirtiyor. Eser Pınar Basralı Bu mağazada "Herşey aşk'tan""Ah mine'l-aşk" yani Türkçesiyle "Ah aşktan ya da aşk yüzünden..." Bu mağazadaki hemen her ürünün üzerinde böyle yazıyor. Mağazanın adı da bu: "Herşey aşk'tan."Markanın sahibi Eser Pınar Basralı bunun nedenini, "Hayatım boyunca aşık olduğum işleri yaptım. Sonuçta ilahi hakikat aşkla başlar" diye açıklıyor.Her zaman bir iş kurmayı hayal ettiğini söyleyen Basralı, "Hediye sektöründe olmayı tercih ettim. Ne zaman özel bir günü kutlamak istesek mesaj verebileceğimiz şahsi bir hediye bulamadığımızı farkettim. Ben de bu boşluğu doldurmak istedim" diyor.İstanbul Bebek ve Tünel'de iki mağazası bulunan Basralı, Bağdat Caddesi ve Nişantaşı'nda mağaza açmayı düşünüyor. Mağazada satılan ürünler ise özel olarak Basralı tarafından elde üretiliyor. "Kutuların süslemesini tek tek ben hazırlıyorum. Ben üretmezsem müşterim bunu hisseder. Hepsini farklı ruh hallerinde ürettiğim için birbirinden farklı ürünler ortaya çıkıyor" diyor. Lokum, ezme, şeker...Mağazada birbirinden farklı hediye kutuları, takılar ve dekoratif ürünler var. Bunların üzerinde "Ah mine'l-aşk" yazılı özel bir süsleme yer alıyor. Ayrıca mağazada Fatma'nın Eli ve semazen figürlü hediyelikler de bulunuyor. Tüm bunların yanı sıra "Herşey aşk'tan" mağazasında lokum, ezme ve şeker de satılıyor. Ailesinin Mardin'de 140 yıldır şeker üretimi ve ticareti gerçekleştirdiğini anlatan Basralı, "Dayım Besim Ayla, hala bu işi yürütüyor. Zaten mağazalarımızda da dayımın büyük emek ve aşkla yaptığı bu ürünüler satılıyor. Şu anda dayımın geleneksel yöntemlerle ürettiği 8 çeşit lokum, badem, ceviz ve fıstıklı olmak üzere 3 çeşit ezme satıyoruz. Ayrıca badem ve akide şekerimiz de var" diye anlatıyor.Ürünlere özellik Arap turistlerin ilgi gösterdiğini söyleyen Basralı, "Buradaki anlam ilahi aşk. Bu aşka ulaşmak için kulu sevmek, işini sevmek ve en başta da insanın kendisini sevmesi gerek. Biz de insanların birbirlerine hediyeyle vereceği mesajlara tatlı yolla vesile olmak istiyoruz" diyor. Winx perilerinin sihri ürün satışlarına yaradıWinx Club'ın 35 milyon dolar harcanarak çekilen ikinci filmi Winx Club 3D Sihirli Macera, ilk hafta 150 bin kişi tarafından izlenerek markanın lisanslı ürün satışlarının artmasına neden oldu. Winx Club'ın ana lisansörü Filma'nın Yönetici Ortağı Karaca Sarıoğlu, "Filmin ana karakterleri için bugüne kadar 300 bin euro yatırım yaptık. Filmin elde ettiği başarıyla birlikte 50 milyon euro olan perakende değeri  70 milyon euro'ya ulaştı. Biz filmle birlikte lisanslı ürün pazarını da büyüttük" diyor.Winx Club 3D Sihirli Macera filminin gösterime girdiği 2010 yılı satış rakamları kriz öncesi 2008 yılı değerlerini geride bıraktığını belirten Sarıoğlu, sadece 2010 yılında Türkiye'de Winx Club markalı 2.5 milyon euro'luk tekstil ürünü satıldığını, çantada bu değerin 10 milyon euro'ya ulaştığını kaydediyor. Karaca Sarıoğlu, ayakkabıda ise lisanslı ürün satışının bu yılın ilk üç ayında 5 milyon euro'yu geçtiğini belirtiyor. AMPD Zirvesi'nde bu yıl yatırımlar konuşulacakBu yıl 9 Aralık'ta düzenlenecek olan 13. AMPD Perakende Zirvesi'nin teması perakende yatırımları ve sürdürülebilirlik olacak. Zirvede Deloitte'un 'düşünce liderlerinden' Ira Kalish de bir konuşma yapacak. Perakendecilikte dünyanın önde gelen isimlerinden olan Dr. Ira Kalish, Türkiye'nin dünyanın önde gelen perakende yatırımcılarının radarında olduğunu söyleyerek, "Brezilya, Mısır, Hindistan, Meksika, Endonezya, Rusya, Vietnam ve Türkiye... Birbirinden çok farklı olan bu ülkelerin artık ortak bir noktası var: Perakende yatırımcılarının radarındalar" diyor.Ödüller sahiplerini bulacakZirve kapsamında AMPD ödülleri de sahiplerini bulacak. Bu yıl ödül verilecek kategoriler ise şöyle: "Yılın AVM'si, Yılın Perakende Kuruluşu, Yılın Pazarlama Kampanyası, Yılın Yaratıcı Perakende Konsepti, Yılın Müşteri Memnuniyeti Projesi, Perakendede Yılın Teknoloji Uygulaması, Perakendede Yılın İnsan Kaynakları Uygulaması, Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi ve Jüri Özel Ödülü.' Haftanın kulisiBaklavaya doğdu makaroncu olduBir süredir açılışı yılan hikayesine dönen son olarak kapılarını bayram sonrası açacağı söynen Bebek'teki ünlü Fransız pastanesi Laduree'nin Türkiye'deki işletmecileri arasında ilginç bir isim var.Bu ünlü pastaneyi, kebapçı ve tatlıcı Hacı Bozanoğulları'nın sahiplerinden Ali Bozanoğlu'nun kızı Beyza Bozanoğlu işletecek. 25 yaşındaki Bozanoğlu'nun Laduree'ye çocukluğundan beri hayranlığı varmış. Eğitimini de fransız mutfağı ve pastanesi üzerine yapmış. Yemek işiyle uğraşan bir aileden gelen Bozanoğlu Cordon Bleu'de de aşçılık eğitimini tamamlamış.Gelelim Laduree'ye... Fransa'nın başkenti Paris'in en köklü geçmişi olan çay salonlarından birisi. Makaronları ve kendine has dekorasyonuyla Laduree dünyaca ünlü bir klasik.Yani bundan sonra Beyza Bozanoğlu'nun gündeminde baklava yerine makaron olacak gibi görünüyor.Konuyla ilgili Fatih Terim'in kızı Buse Terim'in moda bloguna açıklamalar yapan Bozanoğlu, "Sanırım yine en popüler ürün makaron olacak. Diğer ülkelerde de olduğu gibi... Ama Laduree'nin bütün ürünleri eşsiz bence" diyor. Akıllı yatak Hastens, kışın ısıtıyor, yazın serinletiyorAngelina Jolie, Brad Pitt, Tom Cruise, Berlusconi ve İsveç Kralı'nın da tercih ettiği el yapımı Hastens yatakları artık addresistanbul'da.1852 yılından bu yana doğal malzemelerden geleneksel el işçiliğiyle üretilen Hastens yatakları 25 yıl garanti sunuyor. Yataklarda pamuk, keten ve saf yün kullanıldığını söyleyen Hastens yetkilileri, doğal malzemelerin vücut üzerindeki basıncı azalttığını belirtiyor. Gerçek at yelesinin doğada bulunan en elastik ve esnek dolgu malzemelerinden birisi olduğunu kaydeden yetkililer şunları söylüyor:"Hastens yatakları deneyimli ustalar tarafından geleneksel yöntemlerle dikiliyor. Yünün ısıtma ve soğutma özelliğinden dolayı yataklarımız tüketicimize her zaman doğru ısıyı sunuyor."
Milliyet
1,329,990
Ekonomi
EKONOMİ SERVİSİEnerji sektöründeki oyuncuların uzun süredir beklediği Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nde (DUY), teminat mekanizmasının altyapısının kurulması ve işlerlik kazandırılmasına ilişkin değişiklikler yapıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK), Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlandı.Yönetmelikte yapılan değişiklikle, DUY'da teminat mekanizmasının altyapısının kurulması ve işlerlik kazandırılmasına ilişkin düzenlemeler yapıldı. Buna göre, "Türkiye'nin elektrik borsası" olarak bilinen ve elektrik enerjisi alış ve satışlarının gerçekleştiği Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi'nde yer alan piyasa işletmecileri, piyasa katılımcılarından, dengeleme mekanizması ve uzlaştırmaya ilişkin yükümlülüklerine karşılık teminat alacaklar. Ödeme ve teminatlarına ilişkin işlemlerin yürütülmesi amacıyla da "Merkezi Uzlaştırma Bankası" oluşturulacak.Tüm piyasa katılımcıları, bireysel olarak, teminatlarına ilişkin işlemlerin yürütülmesi için merkezi uzlaştırma bankasında teminat hesapları açacaklar. Bu hesapla ilgili tüm işlemlere ilişkin olarak piyasa işletmecisi tarafından merkezi uzlaştırma bankasına yetki verilecek. Bu hesaba ilişkin olarak doğan faizler yasal yükümlülükler ve hizmet bedeli düşüldükten sonra, ilgili piyasa katılımcısına yansıtılacak.Teminatlar, piyasa katılımcılarının piyasaya ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya faaliyetlerini gerçekleştirememesi durumunda, katılımcılar arasındaki nakit akışının sürekliliğini, piyasa katılımcısının ödemesini zamanında gerçekleştirmemesi durumunda ise alacaklı durumunda olan diğer piyasa katılımcılarının güven altına alınmasını sağlayacak.Altyapı şubat sonuna Yönetmelikte, teminat olarak kabul edilebilecek kıymetler lira, dolar veya euro, kesin ve süresiz teminat mektupları, hamiline olmak kaydıyla Hazine Müsteşarlığı'nca ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri sıralandı. Teminat ve avans ödemeleri mekanizmasının altyapısının kurulması ve işlerlik kazanmasına ilişkin çalışmalar da 28 Şubat 2011 tarihine kadar tamamlanacak. TEİAŞ ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler 1 Nisan 2012 tarihine kadar Otomatik Sayaç Okuma Sistemleri (OSOS) kurulmasına ilişkin çalışmalarını tamamlayacak.Yönetmeliğe konulan geçici maddeye göre, piyasa katılımcısının perakende, toptan satış lisansı sahibi tüzel kişi veya imzalamış olduğu sistem kullanım anlaşmalarında yer alan maksimum alış/veriş kapasitesi toplamı bin Megavat (MW) ve üzerinde olan üretim, otoprodüktör veya otoprodüktör grubu lisansına sahip tüzel kişi olması durumunda 200 bin lira olacak. Bir ay içerisinde, yönetmelikte yer alan merkezi uzlaştırma bankasına ait görevleri yerine getirmek ve teminat mekanizmasının işletilmesi ve ödemelerin zamanında ve doğru bir şekilde gerçekleştirilerek, piyasadaki nakit akışının sürekli bir şekilde sağlanması amacına yönelik olarak, piyasa işletmecisi ile piyasa katılımcıları tarafından kullanılacak olan merkezi uzlaştırma bankası olarak İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş. arasında 5 yıl süreli merkezi uzlaştırma bankası anlaşması imzalanacak.
Milliyet
1,342,106
Ekonomi
Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Bursa Şubesi Başkanı Önder Matlı, üretim artışının sanayicinin yüzünü güldürdüğünü söyledi.Matlı, Eylül ayı sanayi üretim endeksi rakamlarını değerlendirdiği yazılı açıklamada, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 10,8 artış gösteren üretim endeksinin devletin kalkınma hızını ve kararlılığını göstermesi açısından önemli bir gelişme olduğunu belirtti.2010 yılının başından itibaren üretim endeksi rakamlarının sürekli artıları gösterdiğini kaydeden Matlı, son çeyrekte de bu artışın devam edeceğini bildirdi.Üretimdeki artışın talep yoğunluğundan kaynaklandığını vurgulayan Matlı, şunları kaydetti: "Durgun geçmesi beklenen yaz dönemlerinde bile üretim artışı devam etti.Sene başından itibaren istikrarlı bir artış gözlemliyoruz. Bundan sonraki dönemde de herhangi bir azalma olmayacaktır. Yılın ilk üç çeyreğinde sürekli bir artış oldu. Bu artışlar sanayici ve iş adamlarını memnun etmektedir. Son çeyreğin de aynı şekilde geçmesini umut ediyoruz. Üretim artışı sanayicinin yüzünü güldürüyor." Türkiye'nin kriz sonrası hızlı bir kalkınma hamlesi yaptığını ifade eden Matlı, iki yıllık süre içinde devlet desteği ve özel sektör girişimleriyle önemli ve prestijli projelerin hayata geçirildiğini anlattı.İstikrarlı ve sürdürülebilir kalkınma hamlelerinin yurt dışındaki yatırımcının ilgisini Türkiye'ye çekmek konusunda katkılar sağladığına dikkati çeken Matlı, ekonomi politikalarının sağlamlığı, ülkedeki güven ortamı ve bu gelişmeler karşısında uluslararası kredi derecelendirme şirketlerinin Türkiye'ye verdiği artı puanların yabancı yatırımcının dikkatinden kaçmadığını belirtti.
Milliyet
1,340,380
Ekonomi
Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), hidroelektrik santrallarda (HES) üretilen ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ'ye (TETAŞ) sattığı yıllık 20-22 milyar kilovatsaatlik elektrikte, yeni yıldan itibaren yüzde 60'a yakın indirim yapma kararı aldı.İndirimle, ortalama elektrik üretim maliyeti düşecek. Bu da yeni yılda elektrik fiyatlarının sabit kalmasını sağlayacak.6 KURUŞA İNECEK Enerji Bakanlığı, Hazine ve enerji KİT'leri arasındaki 2011 yılına ilişkin elektrik fiyatı ve kâr hedefleri konusundaki görüşmeler tamamlandı. Devletin kontrolündeki EÜAŞ, Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ'ye, 2011 yılında hidroelektrik santrallardan üreteceği 20 milyar kilovatsaat elektriği satacak. EÜAŞ, yeni yılda HES kaynaklı elektrik satış fiyatında yüzde 60 indirim yapacak. EÜAŞ, halen TETAŞ'a, HES'lerden üretilen elektriği (kilovatsaatini) 11.5 kuruştan satıyor. Yeni yılda bu fiyat, 5- 6 kuruşa kadar gerileyecek.EÜAŞ'ın yapacağı indirim sonrasında ortalama toptan elektrik maliyetlerinin, yüzde 25-30 olumlu etkileneceği hesaplanıyor. TETAŞ'ın, toptan elektrik maliyetlerinin düşmesi, 2011 yılı elektrik fiyatları açısından büyük önem taşıyor. TETAŞ, 2011 yılında toptan elektriğe zam yapmayacak. Bu durumda gerek sanayi, gerekse de konut aboneleri, 2011 yılı boyunca aynı fiyattan elektrik tüketecek.İLK ADIMI ATTI TETAŞ, 1 Ocak-31 Mart 2011 tarihlerini kapsayan 3 aylık dönem için elektrikte toptan satış fiyat teklifini, EPDK'ya gönderdi. Birim elektrik fiyatında değişiklik öngörülmedi. Elektriğin birim toptan satış fiyatı, 12.5 kuruş düzeyinde bulunuyor. (Habertürk)
Milliyet
1,346,846
Ekonomi
GÜNÜN KULİSİ: MURAT SABUNCUContemporary'nin temelleri 8 yıl önce Doğan Paksoy ve Ali Güreli tarafından atıldı. İlerleyen yıllarda olay uluslararası boyuta taşınınca Paksoy ekipten ayrıldı. Uluslararası serginin ilk direktörü Orhan Taner oldu. Taner 2 yıl boyunca çalıştı. Ondan bayrağı devir alan Emin Mahir Balcıoğlu oldu, kendisi halen organizasyonun direktörü. Bu ismi Sabancı Müzesi ve İstanbul Modern'deki yöneticilik dönemlerinden hatırlayanlar mutlaka olacaktır. Bu yıl sergiye 80 galeri katılıyor. 38'i yabancı 42'si Türk. İran ve Ermenistan özel misafir. Karen Aghamyan, Tigran Kirakosyan gibi Ermeni çağdaş sanatının önemli temsilcilerinin eserleri görülebiliyor. Uzmanlık alanım olduğu için araştırdım. Burayı 4 gün boyunca kiralayan galeriler ne kadar ödüyor diye. Üst kat galerilerde kira, metrekaresi 148 euro alt katta 122 euro olarak belirlenmiş. Gecede ikram edilen şaraplar Vinkara'nındı. Sahibi Ardıç Gürsel yabancı değil. Ali Güreli'nin baldızı. Gece boyunca pek çok sanatçı ile sohbet imkanım oldu. İsimlerini yazmamak kaydıyla ilginç bilgiler aldım. Ünlü ve tanınan bir ressamımız "çağdaş sanattaki" yeni-hızlı bir isimden bahsetti:"Diyarbakırlı genç bir sanat yatırımcısı var. Bu delikanlı çağdaş sanatta oluşan fiyatlarda etkili olmaya başladı. Birkaç küçük galeriyi aldıktan sonra geçtiğimiz günlerde de çok tanınan bir galerinin ortağı oldu."Sanatçımız bu bilgileri aktardı ama isim vermedi. Ama vermediği isme ulaşmak zor olmadı. Piyasadaki yeni oyuncunun adı Taha Tatlıcı. Şeyhmus Tatlıcı'nın oğlu... Uzunca bir süredir tablo topluyor. Gerçekten birkaç küçük ebatlı galerinin ortağı. Ancak en büyük hamlesini kısa bir süre önce yaptı. Türkiye'nin en iddialı galerilerinden Galerist'e ortak oldu. Murat Pilevneli'nin sahibi olduğu Galerist'te Elif Uras'tan Haluk Akakçe'ye pek çok önemli ismin çalışması bulunuyor. Tatlıcı'nın bir diğer hedefi ise dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir sanat fonu kurmak. Bunun için de yoğun bir çalışma içinde. Küratör tekeliYine dönüyorum sanatçılarla yaptığım konuşmalara. Ortak bir sıkıntıları var. Küratörler. Aynen şunları söylüyorlar: Küratörler kendilerine bir sanatçı grubu oluşturuyor. Onların ajanı gibi çalışıyorlar. Yurtdışından gelen sergi ve bieanel taleplerini ajanları gibi çalıştıkları sanatçılara yöneltiyorlar. Bir küratöre bağlı olmayan sanatçı bağımsız olarak öne çıkamıyor, öne çıksa da tablo-eser talebi olmuyor. Son dönemde giderek daha fazla şirket ve banka sanat koleksiyonları için küratörlerle bağlantıya geçiyorlar onlarda buralara kendi çalıştıkları sanatçıları yönlendiriyor. Bir ünlü ressam galerilerle ilgili bir tespitte de bulunuyor: Galericilik sermaye bağımlısı hale geldi. Kiralar, personel masrafı ve stok maliyeti yüksek. O zaman galeri sanat çevresinin dışındaki daha spekülatif kazanç amaçlı sermayenin hâkimiyetine giriyor.Açılış gecesinde konuşulan kulisler bunlardı. Ben çıkarken Zeynep Tanbay bir performans gerçekleştiriyordu. Oraya kadar gittin seni neler çarptı diyenlere üç kısa not...Ben bir Mahmut Karatoprak hayranıyım. Uzun uzun onun ahşap kutular içine gizlediği duyguları seyrettim. Kocaman bir kapının üstündeki çerçevelere sığdırdığı "hayatlar"a bakar dalar giderim.Bu sene beğendiğim bir heykeltıraşın Nina Arditti'nin karşısındaydı yeri. İkinci sıraya Şükran Moral'i yerleştiriyorum. Üç kişiyle evlilik en kışkırtıcı eseriydi serginin. Bu video performansta gelin kız aynı anda üç erkekle evleniyor. Mardin'de bir köyde çekilen performansın fotoğrafları da çarpıcı.Ve Mehmet Güleryüz... Sergideki en etkilendiğim tablolar ona ait...Bitirirken... Yabancı sanatçılar Türkiye'de giderek yükselen sanat piyasasını görüp her geçen yıl daha fazla sayıda katılımla geliyorlar. Bilenlere soruyorum: Kalite nasıl? Cevap popüler: Yetmez ama evet...
Milliyet
1,318,605
Ekonomi
EKONOMİ SERVİSİABD'nin etkili ekonomi gazetesi Wall Street Journal (WSJ), 'Yükselen piyasalardaki enflasyona dikkat' başlıklı haberinde, "Brezilya, Türkiye ve Güney Kore gibi ülkelerde yatırımcılar, belki daha yüksek enflasyon riskini küçümsüyor" uyarısında bulundu.Gelişmekte olan ülkelerde yükselen enflasyonun kaygı yarattığını, yatırımcıların bu sorunu yeterince dikkate almadığını savunan WSJ, "ABD Merkez Bankası (FED), deflasyon konusunda endişelenirken Dünyanın bazı yerlerinde enflasyon daha büyük bir tehlike hale gelebilir" yorumunu yaptı. Gazetede yayımlanan haber analizde, IMF'nin yükselen piyasalarda enflasyonun 2011 yılında yüzde 5.75'ten yüzde 5'e düşmesini beklemesine rağmen, bazı kalkınmakta olan ülkelerde enflasyon baskılarının arttığını belirtti. Bu çerçevede Hindistan'da enflasyonun bu yıl bir ara iki haneye çıktığına, Brezilya'da iktisatçıların 2010 enflasyon tahminlerini altı hafta ardarda yükselttiğine işaret eden gazete, yatırımcılara kendilerini korumayı düşünmelerini önerdi. Baskının 3 kaynağı varGazete haber analizinde enflasyonist baskıların üç ana kaynağı olduğunu belirterek bunları, gıda fiyatlarının Ağustos 2008'den beri en yüksek düzeyde bulunması, yükselen piyasaların ulusal para birimlerinin değer kazanmasını önlemeye yönelik çabalarının enflasyonist etkileri ile yükselen piyasalarda büyüme hızlanırken işsizliğin azalması ve ortalama ücretlerinin artması olarak sıraladı. "Yatırımcılar kendilerini nasıl koruyabilir?" sorusuna yanıt aranırken de enflasyona bağlı tahvillerin seçeneklerden biri olduğunu belirten WSJ,"Brezilya, Türkiye ve Güney Kore gibi ülkelerde, ne kâr ne de zarar getiren enflasyon oranları, yatırımcıların belki daha yüksek enflasyon riskini küçümsediğini gösteriyor" diye yazdı.Gayrimenkul çekici fırsatGazete, özellikle büyüyen iç talebi göz önünde tutulursa yükselen piyasalardaki gayrimenkulun ve tüketici ürünleri hisselerinin enflasyona karşı çekici bir avantaj sağlayabileceğini de belirterek "Yatırımcılar, yükselen piyasalara para enjekte ederken, bir miktar korumanın olması işe yarayabilir" yorumunda bulundu.
Milliyet
1,346,856
Ekonomi
EKONOMİ SERVİSİDenizbank, üst gelir düzeyinde yer alan müşteri ve ailelerine ayrıcalıklı banka hizmeti sunmak amacıyla hazırladığı Afili Bankacılık ürünlerini tanıtan bir basın toplantısı düzenledi.Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, Afili Bankacılık'ın büyümelerinde önemli bir yer tutacağını söyledi. Projenin marka yüzü olan Beyazıt Öztürk, Sedef Avcı ve Helin Avşar'ın katıldığı toplantıda konuşan Ateş, "Kişiye özel müşteri temsilcisi, hizmet kanallarında öncelik, aile ayrıcalıkları ve şehir yaşamındaki özel hizmetimizle çok geniş bir yelpazede hizmet veriyoruz" dedi.Türkiye'nin en uzun vadeli konut (mortgage) kredisini vereceklerini belirten Ateş, yüzde 0,99 faizle verilecek kredinin vadesini 15 yıldan 25 yıla çıkardıklarını söyledi. Müşterileri için en kolay, hızlı, tek elden ve ayrıcalıklı hizmeti vermeye çalıştıklarını dile getiren Ateş, "Yatırım, kredi, mevduat, ve sigorta ürünlerinde ayrıcalıklı fiyatlamalar olacak. Yatırım ürünlerinde ücretsiz ya da indirimli bankacılık işlemleri de yine Afili müşterilerimize sunulacak" şeklinde konuştu. Hakan Ateş ayrıca Afili müşterilerine özel "Afili Bonus Platinum" kredi kartı ile kişilerin daha yüksek bonus kazanımlı ve nakit çekim limitli hizmet alacağını belirtti.Denizbank Finansal Hizmetler Grubu Başkanı Hakan Ateş, Afili Bankacılık sisteminin yalnızca banka işlemleri ile sınırlı kalmadığını, kişilerin yaşam alanlarında da ayrıcalıklı olacaklarını söyledi. Ateş bu ayrıcalıkları şöyle açıkladı:Afili müşteri orta sınıf"Havalimanı otoparklarında yüzde 50 indirimle Türkiye'nin en geniş kapsamlı indirim programı, havalimanına ücretsiz servis, restoranlarda yüzde 50 indirim, yılda 3 kez ücretsiz kargo, ücretsiz vize danışmanlık hizmeti gibi birçok ayrıcalığı Afili Bankacılık müşterilerimize ve onların ailelerine sunacağız. Bunun yanı sıra müşterilerimizin paralarını evden veya ofisten özel güvenlik eşliğinde teslim alacak ve hesaplarına yatıracağız."Ateş orta sınıf olarak niteledikleri Afili müşterilerin lüks yerine kaliteli bir hayat istediklerini belirterek kendilerine ve hobilerine zaman ayırmak istediklerini söyledi. Bunun için kişilere 2011 Ocak ayından itibaren iki ayda bir e-mail yoluyla 'Lifestyle' isimli elektronik bir rehber göndereceklerini kaydeden Hakan Ateş, "Müşterilerimiz bu rehber aracılığıyla kültür sanat haberleri hakkında bilgi alacak, hobileri için çeşitli imkânlardan yararlanacak" dedi.Ateş, halihazırda 100 bin 'Afili Müşteri'lerinin olduğunu söyleyerek bu hizmetten yılda 120 bin TL hane geliri ve 10 bin ila 300 bin TL arası birikimi olan kişilerin yararlanabileceğini sözlerine ekledi.
Milliyet
1,342,515
Ekonomi
Tuborg hükümetin ek gelir için alkollü içkilere uygulanan vergiyi artırmasının ardından bazı Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'de 8 hatta 9 kat yüksek Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulandığını bildirerek, rekabetin zor koşullarda sürdüğünü kaydetti. Türk Tuborg'un yüzde 4.31'i borsada işlem görürken, yüzde 95.69'luk hisse Danimarkalı International Beer Breweries Ltd. (IBBL) şirketinin kontrolünde bulunuyor.9 aylık rapora girdiAlkollü içkide uygulanan ÖTV zammı, bira üreticisi Türk Tuborg'un kamuoyuna sunduğu faaliyet raporuna da yansıdı. Tuborg, yüksek ÖTV zamlarıyla birlikte firmanın zor koşullar altında rekabete devam ettiğini duyurdu. Danimarka kökenli Tuborg Breweries Ltd. ortaklığı ile kurulan Türk Tuborg Bira ve Malt Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu, ÖTV zamlarından kaynaklı sektörün içinde bulunduğu durumu Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na hazırladığı 2010 yılının ilk 9 aylık sürecini kapsayan faaliyet raporunda dile getirdi. Almanya'nın 9 katı ÖTVŞirket yetkilileri, "2003 yılı ocak ayından itibaren yapılmaya başlanan yüksek ÖTV zamları sonucunda, Türk Tuborg çok zor koşullar altında rekabet etmeye devam etmektedir. Avrupa'daki benzerlerine göre oldukça yüksek oranlarda seyreden ÖTV'deki son artış 31 Aralık 2009 tarihinde gerçekleştirilmiş ve Türkiye'de litrede yüzde 5 alkol seviyesinde 1 hektolitre biranın ÖTV'si 175 TL'ye yükselmiştir. Bu durumda ödenen ÖTV, Almanya'nın 9 katı ve İspanya'nın 8 katı olarak gerçekleşmektedir" değerlendirmesini yaptı. 1 litre biranın vergisi 1.75'den 2.20 liraya çıktıHükümet 29 Ekim tarihinde bütçeye ek gelir için alkollü içkilere ÖTV zammı kararı aldı. Bu tarihten sonra birada uygulanan maktu ÖTV tutarını yüzde 25 oranında artırıldı. Kararname ile biralarda uygulanmakta olan yüzde 63 oranındaki nispi vergi muhafaza edildi, maktu vergi litredeki her bir alkol derecesi için 35 kuruştan 44 kuruşa çıkarıldı. Buna göre alkol derecesi 5 olan 1 litre biranın vergisi (0.35x5) 1.75 liradan (0.44x5) 2.20 liraya çıktı. İç tüketim azaldı ihracatta artış var2010 yılının ilk 9 ayında kapasite kullanım oranlarının birada yüzde 73, maltta ise yüzde 70 olduğunu aktaran yetkililer, 2010 yılında bira üretiminin yüzde 3.7 artarak 1 milyon 333 bin 998 hektolitreye, malt üretiminin ise yüzde 9 artarak 18 bin 851 hektolitreye ulaştığını aktardı. Raporda ayrıca şu bilgilere yer verildi:"Konsolide yurt içi net satışlar 2010 yılı 9 aylık döneminde yüzde 3 azalarak 109.5 milyon TL'den 105.7 milyon TL'ye düşmüştür. 2010 yılı 3'ncü çeyreğin sonunda satış hacmi gözönüne alındığında Türk Tuborg ihracatında 2009 yılının aynı dönemine göre yüzde 8'lik artış sağlanmıştır. Buna bağlı olarak ciroda da dolar bazında yüzde 11'lik bir artış kaydedilmiştir. Türkiye toplam alkollü bira ihracat rakamlarına bakıldığında, ilk 8 ayda Türk Tuborg'un yüzde 48'lik bir payı olduğu görülecektir."
Milliyet
1,320,378
Ekonomi
Uluslararası para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, küresel krizin dünya genelinde 30 milyon istihdam kaybına yol açtığını belirtti.Strauss-Kahn, Fas'ta düzenlenen İnsanı Gelişim Forumunda yaptığı konuşmada, yeni küreselleşmenin önceliğinin istihdam yaratmak olduğunu söyledi.Dünyada küresel kriz nedeniyle 30 milyon istihdam kaybı olduğuna dikkat çeken Strauss-Kahn, önümüzdeki yıllarda 400 milyon istihdam kaybının olabileceği konusunda uyarıda bulundu.Strauss-Kahn, yeni küreselleşme çerçevesinde birinci önceliğin istihdam, ikinci önceliğin istihdam, üçüncü önceliğin istihdam olması gerektiğini vurguladı.Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, küresel bazda 210 milyon işsiz bulunuyor ve gelecek 10 yılda yaklaşık 440 milyon genç istihdam piyasasına katılacak.
Milliyet
1,319,589
Ekonomi
İstanbul'da, ekim ayında perakende fiyatlar yüzde 3,09, toptan fiyatlar yüzde 1,69 oranında artış gösterdi.İstanbul Ticaret Odasınca İstanbul ili için hazırlanan 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksine göre, perakende fiyatlar yüzde 3,09, Toptan Eşya Fiyatları İndeksine göre toptan fiyatlar ise yüzde 1,69 oranında yükseldi.İstanbul Ticaret Odası'nca hazırlanan Fiyat İndekslerinin 2010 yılı Ekim ayının bir önceki yılın aynı ayı ile mukayesesinde perakende fiyatlar yüzde 10,19, toptan fiyatlar ise yüzde 10,48 oranında artış kaydetti.Söz konusu indekslerde 24 aylık serilerden oluşan yıllık ortalama artış hesabına göre 2010 yılı Ekim ayında 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksi yıllık ortalama yüzde 10,25, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yıllık ortalama yüzde 8,07 oranında arttı.
Milliyet
1,325,091
Ekonomi
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Yönetim Kurulu, İhlas Yayın Holding A.Ş'nin halka arz edilen 57 milyon 500 bin lira nominal değerli A grubu hamiline yazılı hisse senetlerinin 1 lira nominal değerli beher hisse için 1,30 lira baz fiyatla yarından itibaren Ulusal Pazar'da işlem görmeye başlamasına karar verdi.İMKB'nin konuya ilişkin olarak Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan duyurusunda, İhlas Yayın Holding A.Ş.'nin sermayesini temsil eden 200 milyon lira nominal değerli hisse senetlerinin Borsa kotuna alınmasına ve halka arz edilen 57 milyon 500 bin lira nominal değerli A grubu hamiline yazılı hisse senetlerinin 1 lira nominal değerli beher hisse için 1,30 lira baz fiyat ve "IHYAY" koduyla, yarından itibaren Ulusal Pazar'da işlem görmeye başlamasına karar verildiği bildirildi.İhlas Yayın Holding için belirlenen maksimum lot miktarının 10.000 olduğu, şirket hisse senetlerinin Borsa dışında halka arzına ait izahnamenin, KAP'ın internet sitesinde (www.kap.gov.tr) ve Borsanın internet sitesinde (www.imkb.gov.tr) yayınlandığı hatırlatıldı.
Milliyet
1,319,284
Ekonomi
Tüketici Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ali Çetin, alkollü içeceklerin sabit ÖTV oranına yapılan artışı tepki göstererek, "AKP'li Bakanların üslup ve biçimi önceki iktidarlara rahmet okutuyor" görüşünü bildirdi.Çetin, yaptığı yazılı açıklamada, alkollü içeceklerin sabit ÖTV oranına 28 Ekim'de artış yapıldığını hatırlattı. AK Parti hükümeti döneminde tüketicilerin dolaylı vergilerle "adeta soyulduğunu" iddia eden Çetin, şunları kaydetti: "Sadece alkollü içeceklerde değil, tütün mamullerinde, akaryakıtta, otomobillerde, haberleşmede, banka işlemlerinde, yemeden içmeye kadar KDV, ÖTV, ÖİV, BSMV adı altında tüketicilerden haraç alır gibi vergi kesilmektedir. Bütçe vergi gelirlerinin yüzde 76'sı tüketicilerden kesilen tüketim vergileridir. Bu kadar yüksek vergi başka hiçbir ülkede yoktur. Bizlerden kesilen vergiler ise sermaye kesimine, vergi affı, SGK prim affı, teşvik, destek, can suyu gibi adlar altında dağıtılmaktadır. Tüketicilerin limon gibi sıkılmaktan suyu kalmamıştır, ama AKP sıkmaya devam etmektedir. Önceki iktidarlar da zam yaptı, benzer politikayı izlediler, ancak hiç olmazsa bir de üstüne tüketicilerle dalga geçmediler. Doğalgaza kışın yüksek zam yapıp yazın indirmek bunlarda. Zam yapmayacağız diye söz verip, 'ben yılbaşında zam yapmam demiştim, önceye aldım zammı. Yılbaşında yine zam yok' ciddiyetsizliği bunlarda, tüketicilere hakaret etmek yine bunlarda. AKP'li Bakanların üslup ve biçimi önceki iktidarlara rahmet okutuyor."Alkollü içeceklere yapılan zamların AK Parti için özel bir anlam ifade ettiğini savunan Çetin, açıklamasında, "Gündemleri gereği alkol satışını ve içmeyi yasaklamayı arzu etmektedirler. Ancak şimdilik bu arzularını yüksek zam yaparak yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Yapılan dine dayalı yaşam biçiminin diğer tüm kesimlere devlet gücünün kullanılarak dayatılmasıdır. Bu dayatma en başta kişisel hak ve özgürlükler ile kişisel yaşam tercihlerine saldırıdır" ifadelerine yer verdi.
Milliyet
1,331,232
Ekonomi
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, ekonomiyi canlandırmayı amaçlayan ve ilk etapta 600 milyar dolar tahvil alımı yapılması planlanan paketi savunarak, paketin enflasyonu artırabileceği iddialarını reddetti.Bernanke, enflasyon yaratmaya çalışmadıklarını, amaçlarının, ekonomik toparlanmaya yardımcı olmak için ek teşvikler sağlamak ve potansiyel durgunluktan kaçınmaya çalışmak olduğunu belirterek, "Fiyat istikrarı amacına taahhüdümüz var" dedi.Krizden bu yana ciddi bir enflasyonsuzluk sorunu olduğunu ifade eden Bernanke, 600 milyar dolar değerindeki tahvil alımı paketinin açıklanmasındaki motivasyonun, borçlanmayı ucuzlatmak ve Amerikalıları daha fazla harcamaya sevk etmek olduğunu kaydetti.Bazı Fed yetkilileri, ekonomiye pompalanan paranın, tahvil ve emtia fiyatlarında spekülatif balon veya enflasyon yaratabileceği endişesi taşıyorlar.Ancak çarşamba günü açıklanan programla ilgili olarak Bernanke, bunun, enflasyonu üst seviyeye itmeyeceğini söyledi.Almanya, Çin, Brezilya ve Güney Afrika, ABD'nin planını eleştirdiler.Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, programın ABD'nin sorunlarına çözüm olmayacağını, ancak "dünya için ek sorunlar" yaratacağını ifade etti.Çin Merkez Bankası Başkanı Zhou Şiaochuan da küresel döviz kuru reformu yapılması gerektiğini belirtirken,Güney Afrika Maliye Bakanı Pravin Gordhan da Güney Afrika'nın da içinde olduğu gelişmekte olan ülkelerin ABD'nin kararından en çok mağdur olacak ülkeler olduğunu söyledi.ABD'de büyüme hızı, yüzde 9,6 oranındaki işsizliği düşürmeye yetmiyor.Döviz kurlarını buradan takip edin!
Milliyet
1,327,846
Ekonomi
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,18 oranında değer kaybetti.İMKB 100 Endeksi, ikinci seansta 270,26 puan azalarak 70.779,15 puandan kapandı. Hisse senetleri ikinci seansta ortalama yüzde 0,38 oranında geriledi.İlk seanstaki 144,02 puanlık artış dikkate alındığında, borsa endeksi günün tamamında 126,24 puan azaldı.Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,18 değer kaybetti.
Milliyet
1,332,337
Ekonomi
Tasfiye Halindeki Emlak Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, Emlak Konut GYO tarafından Çarşamba günü Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanması beklenen liste kapsamında, 139 bin 8 kişiye toplam 48 milyon 682 bin lira ödeme yapılacağını bildirdi. Sayın, böylece KEY'de toplam kişi sayısının 11 milyon 910 bine, ödeme yapılacak hak ediş tutarının da 3 milyar 991 milyon liraya ulaştığını kaydetti.Tasfiye kanunu uyarınca ortalama 3 ayda bir yeni ödeme listesi yayımlandığını hatırlatan Sayın, listede ismi olmayan veya bilgilerinde hata bulunan vatandaşların da öncelikle çalıştıkları veya ilgili sosyal güvenlik kurumuna başvurmaları gerektiğini belirtti.
Milliyet
1,323,375
Ekonomi
SAHA Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş., Doğan Şirketler Grubu Holding'in kurumsal yönetim derecelendirme notunu revize ederek 10 üzerinden 8.42'ye yükseltti.Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş.'nin Kamu Aydınlatma Platformu'na yaptığı açıklamada, Türkiye'de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Kurumsal Yönetim İlkeleri'ne uygun olarak derecelendirme yapmak üzere faaliyet izni bulunan, derecelendirme kuruluşu SAHA Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. ("Saha"), kurumsal yönetim derecelendirme notunu revize ederek 10 üzerinden 8.26'dan (yüzde 82.64) 8.42'ye (yüzde 84,20) yükselttiğin bildirdi.Açıklamada, "SPK'nın konuya ilişkin ilke kararı çerçevesinde, nihai derecelendirme notu dört alt kategorinin farklı şekilde ağırlıklandırılması ile belirlenmektedir" denildi.
Milliyet
1,330,483
Ekonomi
Uluslararası İstanbul Otomobil Fuarı'na (Auto Show) katılan kadın ziyaretçi oranı bu yıl yüzde 25'e çıktı.CNR Holding kuruluşu İstanbul Fuarcılık tarafından Uluslararası Motorlu Taşıt Üreticileri Derneği (OICA) ve Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) desteğiyle 29 Ekim-7 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Auto Show'u, 800 binden fazla kişi ziyaret etti.Bu yıl "Autoshow ve Kadın" konseptiyle kadınlara yönelik ayrıcalıklar getiren fuara katılan ziyaretçi kadın sayısı yüzde 25'e çıktı. Auto Show'da, ailelere yönelik başlatılan özel indirimler sayesinde de fuara, çocuklarıyla birlikte gelen anne ve babaların sayısında artış gözlendi.CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem, konuya ilişkin değerlendirmesinde, düzenlendiği ilk günden bu yana otomotiv sektörünün lokomotifi haline gelen Auto Show'un otomotiv sektörünün beklentilerini karşıladığını ifade etti.Fuarda tanıtımı yapılan pek çok aracın alıcı bulduğunu belirten Erem, şunları kaydetti: "Fuarda milyon dolarlık araçların üzerine 'satıldı' levhaları konuldu.Bir çok otomobil firması fuarda sergiledikleri araçların tükendiğini açıkladı. Bu bizim için büyük bir başarı. Türk insanının otomobil tutkusu bu fuarda bir kez daha ortaya çıktı. Autoshow'un asıl başarısı bundan sonraki süreçte yarattığı değerle ortaya çıkacak. Geçtiğimiz yıl, üretilen her 100 araçtan 72'sini ihraç eden sektör, Auto Show'la birlikte bu dinamizmini daha da artıracak. Auto Show'un sektörde 1 milyar dolarlık hacim yaratmasını bekliyoruz. Bu yıl 200'ün üzerinde firmanın 8 salonda 120 bin metre karelik alanda stant açtığı Auto Show'u 800 binden fazla kişi ziyaret etti. Son üç fuarın ziyaretçi rakamlarına baktığımızda, Auto Show 2008'i 650 bin dolayında kişinin ziyaret ettiğini görüyoruz. Bu rakam 2006'da 622 bin, 2004'te ise 500 bin civarındaydı."
Milliyet
1,334,792
Ekonomi
, Pazar| Dünya 'İstanbul'u sırtında taşıyorSon dönemde dinamizm ve farklı kültürlerin buluştuğu nokta olma özelliğiyle marka değeri artan İstanbul, hazır giyimcilerin favorisi oldu. Mavi'yle başlayan İstanbul tişörtü furyası bugün 10'a yakın markaya para ve imaj kazandırıyor02:00 | 13 Kasım 2010BESTE ÖNKOL Turistler sırtlarında çantaları üzerlerinde tişörtleri bir ülkeden diğerine giderken, farkında olmadan geçtikleri durakları tanıtıyor. Mola verdikleri yerlerde aldıkları tişörtler birer kültür elçisine dönüşüyor. 2004'te 'u tişörtüne taşıyan ilk marka olan Mavi'yi bugün 10'a yakın marka izliyor. İstanbul'un gördüğü ilgiden ilham alan markalar , , gibi kentler için de yapıyor. Bugün yüzlerce model İstanbul tişörtü, 'yi ziyarete gelen turistlerin yaptığı satın alımlardan bağımsız olarak 'dan 'ya 'dan 'ya kadar farklı coğrafyalarda satılıyor. Deyim yerindeyse İstanbul dünyayı dolaşıyor...    Mavi tişörtlerinin yüzde 10'u İstanbullu Özel bir kentin kitlelere yayılacak bir tişörtü olması gerektiğini fark ederek yola çıktıklarını anlatan Mavi Pazarlama Müdürü Serpil Berkan, 50 farklı tasarıma ulaşan tişörtlerden bugüne kadar 850 bin adet satıldığını söyledi. Toplam tişört satışlarının yüzde 10'unun İstanbul'dan geldiğine dikkat çeken Berkan, "Tasarımcılar bazen ikonlaşmış İstanbul siluetini resmetti, bazen şehrin klasiği olan 'martılara simit', 'istavrit' gibi simgeleri kullandı. Moda ikonuna dönüşen tişörtlerinin koleksiyonerliğini yapan, her modeli gardrobuna ekleyen çok sayıda fanaği var. 'dreamin İstanbul', 'İstavrit', '1st İstanbul' en çok satanlar listesinde yer alıyor" dedi.   Bebelere İstanbul  Türkiye dışında Kuzey Amerika ve Avrupa'daki mağazalarında da tişört satışı yapıldığını ifade eden Berkan, "Son olarak 'da Türkiye Mevsimi" etkinlikleri kapsamında 'teki ünlü sanat galerisi Grand Palais'de dönemsel olarak satışa sunuldu" dedi. Tüm aile bireylerinin birlikte giyebilmesi amacıyla çocuklar için de tişört üretmeye karar veren Mavi, nisan ayında satışa sunduğu "Küçük İstanbul" serisinden 4 ayda 30 binden fazla sattı.   Kadınlar erkek tişörtünü sevdi 2006'da İstanbul tişörtlerini üretmeye başladıklarını söyleyen Blast Kurucu Ortağı Hakan Sezer, Türkiye'den sonra en çok 'da satış yaptıklarını söyleyerek şu bilgileri verdi: "Yaz döneminde satılan tİişörtlerin yüzde 40'ını İstanbul koleksiyonu oluşturuyor. , , , , , , , Azerbeycan, ve 'da  satılıyor. Gelen talepler nedeniyle İzmir, Adana ve Diyarbakır tişörtleri yaptık. İzmir ve Adana tişörtlerinin satışı neredeyse İstanbul'a yakın."  Sezer, başlangıçta erkekler için üretim yaptıklarını ancak küçük bedenlerin kadınlar tarafından alındığını öğrenince onlar için daha değişik bir koleksiyon oluşturduklarını söyledi.   Herkese bir tişört  Alman markası C&A, İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olmasından yola çıkarak 23 modelden oluşan 8 bin parçalık koleksiyon hazırladı.  Geçen yaz İstanbul tişörtleriyle birlikte 500 bin tişört satan marka 1 ayda 4 bin tişört sattı. Marka 'Herkesin bir İstanbul tişörtü olmalı' fikri doğrultusunda fiyatlarını alt seviyede tutuyor.   Galata Kulesi 'a uzandı  Geçen yaz İstanbul tişörtleri üretmeye başlayan LC Waikiki'de Galata Kulesi gibi turistik mekânların illüstrasyon ve yazı ile anlatıldığı tişörtlerden oluşan bir koleksiyon var. Toplam tişörtlerin yüzde 2'sini İstanbul tişörtleri oluştururken koleksiyon , Irak, , ve mağazalarında satılıyor. İzmir, , temalarını da işleyen LCW 2011'de daha fazla il öne çıkacak.    Atlet tişört üretti  4 yıl önce İstanbul tişörtü yapmaya başlayan Tiffany'de geçen yıl satılan 600 bin tişörtün yüzde 15'ini İstanbul tişörtleri oluşturuyor. Baskılı erkek kadın tişörtlerinin yanı sıra atletler de bulunuyor. Erkeklerin daha çok tişört satın aldığı marka, seriyi genişletmek için gelecek yıl Kapadokya, İzmir ve için de tişört üretecek.
Milliyet
1,341,070
Ekonomi
YABANCI CEO'LARIN YOL HARİTASI - SERKAN ARMANTürkiye'nin en büyük boya üreticilerinden Marshall'ın başında, hazirandan bu yana genç Hollandalı CEO Dick Velings (37) var. Velings yönetimindeki Marshall ilginç bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. Firma, dekoratif iç mekân boyası 'Osmanlı renkleri'ni Avrupa'ya yayacak. Kahve, Şerbet, Akide ve Lokum olarak adlandırılan bu renk tonlarını Avrupa piyasasına sunma hazırlığında olan Velings, "Osmanlı renklerini konsept olarak ihraç etmeyi düşünüyoruz. 'Neden olmasın?' diye düşündük. Bu renkler Avrupa'ya gidecek" diyor. Türkiye artık yatırıma açıkTürkiye'nin her köşesindeki bayilerini gezmeye başlayan Velings, bir de sokak boyama etkinliği başlattı. Önce İstanbul Kadıköy'de 'iç karartıcı renklerdeki' bir sokağı boyayan Marshall ekibi, yakında sırasıyla Kocaeli Dilovası, Ankara ve Diyarbakır'da da aynı etkinliği yapacak.Dick Velings, Akzo Nobel bünyesindeki Marshall'da çalışmak için 2009 yılında Türkiye'ye ilk kez adım atmış. O 'sürprizli' günleri günleri şöyle anlatıyor:"Türkiye'yi tatilde bile görmemiştim. Kafamdaki imajla karşılaştırınca ilk izlenimim çok şaşırtıcı oldu. Ramazan'da Kanyon'a gittik. Kimisi oruçluydu, kimisi yemek yiyordu, kimisinin elinde şarap vardı. Bu kadar özgür bir ortam beklemiyordum. Marshall Türkiye'yi de harika buldum. Ancak dünyaya entegrasyon konusunda çok başarılı değildi. İlk olarak mali işlerin başına geçtim. Bu yıl içinde de CEO oldum. Eskiden Türkiye'deki yatırım bir risk olarak görülebiliyordu. Türkiye'den bir müdür 'Bu yıl işler çok iyi olacak' dediği zaman, 20 yıldır aynı şeyler söylendiği için, Hollanda'daki merkez üzerinde çok fazla etkisi olmuyordu. Şimdi işler değişti. Tabii, merkezin Türkiye'de işlerin artık farklı olduğunu anlaması için zaman gerekiyor. Referandum sonrası istikrar daha da iyi gözüküyor. Türkiye'yi yatırım yapacak ülke olarak görüyoruz."50 milyon litre boya üretiyorİlk etapta bayi gezilerine öncelik veren Velings, 30 - 35 büyük müşteriyi gezdiğini anlatıyor. Güneydoğu'dan Karadeniz'e farklı bölgeleri dolaşan Velgins, şu yorumda bulunuyor: "Dikkatimi çeken şey herkesin yaşadığı yerde mutlu olması. Şehirleriyle gurur duyuyorlar."   Bu yıl 50 milyon litrelik üretim planlayan Marshall, bunun yüzde 15'ini Rusya, Azerbaycan ve Türkmenistan gibi ülkelere ihraç edecek. Dilovası'nda çok modern bir üretim tesisine sahip olduklarını belirten Velings, "Yatırımlarımız, nitelik artırmak şeklinde olacak" diyor. Eşi Türkiye'de doğurmak istediDick Velings'in eşi yaklaşık bir ay önce şartların Hollanda'dan daha iyi olduğuna inandığı İstanbul'da doğum yaptı. Velings, İstanbul ağırlıklı Türkiye izlenimlerini şöyle anlatıyor:"Eşimle Levent'te yaşıyoruz. İstanbul'da çok eski ve çok yeni yan yana. Ama sanki aradaki bazı şeyler kaybolmuş. Mangerie, Les Ottoman, Sunset favori yerlerimiz. Nişantaşı harika. Orada kendimi Türkiye'nin bir parçası gibi hissediyorum. Golfü seviyorum. Ama henüz golf çantamı açamadım. Çok önem verdiğimiz sokak boyama etkinliğimize bizzat katıldım.  İnsanların kendi sokaklarına girdiğinde farklı hissetmelerini istiyoruz. İstanbul'da Kadıköy Ayrılık Çeşmesi Sokak'tan başladık. Yeni sokaklar da olacak. Dilovası ve Ankara'da birer sokak boyayacağız. Doğu'da da yapacağız. Büyük ihtimalle Diyarbakır olacak. Bu işte Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün'ün yardımını alıyoruz. Gelecek sene Osmanlı Renkleri serimizin dış boyalarını da çıkaracağız."Hayali köprüyü boyamakTürkiye'de en çok boyamak istediği yapının Fatih Sultan Mehmet Köprüsü olduğunu belirten Velings, "İlk köprü ışıklandırıldı. İkinciyi boyamak isterdim. Akzo Nobel olarak köprünün boya korumasını da biz yapıyoruz. İstanbul çok renkli bir şehir. İstanbul'un benim için rengi parlak sarı, güzel bir yeşil ve arada çok sayıda krem renk var. Ancak kremleri biraz renklendirmek gerekir" diyor. Mucit CEO patent sahibiHollanda'da kırsal kesimde yetişen Velings, ilkokula her gün 12 kilometre bisiklet sürerek gittiğini anlatıyor. Hollanda'nın en büyük firmalarından Akzo Nobel'de çalışmaya başlamasının ardından Goretex benzeri 'hava alan ama su geçirmeyen' bir tekstil üreten Sympatex firmasına transfer olmuş. Bu dönemde ekip olarak önemli bir patente imza atmışlar. Buldukları ürün, içindeki kirli suyun buharlaşarak temiz hale gelmesine olanak veren bir 'torba' olmuş. Bugün afet bölgelerinde kullanılan bu ürünün patent sahipleri arasında Velings'in de adı var. Velings, 2007 yılında ise Akzo Nobel'e geri döndüğünü anlatıyor.
Milliyet
1,339,343
Ekonomi
Avro Bölgesi maliye bakanları, borç sıkıntısıyla mücadele eden İrlanda'nın bankacılık sektörünün Uluslararası Para Fonu (IMF) ile birlikte kurtarılmasına zemin hazırlamak konusunda anlaşma sağladı. Yardım talebinde bulunup bulunmayacağına ise İrlanda yönetimi karar verecek.Avro Bölgesi maliye bakanları İrlanda'nın borç sorununu görüşmek üzere dün Brüksel'de biraraya geldi. Avro Bölgesi Başkanı Jean-Claude Juncker, toplantıdan sonra düzenlenen basın toplantısında, "Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası (AMB) ve IMF'nin, bankalarını kurtarma maliyeti nedeniyle büyük bütçe açığı veren İrlanda ile görüşeceğini" söyledi.Avro Bölgesi'nin istikrarının korunacağını belirten Juncker, "Müzakereler, İrlanda, Avrupa Komisyonu ve AMB arasında olacak ve IMF, İrlanda'nın AB, IMF ve Eurogroup'tan yardım talebinde bulunması için ihtiyacımız olan unsurları ve araçları düzenlemede bize olanak sağlayacak. Gerekli olduğunda Avro Bölgesi'nin finansal istikrarını korumada kararlı ve eşgüdüm içinde Eurogroup olarak harekete geçeceğimizi taahhüt ediyoruz" dedi.İrlanda'nın AB, IMF ve Eurogroup'dan yardım talebinde bulunmasına yardımcı olmak için gerekli araçların mevcut olduğunu belirten Juncker, "İrlanda bütçe açığının üstesinden gelmek için önemli çaba gösteriyor. Ancak piyasa koşulları henüz normalleşmedi ve baskılar devam ediyor" diye konuştu.IMF de yaptığı açıklamada, "IMF'den bir heyetin, piyasa risklerin üstesinden gelmede gerekli desteği sağlamanın en iyi yoluna karar vermek için Avrupa Komisyonu ve AMB ile beraber çalışacağını" bildirdi.İrlanda Maliye Bakanı Brian Lenihan, AB, AMB ve IMF'den temsilcilerin İrlanda bankalarıyla ilgili ne yapılabileceğine karar vermek için bu hafta İrlanda'ya gideceklerini ifade etti. İrlanda'nın bankacılık sektörünün sorunlarıyla ilgili yoğun çaba içinde olduğunu belirten Lenihan, "Avro Bölgesi'nin istikrarı kapsamında bankacılık sistemimizin istikrarı için gerekli her türlü önlemi alacağız" dedi.AB Komisyonunun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu üyesi Olli Rehn de İrlanda'nın, "özellikle sorunlu bankacılık sektörü olmak üzere piyasa risklerini gidermede gerekli desteği sağlamak için en iyi yolun hangisi olduğuna karar vermek için AB, AMB ve IMF ile çalışacağını" kaydetti.AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy'un, dün söylediği "İçinde bulunduğumuz kriz hayatta kalma krizi. Avro Bölgesi'nin varlığını sürdürmesi için hep birlikte çalışmalıyız, Avro Bölgesi'ni yaşatamazsak, Avrupa Birliğini yaşatamayız" sözlerini değerlendiren Rehn, "Bu avronun yaşatılmasıyla ilgili bir konu değil" diye konuştu.Bu arada Avro Bölgesi'ne dahil olmayan İngiltere'nin Maliye Bakanı George Osborne, İrlanda'nın bankacılık sektörünü istikrara kavuşturmaya ihtiyaç duyması halinde bu ülkeye destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Osborne, "İrlanda ekonomisinin başarılı olması ve istikrarlı bankacılık sistemine sahip olmamız İngiltere'nin ulusal çıkarına uygun" dedi.Rehn, İngiltere ve İrlanda'nın güçlü bankacılık ve finansal ilişkileri bulunmasından ötürü İngiltere'nin yardım önerisinin "doğal" olduğunu ifade etti.Öte yandan ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner da Avrupa'nın borç krizinin üstesinden gelme gücüne sahip olduğunu, ancak sorunları çözecek reformlar ve geçici finansal destekleri birleştirerek çok hızlı hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Milliyet
1,334,783
Ekonomi
Başbakan , Güney Cumhurbaşkanı Lee Myung-Bak ile çalışma kahvaltısında biraraya geldi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki çalışma kahvaltısına gelişinde Başbakan Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Bak, sarayın girişinde oldukça sıcak bir şekilde karşıladı. İki ülke bayrakları önünde fotoğraf çektiren Erdoğan ve Bak, daha sonra salona geçtiler. Başbakan Erdoğan burada anı defterini imzaladı. Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Myung Bak, iki ülke arasındaki dostluğu anlatmaya gerek olmadığını ifade ederek, Kore şehitlerini andıklarını söyledi. Başbakan Erdoğan da Güney Kore'de bulunmaktan ve Cumhurbaşkanı evsahipliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. organizasyonunun çok başarılı geçtiğini belirten Başbakan Erdoğan, ile Güney Kore arasındaki dostluğun çok farklı ve güçlü olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Türkiye ve Güney Kore arasındaki dostluğumuz çok çok farklı, çok çok güçlü. Kore gazilerimizin ülkenizi bir ziyareti oldu. Bu ziyaretler aramızdaki dostluğu çok daha pekiştiriyor. Güney Kore, Uzakdoğuda bizim ikinci en güçlü ortağımız. Sanayimizde kaliteli makul fiyatlı ara mal tedariki yapan önemli bir ülke olarak görüyoruz, fakat aramızdaki ticaret hacmini yeterli bulmuyoruz. Bunun artırılmasını çok ama çok önemsiyoruz." ERDOĞAN, CEOLAR İLE BİRARAYA GELDİ Başbakan Erdoğan, Güney Kore'deki temasları çevrçevesinde International Otel'de Güney Kore'nin en önemli 18 firmasının CEO'larıyla basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi. Erdoğan, daha sonra, HUNDAI CEO'su Mong Koo ve Pasco CEO'su Joon Yang Chung ile de ayrı ayrı görüştü. BAKAN YILDIZ: B VE C PLANLARIMIZ VAR , Güney Kore ile konusunda yürütülen görüşmelerde oluşan tıkanıklığın aşılması hususunda kritik önem taşıyan Erdoğan - Lee buluşmasından sonuç alınamadığını ifade etti. Bakan Taner Yıldız, "El sıkışıp anlaşmadık, anlaşamadık" dedi. Taner, B ve C planlarının bulunduğunu söyleyerek, , ve ile görüşmelere başlayacaklarını kaydetti. Yıldız, 'de gazetecilerin Güney Kore ile nükleer santral yapımına ilişkin görüşmeler hakkındaki sorularını yanıtlarken şu bilgileri verdi: "Bugün Sayın Cumhurbaşkanı ile Başbakanımızın yaptığı görüşmede karşılıklı iyi niyetli yaklaşımları bir kez daha gördük. Son derece sıcak karşılamada bulundular. Ve bu işi yapmayla ilgili niyet ve kararlılıklarını bildirdiler. Biz de aynı kararlılıktayız. Ancak bazı şartlarda henüz mutabık kalmış değiliz. Bu son yaptığımız görüşmede de bu noktaları aşamadığımızı söylemeliyim. Bir kısım iyileştirici şartlar öne sürüldü, masamıza konuldu. Biz de bunları değerlendireceğimizi beyan ettik. Ama diğer ülkelerle görüşmeye başlayacağız. Bunu söylemeliyim. Hızlı bir sürecini geçmemiz lazım. Bu konuda arkadaşlarımı da görevlendirdim." "NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİ KONUSUNDA KARARLIYIZ" Bakan Yıldız, Avrupa, ve Japonya'nın da bulunduğu ülkelerin firmalarıyla konuyu değerlendireceklerini belirterek, "Çünkü Türkiye'nin nükleer güç santrallarının yapımıyla ilgili kararlılığında hiçbir eksilme olmadı" dedi. Bayram sonu veya ortasında görüşmelerin yapımı için firmasını davet edeceklerini kaydeden Yıldız, konunun önemli olduğunu vurguladı. G-20 toplantıları çerçevesinde Başbakan Erdoğan ile Seul'de bulunan Bakan Taner, daha önce yaptığı açıklamada, Başbakan Erdoğan ile Güney Kore Devlet Başkanı Lee Myung Bak arasında bugün gerçekleşen buluşmanın tıkanıklıkları aşma noktasında belirleyici olacağını belirtmişti. Nükleer santral inşasının Türkiye'ye maliyetinin 20 milyar civarında olması bekleniyordu
Milliyet
1,343,309
Ekonomi
Yenikapı İstanbul'un yeni kalbi oluyor. Transfer Merkezi inşaat bittiğinde Taksim Metrosu, Aksaray Hafif Raylı Sistemi ve Marmaray'ın buluştuğu bir merkez olacak. Marmaray saatte 75 bin, Aksaray 40 bin ve metro 70 bin yolcuyu tek yönde taşıyacak. Bir başka ifadeyle tek yönde 180 bin seyahat edebilecek. Saatte 360 bin kişi ise Yenikapı'dan İstanbul'un dört bir yanına gidebilecek.İBB Başkanı Kadir Topbaş, Yenikapı'nın değişecek çehresini şöyle anlatıyor: " Yenikapı Transfer Merkezi, ulaşım sistemimin en önemli noktalarından biri olacak.  Yenikapı'ya ulaşan biri İstanbul'un yer yanına gidebilecek. Çok stratejik bir merkez planlandı. Transfer merkezine ulaşan kişiye deniz yolu da hava yolu da açık olacak. Bu potansiyeli ile Taksim'e alternatif. İşte bu yüzden bölgede kentsel dönüşüm projesi başlattık. Marmaray ve metro istasyonu ile birlikte toplam 43 bin 250 metrekare istasyon alanı var. Biz 285 bin metrekarelik alanı da dahil ederek Arkeopark projesini için düğmeye bastık. Hazırlıkları tamamladık ve uluslararası bir proje hazırladık. Arkeopark'ta kazılarda ortaya çıkartılan gemiler ve tarihi eserler de sergilenecek. Hatta kazılarda çıkan gemi ve tarihi eserlerin bir kısmını Transfer Merkezi'nde de sergilemeyi düşünüyoruz. Akbil ile gezilen müze olacak."Maliyeti 1 milyar TLProje için ilk fizibilite çalışması 1987 yılında yapıldı, 1998 yılında ise İBB yapım için düğmeye bastı. Proje 2004 yılında bitecekti. Ancak bütün programı yerin 9 metre altından çıkan tarihi liman alt üste etti. Marmaray kazı alanında 13, metro kazı alanında da 22 olmak üzere toplam 35 tarihi gemi bulundu. İBB Başkanı Topbaş, tarihi gemilerin kaldırılarak Arkeopark'ta sergilenmesi için çalışmaların titizlikle yapıldığını söylüyor: "Şimdiye kadar 46 milyon TL harcama yapıldı. Marmaray'ın kazı alanındaki gemiler kaldırıldı ve Marmaray'da inşaat işine başlandı. Metro alanında ise 2 gemi kaldı. Bu gemiler kaldırıldığında çalışmalara başlanacak. Eğer yeni bir aksilik çıkmazsa 29 Ekim 2013'te proje tamamlanacak. ."9 yıllık gecikmenin İstanbul'a maliyeti nedir? Bu soruyu Topbaş detaylarıyla açıklıyor: "Taksim metrosu günlük 230 bin yolcuya hizmet ediyor. Eğer Yenikapı bağlantısı bitmiş olsaydı bu rakam 732 bine çıkacaktı. 5.2 kilometrelik güzergah yüzünden günde 500 bin İstanbullu taşınamıyor. Bu da 9 yılda yaklaşık 1 milyon 600 milyon yolcu demek. Zaman kaybı, yakıt kaybı, gibi parametreler göz önüne alınmadan kaba bir hesap yapılırsa, 9 yıllık gecikmenin maliyeti yaklaşık 1 milyar dolar.Günde 10 milyon kişi taşıyacakKadir Topbaş, mevcut metro sistemiyle günde 1 milyon yolcunun taşındığını, 29 Ekim 2013 tarihinde Yenikapı Transfer Merkezi'nin bitmesi ve sistemin bağlanmasıyla günlük kapasitenin 4.5 milyona çıkacağını söyledi: "2013 için hedefimiz günde 4.5 milyon yolcu. Şu an ihale aşamasında olduğumuz yeni hatlar var. Bunlar da 2016 yılında tamamlanacak. O zaman kapasitemiz günde 7 milyon yolcu olacak. 2023 için ise hedef 10 milyon üzeri. İşte o zaman yılda 3 milyar 650 milyon yolcu kapasitesine ulaşılacak. Bu da raylı sistemin kendi kaynaklarıyla yatırım yapmasını sağlayacak."Bir tarafta dozer, bir tarafta fırçaBir tarafta dozerlerin harıl harıl çalıştığı diğer tarafta ise fırçayla kazıların yapıldığı yer Yenikapı... Dozerler çalışıyor çünkü Asya ile Avrupa'yı birleştirecek Marmaray, Avrupa yakasına bu noktadan çıkacak. Fırçalarla kazı yapılıyor çünkü Marmaray'ın entegre olacağı metro istasyonun yapılması için M.Ö. 6.500 yılına ait gemilerin kaldırılması gerekiyor. Gemiler büyük titizlik içinde parçalarına ayrılarak havuzlara yerleştiriliyor, arşivleniyor. Daha sonra kamyonlara yüklenerek konservasyonu yapılmak üzere Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü'ne (INA) veya İstanbul Üniversitesi'ne götürülüyor. Gemiler ve kazı alanında bulunan yaklaşık 35 bin parça eser daha sonra Yenikapı Transfer Merkezi'ni de içine alacak yaklaşık 280 bin metrekarelik Arkeopark'ta sergilenecek.100 istasyonu bağlayacakTaksim Metrosu, Aksaray -Havalimanı hafif raylı sistemi, her iki yakadaki banliyö ve yapımı devam eden Kadıköy - Kartal metrosu düşünüldüğünde, bu hatlardaki toplam 100 istasyonunu birbirine bağlamış olacak. Bu hatları ise 3 damara benzetmek mümkün.BİRİNCİ DAMAR: TAKSİM-HACI OSMANYıllarca Levent-Taksim hattı olarak kullandığımız metro her iki yönde de uzuyor. Bugün itibariyle Levent, Hacıosman'a kadar uzadı. Taksim'in diğer ucu ise Şişhane'ye vardı. Şimdi Şişhane'den Yenikapı'ya bağlanacak. Aralarda ise Unkapanı ve Şehzadebaşı durakları olacak. Şişhane- Yenikapı arası ise 5.2 kilometre. Bir başka ifadeyle Yenikapı'dan Hacıosman'a kadar gidilebilicek.İKİNCİ DAMAR: BANLİYÖYenikapı'ya ulaşan Anadolu yakasına da rahatlıkla geçebilecek. Marmaray projesi kapsamında Yenikapı'dan harekete geçen yolcu için Anadolu yakasında Ayrılıkçeşme durağı en kritik nokta olacak. İsteyen buradan şuanda faaliyette olan banliyö seferleri ile Gebze'ye kadar gidebilecek. İsteyen ise buradan Kadıkay - Kartal metrosuna geçerek Kaynarca'ya kadar ulaşabilecek. Banliyö Avrupa yakasında ise Halkalı'ya kadar gidiyor.ÜÇÜNCÜ DAMAR: HAVAALANI VE OLİMPİYAT STADIYenikapı, Aksaray- Havalimanı hattıyla da entegre olacak. Dolayısıyla bir uç Atatürk Havalimanı'na bağlanacak. İsteyen yeni açılacak olan Yenikapı - Bağcılar hattını da kullanabilecek. Hatta Bağcılar Kirazlı'da metro aktarım istasyonu yapılacak ve dileyen de buradan Başakşehir, Olimpiyat Stadı yönünde hareket edebilecek.Tarihi yeniden yazdıran kazıİstanbul'un 8.500 yıllık tarihinin üstüne modern geleceği inşa ediliyorYenikapı çalışmalarına kazma vurulduğunda, İstanbul'un bilinmeyen tarihi de gün ışığına çıkarılmış oldu. İlk kazılarda Theodosius zamanında (MS 4.yy)'da yapılan bir liman bulundu. Liman alanında ise toplam 35 gemi saptandı. Ancak en önemli buluş, 4 insan iskeletinin saptanmasıyla ortaya çıktı. Yapılan incelemelerde iskeletlerin M.Ö. 6.500'ü yıllarada ait olduğu saptandı.  Bir başka ifadeyle günümüzden tam 8 bin 500 yıl öncesine gidildi.İşte bu buluş İstanbul'un tarihinin yeniden yazılmasına neden oldu. Çünkü tarih kitaplarında İstanbul'un 2 bin 700 yıl önce Atina'dan gelen Megaralılar tarafından kurulduğu yazılıyordu. Bu buluntular ise İstanbul'un tarihinin 8 bin 500 yıl öncesine yani Neolitik döneme (Cilali Taş) ait olduğunu gösterdi. Yerin 9 metre altındaki Theodosius zamanında (MS 4.yy) yaptırılan liman ve 35 gemi kalıntısı incelendiğinde çok ilginç başka bilgilere de ulaşıldı.Yapılan incelemelerde ise bu limanın ticari amaçlı kullanıldığı ve Mısır ile ticaret yapıldığı saptandı. Özellikle gemiler tarih ile ilgili bir çok ipucu verdi. Tekneler içinde ve kazı alanında bulunan yiyecekler Bizans imparatorluğunun deniz ticareti ve tarıma dayalı bir ekonomisi olduğunu ispatladı. Kazı alanında bulunan insan iskeletleri, deniz ürünlerini bol bol tükettiklerini gösterirken en çok incir, üzüm, vişne, kiraz ve kavun tükettikleri saptandı.Öge Demirkan/Vatan
Milliyet
1,322,676
Ekonomi
Kazakistan'ın Pavlodar şehrinde bir alkol fabrikası çalışanlarına maaş yerine votka verince isyan çıktı.Kazakistan'ın Pavlodar şehrinde faaliyet gösteren Kazalkoprom Alkol İçecekleri Üretimi Fabrikası'nın yaklaşık 200 çalışına maaşlarının para yerine votka ile ödenmesini artık dayanamayarak protesto etti.Kazalkoprom Fabrikası'nın mühendisi Svetleyena Ponamaryeva, "bir yıl önce fabrikadan ayrıldığımda fabrikanın personeline toplam maaş borcu 31 milyon tenge idi. Yaklaşık 20 milyon tenge ödendi. Yaklaşık 10 milyon tenge daha ödenmesi gerekiyor" dedi.Olay üzerine Pavlodar Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.Pavlodar Sosyal Güvenlik Departmanı Baş Müfettişi fabrikanın 7 aydır doğru dürüst çalışmadığını kaydetti.
Milliyet
1,338,808
Ekonomi
Maliye Bakanlığına göre, kamu işçileri son 15 yılın 9'unda enflasyonun üzerinde ücret artışı alırken, 6'sında enflasyona yenik düştü.AA muhabirinin Maliye Bakanlığı 2011 yılı Bütçe Gerekçesi'nden derlediği verilere göre, 1996-2010 döneminde KİT'lerdeki ortalama ücret artışı yüzde 5,8 ile yüzde 138,9 arasında gerçekleşti. Söz konusu dönemde en yüksek ücret artışı yüzde 138,9 ile 1997 yılında alındı. Bunu yüzde 114,2'lik ücret zammıyla 1999 yılı, yüzde 83,2'lik ücret zammıyla da 2000 yılı izledi.İşçi ücretlerindeki en düşük artış ise 2006 yılında yapıldı. Ücretlerin yüzde 5,8 oranında artırıldığı bu yılda enflasyon ise yüzde 9,3 olarak belirlendi.15 yıllık dönemde enflasyonun da yüzde 53,1 ile yüzde 81,8 arasında gerçekleştiği görüldü. Bu süreçteki en yüksek enflasyonlar ise yüzde 81,8 ile 1997 yılında, yüzde 75,9 ile 1996 yılında, yüzde 71,8 ile de 1998 yılında kaydedildi.-KAMU İŞÇİSİNİN YÜZÜ EN FAZLA 1999'DA GÜLDÜ- Son 15 yıllık dönemde KİT'lerde çalışan işçilerin yüzü en fazla 1999 yılında güldü. 1999 yılında yüzde 53,1'lik enflasyona karşılık, kamu işçileri yüzde 114,2 oranında ücret zammı aldı. Böylece işçi ücretleri reel olarak 61,1 puan artış gösterdi.İşçi ücretlerinin enflasyona göre yüksek arttığı bir diğer yıl da 1997 yılı oldu. Söz konusu yılda enflasyon yüzde 81,8, ücret zammı ise yüzde 138,9 oranında gerçekleşti. Bu şekilde 1997 yılında işçi ücretlerine, enflasyonun 57,1 puan üzerinde ücret artışı yapıldı.Bu dönemde işçilerin enflasyondan en fazla etkilendiği yıl ise 1996 oldu.1996 yılında yüzde 39,4'lük ücret artışına karşılık, enflasyon yüzde 75,9 olarak gerçekleşti ve ücretlerde reel anlamda 36,5 puanlık bir aşınma meydana geldi.KİT'lerde çalışan işçilerin enflasyonun üzerinde ücret zammı alarak, refah seviyelerinin yükseldiği yıllar 1997, 1998, 1999, 2000, 2003, 2004, 2005, 2007 ve 2009 yılları olarak belirlendi. Buna karşılık, 1996, 2001, 2002, 2006 ve 2008 yıllarında ücret zamları, enflasyonun gerisinde kaldı. 2010 yılında da ücret artışları yüzde 7,2 olarak tespit edildi. Enflasyonun ise son revize rakamlar çerçevesinde yüzde 7,5 olarak gerçekleşmesi öngörüldü. Bu durumda geçen yıl enflasyonun 7,8 puan üstünde ücret zammı alan kamu işçileri, bu yılı enflasyon mağduru olarak geride bırakacak.
Milliyet
1,323,705
Ekonomi
EKONOMİ SERVİSİABD Merkez Bankası Fed, aylardır beklenen tahvil alım programını dün akşam saatlerinde açıkladı. Fed'in iki gün süren toplantısından sonra yapılan açıklamada piyasadan yapılacak uzun vadeli tahvil alımının haziran ayına kadar süreceği ve 600 milyar dolar olmasının öngörüldüğü belirtildi. Bu açıklamaya göre Fed, ağırlıklı olarak 2.5-10 yıl vadeli tahviller alacak ve aylık alım miktarı 75 milyar dolar civarında olacak. Ekonomideki toparlanmaya bağlı olarak bu oran aşağı ya da yukarı yönde revize edilebilecek. Açıklamadan sonra dolar, euro karşısında değer kaybetti. Euro/dolar açıklamanın hemen ardından ocaktan bu yana en yüksek seviye olan 1.42'yi gördü, daha sonra 1.4052'ye gevşedi. ABD Hazine tahvillerinin getirisi ise düştü.  Ancak borsaların ilk tepkisi olumsuzdu. Wall Street endekslerindeki düşüşü yorumlayan LPL Financial baş stratejisti Jeff Kleintop, "Bu adım piyasalara ilave bir netlik getirdi. Ama soru bunun yeterli olup olmayacağı" dedi. Yatırımcılar zaten iki aydır Fed'in açıkladığına yakın miktarda tahvil alımı yapacağını fiyatlıyordu. Fed'in tahvil alım programının bugün özellikle Türkiye gibi gelişen piyasalara para girişi yaşatması bekleniyor. Açıklama, İMKB ve TL'de yükselişe neden olabilir. Dün gece karardan sonra uluslararası işlemlerde en iyi dolar/TL kotasyonları 1.4043/1.4042 seviyesindeydi. 2012 sonuna kadar artırım zorFed'in alım kararı farklı yorumlara da neden oldu. Reuters haber ajansı, haberi "Fed ekonomiyi güçlendirmek için cesur ve riskli adım attı" başlığıyla duyururken merkez bankasının bir kez daha alışılmadık bir politika izlediğini, bundan sonra bilinmeyen sularda seyredeceğini bildirdi. Fed'in dünkü açıklamasındaki bir diğer mesaj da faiz oranlarının uzunca bir süre düşük seyretmeye devam edeceği yönündeydi. Analistler bunu 2012 sonlarına kadar faiz artırımı beklenmemesi gerektiği şeklinde yorumladı. Fed, faiz oranlarını şu anda yüzde 0 ile 0.25 arasında tutuyor.  Faiz, krizin en yoğun dönemi olan Aralık 2008'de bu seviyelere indirilmiş ve Fed bilançosunu şişirmek pahasına ABD Hazine tahvili ile ipotekli konut kredisine (mortgage) dayalı tahvillerden olusan 1.7 trilyon dolarlık varlık alımı yapmıştı. Hazine tahvillerinin yaklaşık yüzde 12.5'i zaten Fed'in elinde. ABD'nin resesyona girdiği dönemde piyasadan yüklü miktarda mortgage'a dayalı tahvil toplayan Fed  bu kağıtların vadesi doldukça yerine tahvil alıyor.   Obama'nın tutunacağı son dalÖnceki gün sonuçlanan ABD ara seçimlerinde devletin yetkilerinin daraltılmasından yana olan Cumhuriyetçi Parti'nin Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğa geçmesi, ekonomiyi destekleyici yeni harcamaların Kongre tarafından onaylanmayacağı beklentisini kuvvetlendirdi. Bu durumda Kongre'den yeni teşvik paketi geçiremeyecek olan ABD Başkanı Barack Obama'nın da, ABD ekonomisini destekleyici adım atmak için tutunacağı tek dal Fed. Bazı ekonomistler ve Fed politika yapıcıları, daha fazla tahvil alımının, eğer beklenen önemde bir etki yapmazsa, Fed'in itibarını zedelemesinden kaygılanıyor. Bir başka kaygı nedeni de, ekonomik toparlanma hız kazandıkça, Fed'in şişkin bilançosunun hızlı bir enflasyona ortam hazırlama riski.  Fed kumar mı oynuyor ?Harvard Üniversitesi ekonomi profesörlerinden Martin Feldstein, Financial Times gazetesinde yayımlanan makalesinde, "ikinci parasal genişleme programı"nın riskli ve sınırlı olması gerektiğini savundu. Feldstein, "Fed'in parasal genişleme politikası küresel ekonomiyi istikrarsızlaştıracak varlık balonu yaratma riski yüksek, tehlikeli bir kumar. Üstelik fayda sağlama ihtimali de oldukça düşük" dedi. ABD ekonomisinin zayıf durumda olmasına ve görünümünün de belirsiz olmasına karşın Fed'in tahvil alımının doğru tedavi olmadığını savunan Feldstein, "Fed yapacağı tahvil alımlarıyla piyasaya 1 trilyon dolar ya da daha fazla likidite sağlayacak. Bu bankaların hali hazırdaki rezervlerine rezerv ekleyecek. Uzun vadeli faizler gerilese de doların değeri düşecek, bu da emtia ve hisse fiyatlarında artışa yol açacak" değerlendirmesini yaptı. Ünlü profesör, eski ABD başkanlarından Ronald Reagan'ın baş ekonomi danışmanı olarak da görev yapmıştı.Fed'in tahvil alımının gelişen piyasalar üzerinde de olumsuz etkisi olacağına dikkat çeken Feldstein, bu grubun finansal krizden görece daha az etkilendiğine, ancak şimdi artan sıcak para girişi nedeniyle risk altında olduğuna dikkat çekti. "ABD'de faizlerin düşük olması bu ekonomilere yüklü sermaye akışına yol açıyor. Bu da kurda oynaklığa sebep oluyor" diyen profesör, birçok ülkenin ihracatını korumaya yönelik önlemler aldığını, bunun da uluslararası serbest ticaret açısından tehlike yarattığını söyledi.  Fed'in istihdam yaratmaktan çok deflasyonu engellemekle ilgilendiğini belirten Feldstein, "Ama ortalıkta deflasyon yok. Çekirdek tüketici fiyatları yükseliyor ve gelecek 10 yılda ortalama enflasyonun yüzde 2 civarında olması bekleniyor" dedi.  Borsalarda karışık seyirFed'in faiz toplantısı dün tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de piyasaların sakin seyretmesine neden oldu. ABD'deki Kongre seçimlerinde Demokratların aldığı yenilgiyi fazla dikkate almayan yatırımcılar, Fed'den gelecek haberlere göre pozisyon almak için bekleyişe geçti. Gün boyu dar bantta hareket eden İMKB-100 endeksi, yüzde 0.12 artışla 68.604 puandan  kapandı. Endeks gün içinde en yüksek 68.847, en düşük ise 68.192 puanı gördü. Fed kararından önce döviz cephesi de sakindi. Bankalararası piyasada dün spot kapanışta en iyi dolar alış satış kotasyonları 1.4080/1.4100 seviyesindeydi. Gösterge tahvilin faizi ise yıllık ve çekirdek enflasyondaki gerilemeye bağlı hafif düştü. Tahvil-bono piyasasında dün gösterge tahvilin bileşik faizi spot kapanışta yüzde 7.64, valörlüde yüzde 7.61 seviyesindeydi. Avrupa borsalarında genel eğilimi gösteren FTSEurofirst 300 endeksi ise yüzde 0.58 kayıpla kapandı. Fed kararını bekleyen ABD borsaları ise güne hafif ekside başladı. Wall Street borsaları ise Fed'in açıklamasından sonra karışık seyir izledi ve günü hafif artıda kapattı.
Milliyet
1,329,493
Ekonomi
Bağdat Valisi Salah Abdulrezzak, Irak'ın her türlü altyapı ve üst yapıya ihtiyacı olduğunu belirterek, "Irak'ın 3 milyon, sadece Bağdat'ın 1 milyon konuta ihtiyacı var. Bu nedenle Türk firmalarını Irak'a bekliyoruz" dedi.MÜSİAD'ın davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Bağdat Valisi Abdulrezzak, Aksaray'da yapılan 71. MÜSİAD Genel İdare Kurulu Toplantısı'na katıldı.Vali Abdulrezzak, toplantının ikinci gününde yaptığı sunumda, Irak'ın her türlü altyapı ve üst yapıya ihtiyacı olduğunu belirterek, Irak'ta 3 milyon, sadece başkent Bağdat'ta 1 milyon konut açığının bulunduğunu, bu nedenle Türk firmalarını Irak'a beklediklerini söyledi.Irak'ın ana kaynağının petrol olduğunu, üretimin 5 yıl içinde önemli derecede artırılması için 13 firmaya ihale verdiklerini anlatan Abdulrezzak, Avrupa ve Asya ülkelerinden Irak'a yatırım için birçok şirketin geldiğini belirtti.Abdulrezzak, "Sadece Bağdat için hali hazırda 700 proje var. Yabancı firmalar bu projelerden bazılarına başladı. Tabii içlerinde Türk firmaları da var. Biz daha çok Türk firmasının bu işlere girmesini bekliyoruz" diye konuştu.120 bin konutun yapımı için çalışmalara başladıklarını anlatan Abdulrezzak, şunları kaydetti: "Bizim yollara, köprülere ihtiyacımız var. İçme suyu, altyapı hizmetleri, okul, hastane ve spor komplekslerine ihtiyacımız var. Ulaşım sıkıntımız var. Ulaşım konusunda Türkiye'den teklif bekliyoruz. Türkiye ile Irak arasında 7 milyar dolarlık iş hacmi var, bunun 5 yıl içinde 2 katına çıkmasını arzuluyoruz." MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Vardan ise Irak'ın yeniden inşa edilmekte olduğunu, Irak ile olan ilişkilerin artırılması gerektiğini belirtti.Irak'ta insan hayatında gerekli olan her şeye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Vardan, iktidarın uyguladığı "komşularla sıfır sorun" politikasıyla başlayan iyi ilişkiler çerçevesinde, Irak'ın ihtiyaçlarının rahatlıkla karşılanabileceğini belirtti.Toplantıya, Türkiye'nin çeşitli kentlerinden MÜSİAD üyesi iş adamları ve MÜSİAD şube başkanları katıldı.
Milliyet
1,332,691
Ekonomi
'nun ardından , ve ülkeleri de Türk dizilerinin çekimine kapıldı. Yoğun iş trafiğinde bile Türk dizileri için mola veriliyor. Yönetim Kurulu Başkanvekili Şükrü Boydak, "İş görüşmeleri bile bu dizilerin saatine göre ayarlanıyor. Bazen yapacağımız bir anlaşma dizi için ertenelebiliyor. Örneğin 'da bir şirketin yöneticileri ile 10 milyon dolarlık bir iş anlaşması için buluştuk. Ama şirketin başkanı başladığı için masadan kalktı" dedi. Fas'a oyuncu götürecek Geçen hafta sonu 'in başkenti 'da Bellona mağazasının açılışına katılan Boydak, Türk dizilerinin satışları da arttırdığını söyledi. "44 ülkede de mağazalarımız var" diyen Boydak, yurtdışında yeni mağaza açılışlarında da bu rüzgarı değerlendireceklerini anlattı. Boydak Genel Müdürü Murat Bozdağ da şu açıklamayı yaptı: "Önümüzdeki günlerde Fas'ta mağaza açacağız. Açılışa dizisinin oyuncularından birini götürmeyi düşünüyoruz. ve pazarında da genişleme planımız var. Türk dizilerinin etkisini kullanacağız." 'da şirket aldı, karar bekliyor Rusya'da yapmak için uzun süredir şirket satın alma arayışlarını sürdüren grup, sonunda aradığı fabrikayı buldu. Rusya'da Vlademir şehrinde Polonyalı bir firmanın panel mobilya üretimi yapan fabrikasını almak üzere anlaşma yapan Boydak Grubu, Rusya'daki 'ndan çıkacak kararı bekliyor. Burada işlerin biraz yavaş işlediğine dikkat çeken Şükrü Boydak, "Kararın 2-3 ay içinde çıkmasını bekliyoruz. Hedefimiz bölgedeki üretimi buraya kaydırmak ve çevre ülkelere girmek" dedi. Öte yandan grup, Kuzey 'ta da bir tesis arayışında. Kuzey Irak'ta 15 mağazalarının bulunduğunu ve burada da üretim planladıklarını kaydeden Boydak, "Sünger ve yatak üreten bir tesis var. Burasını inceliyoruz" dedi. Boydak, Avrupalı firmalardan da 'bizi satın alın' teklifi aldıklarını belirtti. (Sevgi Sayar Başaran/Radikal)
Milliyet
1,329,302
Ekonomi
Muhtaç ve güçsüz 65 yaşını doldurmuş vatandaşlar ile özürlü vatandaşlara aylık bağlanmasına ilişkin usul ve şartlar yeniden belirlendi. İl ve ilçe idare kurulları, 2015'ten itibaren, verdikleri muhtaçlık kararlarını 5 yılda bir, yönetmelikte belirtilen hükümler çerçevesinde değerlendirecek.Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, "65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşları ile Özürlü ve Muhtaç Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik'i yeniledi. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan yeni yönetmelik 1 Aralık 2010'dan, "il ve ilçe idare kurullarının, verdikleri muhtaçlık kararlarını 5 yılda bir yönetmelikte belirtilen hükümler çerçevesinde değerlendirmesi"ne ilişkin yönetmelik maddesi ise ise 2015 yılından itibaren yürürlükte olacak.Yönetmelikte, "muhtaçlık aylığı"nın bağlanmasında, "2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'da belirtilen gösterge rakamının devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak tutardan daha az geliri olanlar" esas alınıyor.Yönetmelik, 65 yaşını doldurmuş, kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunmayan, sosyal güvenlik kurumlarından her ne ad altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan, nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, mahkeme kararıyla veya doğrudan bir mevzuat gereği bağlanmış herhangi devamlı bir gelire sahip bulunmayan ve muhtaçlık aylığının belirlenmesinde esas alınan tutardan daha az geliri olan Türk vatandaşlarını kapsıyor.Ayrıca, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı, yüzde 40 ile yüzde 69 arasında olan, özürlü olduklarını yetkili hastanelerden alacakları özürlü sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan 18 yaşını doldurmuş ve herhangi bir işe yerleştirilememiş olan özürlülerden; kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunmayan, sosyal güvenlik kurumlarından her ne ad altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan, nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, mahkeme kararıyla veya doğrudan bir mevzuat gereği bağlanmış herhangi devamlı bir gelire sahip bulunmayan ve her türlü gelirleri toplamının aylık ortalaması itibariyle muhtaçlık aylığının belirlenmesinde esas alınan tutardan daha az geliri olanlara, yönetmelik kapsamında aylık bağlanabilecek.Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı, yüzde 70 ve üzerinde olan, "başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede özürlü" kabul edilen özürlü olanlarda, aylık hakkından yararlanmak için "herhangi bir işe yerleştirilememiş olma" şartı aranmayacak.Sosyal güvenlik kurumlarından her ne ad altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan, nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan, mahkeme kararıyla veya doğrudan bir mevzuat gereği bağlanmış herhangi devamlı bir gelire sahip bulunmayan ve her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre muhtaçlık aylığının belirlenmesinde esas alınan tutardan daha az geliri olduğu halde, kanunen bakmakla yükümlü olduğu ve fiilen bakımını gerçekleştirdiği 18 yaşını tamamlamamış özürlü yakını olanlara ayrıca, "sosyal güvenlik kurumlarından yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardan özürlü olanların aldıkları aylık veya gelir toplamı tutarları özürlülük oranlarına göre yönetmelik kapsamında ödenecek olan aylık tutarından düşük olanlara" da yönetmelik kapsamında aylık bağlanabilecek.Yönetmeliğe göre, 2022 sayılı kanun uyarınca, kanunda belirtilen gösterge rakamının devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpılmasından bulunacak tutardan daha az geliri olanlar, "muhtaç" sayılıyor. Kanundaki gösterge rakamının, yılı merkezi yönetim bütçe kanununda farklı olarak tespit edilmesi halinde, bütçe kanunundaki gösterge rakamı uygulanacak.-MUHTAÇLIK YARDIMI ALABİLECEKLER Muhtaçlığına karar verileceklerin, "muhtaçlık sınırına" eşit veya üzerinde nafaka almaması, nafaka bağlanmamış olmakla birlikte, nafaka yükümlülerinin gelir durumu itibariyle aile fertlerinin sayısı ile ikametgahlarındaki sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmak suretiyle yapılacak inceleme sonucunda, nafaka yükümlüsünün 2022 sayılı kanuna göre aldığı aylık hariç olmak üzere, ilgiliye ayırabilecekleri yardım miktarının muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde olmaması gerekiyor.Ayrıca, "muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde ticari, zirai, serbest meslek kazancı, ücret, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, diğer kazanç, irat vb. geliri, tarımsal destek gelirinin olmaması, ilgili mevzuat çerçevesinde tedavi yardımları kapsamında yapılan yardımlar hariç olmak üzere, il veya ilçe sosyal hizmetler müdürlüklerinden, Vakıflar Genel Müdürlüğünden, il ve ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından veya mahalli idarelerden ödenen muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde sürekli nakdi yardım almaması" gerekiyor.Muhtaçlığın tespitinde bu gelir ve yardım tutarlarının toplamı da dikkate alınacak.Evli olanların aylık gelirlerinin hesabında, eşlerin 2022 sayılı kanuna göre aldıkları aylıklar hariç olmak üzere, her türlü mal ve gelirlerinden Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre aile masraflarına iştirak edebileceği miktar, ayrıca dikkate alınacak.Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından ödenen bakım ücreti, muhtaçlığın tespitinde bir gelir olarak dikkate alınmayacak.-MUHTAÇLIK KARARI, BAŞVURUDAN SONRA EN GEÇ 3 AY İÇİNDE VERİLECEK- Muhtaçlık, durumuna uygun başvuru formu ile yapılan başvuru üzerine, aylık başvurusunda bulunanların ADNKS'ye kayıtlı oldukları adreslerin bağlı bulunduğu il veya ilçe idare kurullarınca, sebepleri açıkça gösterilmek suretiyle belirlenecek.İl veya ilçe idare kurullarınca muhtaçlık kararı, başvuru tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde verilecek.Aylık talebinde bulunanlar veya gerekli hallerde bunların veli ya da vasileri tarafından doldurulup imzalanan başvuru formlarının değerlendirilmesine ilişkin kriterler de yönetmelikte yer aldı.Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı, yüzde 40 ile yüzde 69 arasında olanlar "özürlü", tüm vücut fonksiyon kaybı oranı yüzde 70 ve üzerinde olanlar ise "başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede özürlü" olarak kabul ediliyor.-MUHTAÇLIK AYLIĞINDAN YARARLANAMAYACAKLAR- "Sosyal güvenlik kurumlarından yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardan özürlü olanların aldıkları aylık veya gelir toplamı tutarları özürlülük oranlarına göre yönetmelik kapsamında ödenecek olan aylık tutarından düşük olanlar" hariç olmak üzere, hangi ad altında olursa olsun sosyal güvenlik kurumlarından bir gelir veya aylık hakkından faydalananlar ile isteğe bağlı prim ödeyenler dahil olmak üzere başvuru tarihi itibariyle sosyal güvenlik kurumlarına uzun vadeli sigorta kolları ya da genel sağlık sigortası kapsamında prim ödeyenler muhtaçlık aylığından yararlanamayacak."Muhtaçlık sınırına" eşit veya üzerinde nafaka bağlanmış veya bağlanması mümkün olanlar, mahkeme kararıyla veya bir mevzuat gereği bağlanmış muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde devamlı bir geliri bulunanlar, Borçlar Kanunu'na göre malları ve gelirleri devredilerek bir sözleşmeyle gerçek veya tüzel kişilerce kendilerine bakılanlar, taşınır ve taşınmazlarından dolayı muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde geliri olanlar ile gelir sağlaması mümkün olanlar, herhangi bir şekilde muhtaçlık sınırına eşit veya üzerinde devamlı gelir sağlayan ya da sağlaması mümkün olanlar da bu uygulamadan yararlanamayacak.Kamu kurum ve kuruluşlarında iaşe ve ibateleri dahil olmak üzere sürekli bakımı yapılan veya yaptırılanlardan, mevzuatı gereği kendilerine muhtaçlık sınırına eşit veya daha fazla gelir, harçlık, aylık ve benzeri adlarla düzenli olarak ödeme yapılanlar hakkında da yönetmelik uygulanmayacak.Aylık farkı almaya hak kazanacak şekilde özürlü olduğunu belgeleyen ve sosyal güvenlik kurumlarından yetim olarak aylık veya gelir almakta olan çocuklardan, aldıkları aylık ya da gelir toplamı tutarları özürlülük derecelerine göre yönetmelik kapsamında ödenebilecek olan aylık tutarından düşük olanlara, yönetmelikle belirlenen diğer şartlar aranmaksızın aradaki fark ödenecek. Sosyal güvenlik kurumlarından birden fazla aylık veya gelir alanlara ise yalnızca tercih edecekleri bir aylık veya gelir için fark ödemesi yapılacak.-ÖDEME DÖNEMLERİNİ SGK BELİRLEYECEK, 2 YIL AYLIĞINI ALMAYANLARIN AYLIĞI KESİLECEK- Aylıkların ödeme gün ve dönemleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenecek. Eski yönetmelik uyarınca bu ödemeler, 1 Mart'tan başlamak üzere, 3'er aylık dönemler itibariyle peşin olarak yapılıyordu.Bağlanan aylıklar veya aylık farkları, "aylık sahibinin ölümü, feragatı, Türk vatandaşlığından çıkarılması, Türk vatandaşlığını muhafaza edenler hariç yabancı memleket uyruğuna girmesi, muhtaçlığının kalkması, özürlülük oranının yüzde 40'ın altına düşmesi, özürlünün 18 yaşını tamamlaması, özürlü bakım ilişkisinin fiilen gerçekleşmediğinin belirlenmesi, sosyal güvenlik kurumlarından ödenmekte olan yetim aylığı veya gelirinin kesilmesi, özürlülerin bir işte çalışmaya başlaması veya sosyal güvenlik kurumlarına uzun vadeli sigorta kolları ya da genel sağlık sigortası kapsamında prim ödemesi ve aylığın 2 yıl boyunca aralıksız olarak alınmaması, aylıktan faydalanamamaya ilişkin hususların mevcut olduğunun tespit edilmesi" hallerinde, bu durumların meydana geldiği tarihi takip eden ilk ödeme döneminden itibaren kesilecek.Özürlülük durumu sürekli olanların 18 yaşını doldurması halinde, aylık bağlanma talepleri yeniden değerlendirilecek.Aylık talebinde bulunanlardan, başvuru tarihinden itibaren 5 yıllık dönem içerisinde, kendilerinden kaynaklanan nedenlerle, talepleri sonuçlandırılamayanların dosyaları işlemden kaldırılacak.
Milliyet
1,332,706
Ekonomi
'de, 2010 yılı Ocak-Ekim döneminde , satış ve ihracatı arttı. Öte yandan otomobil sınıfında ithalatın pazar payı aynı dönemde yüzde 69 oldu. (OSD) verilerine göre, 2010 yılının Ocak-Ekim döneminde toplam pazar, 2009 yılı aynı dönemine göre yüzde 23,2 oranında artarak 561 bin adet düzeyinde gerçekleşti. 2010 yıl Ocak-Ekim döneminde otomobil satışları, 2009 yılı aynı dönemine göre yüzde 22,2 oranında artarak 360 bin 262 adet düzeyine yükseldi. Bu yılın ilk 10 ayında toplam otomobil satışları geçen yıla göre yüzde 22,2 yerli otomobil satışları yüzde 12,9 ithal otomobil satışları ise yüzde 26,8 oranında arttı. Raporda, "İthalatın pazar payı 2010 yılı Ocak-Ekim döneminde yüzde 69 gibi çok yüksek bir oranda gerçekleşti" ifadesine yer verildi. 2010 yılı Ocak-Ekim döneminde, toplam hafif ticari araç satışları yüzde 22,6 ithal hafif ticari araç satışları yüzde 38,8 yerli hafif ticari araç satışları ise yüzde 13,7 oranında arttı. İthalatın bu pazardaki pazar payı ise 2009 yılında yüzde 40 oldu. -ÜRETİM- 2010 yılı Ocak-Ekim döneminde toplam 893 bin adet taşıt aracı üretildi. Bu yılın ilk 10 ayında toplam üretim, 2009 yılı aynı dönemine göre yüzde 27,7 oranında arttı. Söz konusu dönemde, üretimin yüzde 71'ini oluşturan 630 bin taşıt aracı ihracatı gerçekleştirildi. Bu yılın Ocak-Ekim döneminde otomobil üretimi, 2009 yılı aynı dönemine göre yüzde 19 oranında artarak 501 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Aynı dönemde, traktör üretimi yüzde 109 oranında artarak 24.573 adet oldu. ve yurt içi pazardaki artışa bağlı olarak Ocak-Ekim döneminde üretim küçük kamyonda yüzde 525, büyük kamyonda yüzde 162, minibüste yüzde 43, kamyonette yüzde 38 ve midibüste yüzde 10 oranında arttı. Otobüs üretiminde düşüş yüzde 15 oranında gerçekleşti. -İHRACAT- Ocak-Ekim döneminde 371 bin adedi otomobil olmak üzere, toplam 630 bin 943 adet taşıt ihraç edildi. Söz konusu dönemde gerçekleşen taşıt aracı ihracatı, 2009 yılına aynı dönemine göre yüzde 25,3 oranında arttı. 2010 Ocak-Ekim döneminde toplam taşıt aracı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttı ve 631 bin adet oldu. 2Üynı dönemde otomobil ihracatı ise yüzde 16,3 oranında arttı ve 371 bin 262 adete yükseldi. Ticari araç ihracatı ise yüzde 41 artış ile 260 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Traktör ihracatı ise yüzde 20 oranında yükseldi ve 8.121 adet düzeyinde gerçekleşti. -DEĞERLENDİRME- raporunda yer verilen değerlendirmede, 2010 yılının ilk aylarında otomobil satışlarının bir miktar gerilemesine karşılık daha sonra talep artışının süreklilik kazandığı ve ekim ayında da talepteki hareketliliğin, genişleyen kredi piyasalarının olumlu etkisine bağlı olarak devam etttiği, eylül ayına göre ekim ayında toplam pazarın yüzde 15, otomobil pazarının ise yüzde 13 oranında arttığı yinelendi. Değerlendirmede, şunlar kaydedildi: "2009 yılına kıyasla 2010 yılı Ekim ayında toplam ve otomobil pazarındaki önemli artış, teşvikinin 2009 yılı Eylül ayında sona ermesi nedeni ile Ekim ayındaki talepteki düşüşten kaynaklanmaktadır. Ancak baz etkisi de giderek azalmaktadır. 2010 yılı ilk 10 aylık dönemde hafif ticari araç pazarındaki artış yüzde 23 düzeyinde gerçekleşti, bir önceki yılın ayını ayına göre pazar Ekim ayında aynı nedenlerle yüzde 254 gibi önemli oranda arttı. Nisan ayında ağır ticari araç pazarında özellikle kamyon talebinde başlayan hareketlilik Ekim ayında da devam etti. Buna bağlı olarak 2010 yılı Ocak-Ekim döneminde ağır ticari araçlar pazarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 50 oranında arttı. Yatırım malı olan ticari araç talebindeki artışlar, gelecek ile ilgili olumlu beklentilerin geliştiğini de göstermektedir. Ancak otobüs pazarındaki keskin düşüş devam ediyor, bir önceki yıl aynı döneme göre 2010 Ocak-Ekim döneminde talepteki düşüş yüzde 19 düzeyinde bulunuyor. 2010 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yıla göre, toplam otomotiv sanayi ihracatındaki artış yüzde 25,3 otomobil ihracatındaki artış ise yüzde 16,3 düzeyindedir. Bunun da sonucu toplam üretim yüzde 27,7 ve otomobil üretimi yüzde 19,2 oranında arttı. Özellikle üretim artışında ihracattaki artışların doğrudan etkili olduğu görülüyor. 2009 yılı aynı ayına göre ekim ayında toplam ihracat yüzde 2,3 arttı, ancak otomobil ihracatı yüzde 4,4 oranında azaldı."
Milliyet
1,330,477
Ekonomi
6 bin 500 çalışanı bulunan Yaşar Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, "Hiçbir zaman kaliteden taviz vermedik. Ülkemize birçok ilki kazandırdık. Yeni iş kurmanın güçlüklerini yaşadık. Ama değerlerimiz bizi hep en iyiyi yapmaya yönlendirdi. Şimdi ise yarattığımız markaları nasıl dünyamızda daha fazla insana hizmet sunar hale getiririz, bunlarla ilgili çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz" dedi. Yiğitbaşı, "Bu doğrultuda spora verdiğimiz destek, eğitim yatırımlarımız, arkeolojiye olan katkılarımız ile Pınar Kido Resim Yarışması, Pınar Kido Çocuk Tiyatrosu ve DYO Resim Yarışması faaliyetlerimiz aralıksız sürdürülmektedir" diye konuştu.
Milliyet
1,328,818
Ekonomi
'nın 'deki fabrikasında üretilen Verso, otomobil üreticisinin 'da sattığı 20 milyonuncu otomobil oldu. Toyota Sanayi Türkiye A.Ş'den yapılan açıklamaya göre, Toyota'nın Türkiye'deki fabrikasında üretilen Toyota Verso marka otomobil, 'da satıldı. Toyota'nın Avrupa'da sattığı 20 milyonuncu otomobil olan Toyota Verso, İspanya'da düzenlenen törenle alıcısına teslim edildi. Otomobilin teslim töreninde konuşan Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi (CEO) Orhan Özer, Avrupa'da satılan 20 milyonuncu Toyota'nın Verso olmasından gurur duyduklarını belirterek, "1994 yılından beri faaliyetini sürdüren şirketimizde yüksek kaliteli üretim ve güvenirlik artık bir gelenek haline gelmiştir. Bugün Toyota Verso sahibi olarak Toyota ailesine katılan değerli alıcılar, çevreye duyarlı, üstün kaliteli ve sürüş keyfini doyasıya yaşayacakları bir aracı tercih etmiş olmaktadırlar. Bu tercihlerinden ötürü kendilerine teşekkür ederim." dedi.
Milliyet
1,333,375
Ekonomi
Çin'in dış ticaret fazlası, ekim ayında bu yılın ikinci büyük rakamı olan 27 milyar dolara çıktı.Ekim ayında Çin'in ihracatı yüzde 22,9 artarak 135,9 milyar dolara, ithalatı ise yüzde 25,3 artışla 108,8 milyar dolara ulaştı.Eylül ayında Çin'in dış ticaret fazlası 16,9 milyar dolardı. Bu yıl Çin en yüksek dış ticaret fazlasını 28,7 milyar dolarla temmuz ayında verdi.Dış ticaret fazlasındaki artış, ABD'nin, Çin'in para birimi yuanı değerinin altında tuttuğu yönündeki eleştirileri artırabilir. Eleştiriler, yuanın ABD Doları karşısında değerinin yüzde 40 altında tutulduğu konusunda yoğunlaşıyor.Çin hükümeti, haziran ayında yuanın değerini daha esnek bırakacağı taahhüdünde bulunmuştu, ancak o zamandan bu yana yuanın değerinde çok küçük bir artış yaşandı.Ticari dengesizlikler ve para birimlerine yapılan manüplasyon, Güney Kore'de yapılacak G20 Liderler Zirvesi'nin ana konusunu oluşturacak.Çin, dış ticaret fazlası vermesine karşın büyüme hızında yavaşlama kaydediyor. Büyüme Eylül ayında biten üç ayda yüzde 9,6'ya gerilerken, önceki çeyrekte yüzde 10,3 idi. Dünya Bankasına göre, gelecek yıl Çin yüzde 8,7 büyüyecek.Çin İthalat-İhracat Bankası Başkanı Li Ruogu, yuanın değerindeki hızlı artışın kitlesel iş kayıplarına yol açabileceğini, bu durumda batılı ülkelerin milyonlarca Çinli göçmeni kabul etmeye hazır olması gerektiğini kaydetti.Politik olarak hassas bir konu olan Çin'in ABD ve Avrupa ülkeleriyle yaptığı dış ticarete ilişkin veriler açıklanmadı. Ancak ABD verilerine göre, ABD'nin Çin ile yapılan ticaretten doğan açığı eylül ayında 28 milyar dolara çıktı.Dünya Bankası ve özel sektör analistlerine göre, önemli yapısal bir değişiklik gerçekleşmediği sürece Çin'in dış ticaret fazlası önümüzdeki yıllarda artmayı sürdürecek.UBS, bu yıl için fazlanın 200 milyar dolar, gelecek yıl içinse 220 milyar dolar olmasını bekliyor.
Milliyet
1,333,355
Ekonomi
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 1,37 oranında değer yitirdi.İMKB 100 Endeksi, ikinci seansta 836,51 puan düşerek 70.561,03 puandan kapandı. Hisse senetleri ikinci seansta ortalama yüzde 1,17 oranında geriledi.İlk seanstaki 145,72 puanlık düşüş dikkate alındığında, borsa endeksi günün tamamında 982,23 puan düştü.Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 1,37 değer yitirdi.
Milliyet
1,327,848
Ekonomi
Toyota'nın Türkiye'deki fabrikasında üretilen Verso, Japon otomobil üreticisinin Avrupa'da sattığı 20 milyonuncu otomobil oldu.Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş'den yapılan açıklamaya göre, Toyota'nın Türkiye'deki fabrikasında üretilen Toyota Verso marka otomobil, İspanya'da satıldı.Toyota'nın Avrupa'da sattığı 20 milyonuncu otomobil olan Toyota Verso, İspanya'da düzenlenen törenle alıcısına teslim edildi.Otomobilin teslim töreninde konuşan Toyota Türkiye Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi (CEO) Orhan Özer, Avrupa'da satılan 20 milyonuncu Toyota'nın Verso olmasından gurur duyduklarını belirterek, "1994 yılından beri üretim faaliyetini sürdüren şirketimizde yüksek kaliteli üretim ve güvenirlik artık bir gelenek haline gelmiştir. Bugün Toyota Verso sahibi olarak Toyota ailesine katılan değerli alıcılar, çevreye duyarlı, üstün kaliteli ve sürüş keyfini doyasıya yaşayacakları bir aracı tercih etmiş olmaktadırlar. Bu tercihlerinden ötürü kendilerine teşekkür ederim." dedi.
Milliyet
1,332,696
Ekonomi
İSTANBUL AA 'ın zarara uğratılmasıyla ilgili olarak bankanın eski sahibi ile oğlu Şevket Önay Bilgin'in de aralarında bulunduğu 27 sanığın yargılanmasına devam edildi. 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Dinç Bilgin ve oğlu Şevket Önay Bilgin'in de aralarında yer aldığı 15 tutuksuz sanık katıldı. Tasarruf Mevduatı Fonu (TMSF) avukatı Nihan Eratik, Hukuk İşleri Daire Başkanlığı Grup Koordinatörü Sami Türker imzasıyla, söz konusu kamu davası ve bu dava ile birleşen davalardan müdahillikten çekildiğine dair bir beyan hazırladığını ve bunu dosyaya ibraz ettiklerini belirtti. Etibank, 'ye geçtiğinde yaklaşık 400 milyon dolarlık bir borç çıkartılmıştı. Bilgin grubu yönetimindeki - Sabah'ın satışında ise TMSF'nin kasasına 1.5 milyar para girmişti. 'Hukuki yarar kalmadı' Dünkü duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu, TMSF Hukuk İşleri Daire Başkanlığı'nın ibraz ettiği yazıda, "ilgili borçlu gruba ait mal varlığının satışından elde edilen tutarlarla, sıra cetveli kesinleştiğinde kamu alacağının tahsil edilmiş olacağı, Dinç Bilgin ve Şevket Bilgin tarafından TMSF'ye yazılan ibranameleri içeren taahhütname dikkate alınarak, müdahillikte hukuki yarar kalmaması gerekçesiyle, alacağımız ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile söz konusu davadan ve bu dava ile birleşen tüm davalardan müdahillikten çekildiğimizi beyan ediyoruz" şeklinde açıklama bulunduğunu ifade etti. Dinç Bilgin ve 'in avukatı Asım İplikçioğlu, gelen yazı cevabına bir diyeceklerinin olmadığını belirterek, "Ancak mahkeme uygun gördüğü takdirde, çok kısa bir süre talep edip, bu konudaki beyanlarımızı açıklamak isteriz" dedi. Duruşma ertelendi Selamettin Celep, TMSF adına yazılan yazı ve vekilinin duruşmada bunun teyidi sebebiyle daha önce verilen kurum katılma kararının kaldırılmasına karar verilmesini istedi. TMSF'nin müdahillik sıfatını kaldıran mahkeme heyeti, TMSF'den gelen yazıda ibraname ve taahhütnamelerden bahsedildiğinden, sanıklar Dinç Bilgin ve Şevket Bilgin vekiline yazıyı inceleyip beyanda bulunmak üzere süre verilmesini kararlaştırarak duruşmayı erteledi.   İŞTE O BELGE TMSF müdahillikten çekilme yazısını dün mahkeme heyetine sundu.
Milliyet
1,338,089
Ekonomi
LEVENT KÖPRÜLÜ Beş yıllık toplam tutarı yaklaşık 750 milyon dolar olan ihalenin sonucu, 2011 Ocak sonuna kadar 600 bin taksi yolcusunun oyları ve New York Taksi ve Limuzin Komisyonu'nun (TLC) değerlendirmesiyle belli olacak. Önceki gün New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg, "Geleceğin Taksisi" için Karsan'ın geliştirdiği "V1"'in yanı sıra Ford Otosan'ın Gölcük fabrikasında ürettiği Transit Connect'in taksi versiyonu ve Nissan'ın NV200'den geliştirdiği modelin finale kaldığını açıkladı. Belediyenin internet sitesinde ödüllü anket başlatılırken, ankete katılanlar arasından şanslı bir kişi, "5 bin dolarlık bedava taksi çeki" kazanacak. Ankette halktan, yakıt ekonomisi, iç mekan genişliği, iniş-biniş rahatlığı, araçtaki elektronik aletler gibi unsurların bir önem sırasında konulması isteniyor."En iyi teklifi isteyecekler"Finale kaldıkları için büyük onur duyduklarını söyleyen Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, bundan sonraki aşamada kendilerinden en iyi teklifin isteneceğini belirtti ve "Bu fiyat da olabilir, tasarım da. Ayrıca firmaların hakkındaki yorumları da paylaşacaklar sanıyorum. Bu süreç bir ay kadar sürer ve sonuç 2011 Ocak ayında ortaya çıkar" dedi. İhalenin gidişatının biraz da Belediye Başkanı'nın halktan ve ilgili kesimlerden alacağı tepkilere de bağlı olduğunu söyleyen Nahum, "Bloomberg, ihalenin normal şekilde sonuçlanabileceği gibi, yeniden açılabileceğini de telafuz ediyor. Sanırım siyasi yükümlülüm altına girmek istemiyor olabilir" diye konuştu. Fuarda sergiledikleri taksi prototipini New York'a götürüp götürmeme konusunda henüz bir karar vermediklerini ifade eden Nahum, "New York kararı ne olursa olsun, biz bu aracı geliştireceğimizi söylemiştik. Planladığımız gibi devam ediyoruz. Şu sıra iç mekanını geliştiriyoruz" dedi. Nahum, bu projenin tüm dünyaya yönelik konforlu, modern bir taksi yaratılmasına imkan tanıyacağının da altını çizdi. Karsan, ihaleyi kazanırsa aracı Türkiye'de üretecek, New York'ta tamir, bakım ve eğitim amacıyla 40 bin metrekarelik tesis inşa edecek. Bu tesiste 100 kişi çalıştırılacak. New York'ta 13 bin 237 lisanslı taksi bulunduğu belirtilirken, ihale, 24 bin 500 aracı kapsıyor. Finale kalamayan firmalar arasında General Motors'un da bulunduğu ve aracının konfor düzeyi en düşük model olduğu kaydediliyor.
Milliyet
1,324,784
Ekonomi
Merkez Bankası, önümüzdeki aylarda enflasyonun kademeli olarak düşmeye devam etmesinin beklendiğini bildirdi.Merkez Bankası "Ekim Ayı Fiyat Gelişmeleri" başlıklı açıklamasıyla Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından dün yayımlanan ekim ayına ilişkin fiyat artışlarını değerlendirdi.Ekim ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,83 oranında arttığı, yıllık enflasyonun da 0,62 puan azalarak yüzde 8,62 olduğu ifade edilen açıklamada, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yüksek oranlı artışların sürmesinin enflasyondaki düşüşü sınırladığı belirtildi.Gıda haricindeki alt gruplarda enflasyonun genelde olumlu bir eğilim sergilediği, hizmet grubu yıllık enflasyonundaki istikrarlı gerilemeye paralel olarak temel enflasyon göstergelerinin orta vadeli hedeflerle uyumlu seyrini sürdürdüğü ifade edilen açıklamada, "Önümüzdeki aylarda enflasyonun kademeli olarak düşmeye devam etmesi beklenmektedir" denildi.Açıklamada, hizmet grubu yıllık enflasyonunda grup geneline yayılan istikrarlı yavaşlamanın ekim ayında da devam ettiği, talep koşullarına görece daha duyarlı olan yemek ve ulaştırma hariç hizmet grubunda fiyatların son 3 ayda sabit seyrederken, grup yıllık enflasyonunun yüzde 1,24'e gerilediği kaydedildi.Haberleşme hizmetleri fiyatlarındaki azalış eğiliminin sürdüğü ifade edilen açıklamada, et fiyatlarındaki yüksek artışların yemek hizmetleri fiyatlarını ekim ayında olumsuz etkilediğinin gözlendiği belirtildi.Enerji fiyatlarının ekim ayında yüzde 0,20 ile sınırlı bir oranda yükseldiği, bu artışın belirleyicisinin; uluslararası petrol fiyatlarına bağlı olarak düşük oranda artan akaryakıt fiyatları olduğu bildirilen açıklamada, grup yıllık enflasyonunun ise geçen yılın aynı döneminde önemli oranda yükselen elektrik tarifelerinin oluşturduğu bazın ortadan kalkmasıyla 2,5 puan azalarak yüzde 8,08 seviyesinde gerçekleştiği vurgulandı.Açıklamada, temel mal (gıda, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın dışında kalan mallar) fiyatlarının yıllık artış oranının yüzde 1,25 oranına gerilediğine işaret edilerek, "Bu gelişmede, 2009 yılı içinde gerçekleştirilen geçici vergi ayarlamalarının oluşturduğu bazın sona ermesinin etkisi hissedilse de vergiden arındırılmış göstergenin yıllık enflasyonu gerilemeye devam etmiştir.Nitekim, bu dönemde dayanıklı mal (altın hariç) grubu fiyatları aşağı yönlü seyrini sürdürürken düşüş eğiliminin alt grupların geneline yayıldığı dikkat çekmektedir. Giyim ve ayakkabı grubunda ise yeni sezon fiyat artışları son yıllardaki mevsimsel ortalamaların altında kalmıştır" denildi.-DOMATES FİYATLARI- Açıklamaya göre, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki yükselişte, başta fiyatları keskin bir artış kaydeden domates olmak üzere sebze grubu fiyatları etkili oldu. Sera ürünlerinin piyasaya girmesiyle ürün arzında gözlenmeye başlanan artışla yakın dönemde domates fiyatlarında aşağı yönlü ciddi bir düzeltme gözlenebilecek.Tavuk eti fiyatlarındaki yüzde 5,60'lık azalışa karşın kırmızı et fiyatlarındaki artışın yüzde 1,60 ile devam ettiği kaydedilen açıklamada, bu artışların işlenmiş et fiyatlarına olan yansımalarının hızlandığı ve işlenmiş et fiyatlarının yüzde 3,07 oranında arttığı ifade edildi.Merkez Bankası açıklamasında ekim ayında üretici fiyatlarının yüzde 1,21 oranında arttığı ve yıllık enflasyonun yüzde 9,92'ye yükseldiği hatırlatıldı.Tarım fiyatlarının yüzde 6,59 ile oldukça yüksek bir oranda arttığı, bu gelişmede başta domates olmak üzere sebze grubu fiyatlarının belirleyici olduğu, canlı hayvan fiyatlarında süregelen artışların da hızlandığı kaydedildi.
Milliyet
1,331,240
Ekonomi
NEŞE KARANFİL / RadikalHükümet işsizlik maaşını hem daha kolay vermeye hem de miktarını yükseltmeye hazırlanıyor.Düzenlemenin 2011 yılındaki genel seçimden önce hayata geçirilmesi planlanıyor. Edinilen bilgiye göre, bizzat Devlet Bakanı Ali Babacan bu projeyle ilgileniyor. Babacan son dönemde vergi ve SSK prim borçlarının yapılandırılması ile de yakından ilgilenmişti.İşsizlik Sigortası Fonu'nun büyüklüğü bu yılın sonunda 46.6 milyar liraya çıkacak. Fon'un toplam varlığının 2011'de 53.7 milyar liraya çıkması bekleniyor. Babacan'ın yürüttüğü projede öncelikle yararlanma koşulları ele alınacak. Şu anda kendi kusuru dışında işten atılan bir kişinin işten atılmadan önce 120 gün boyunca, son 3 yıl içinde de en az 600 gün prim ödemiş olması gerekiyor.Özellikle işten atılmadan önceki 120 gün prim ödeme şartı birçok işsizin maaş almasına engel.Yine mevcut sistemde geriye dönük 3 yıl içinde 600 gün sigorta primi ödenmişse 6 ay, 3 yıl geriye dönük 900 gün prim ödenmişse 8 ay, 3 yıl içinde geriye dönük 1080 gün prim ödenmişse 10 ay maaş alınabiliyor. İşsizlik maaşı da son 4 aydaki ücrete göre hesaplanıyor.
Milliyet
1,343,276
Ekonomi
EMLAK - TEBERNÜŞ KİREÇCİ30 yıldan beri Ege Bölgesi'nde yazlık inşa eden Artev  Gayrimenkul, bugüne kadar 40'tan fazla  konut projesine ek olarak gerçekleştirdiği Kuşadası İnternational Golf Resort ile dünya golfçülerini Türkiye'ye çekmek istiyor. Özyer Grup'a bağlı olarak bu zamana kadar inşa ettikleri 5  bine yakın konutun 3  binden fazlasını yabancılara sattıklarını dile getiren Satış ve Pazarlama Uzmanı Önder Dağ , Türkiye'de yabancılara yönelik en  fazla satışı gerçekleştiren şirket olduklarını dile getirdi. Mayıs 2011'de 780 konutunu teslim edecekleri Türkiye'nin ilk ev alınabilen 18 delikli  şampiyona sahasını inşa ettiklerini belirten Dağ, Türkiye'den yazlık alan yabancılar hakkında da detaylı bilgiler verdi.Mayısta geleceklerFethiye, Bodrum, Kuşadası, Göcek, Dalaman, Kalkan  ve Didim'de  yazlık konut inşa ettiklerinin altını çizen Dağ, "Şu an yaklaşık 900 civarında konutun inşası devam ediyor. Bunların 780'i Kuşadası İnternational Golf Resort'ta bulunuyor. Buradaki konutları Mayıs 2011'de sahiplerine teslim edeceğiz" diye konuştu. Bu projede yatırımcılara ve golf sporuna gönül verenlere hitap ettiklerini açıklayan Dağ, şunları söyledi:"Kuşadası'nda golf oyun stratejisi açısından en iddialı projelerinden birini hayata geçiriyoruz. Burada inşa ettiğimiz 650 bin metrekarelik saha, Amerikan standartlarına  sahip. Uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapabilecek şampiyona sahası niteliğindeki bu saha engebeli bir arazide yer alıyor. En  önemli  özelliği deniz seviyesinden 250 metre yüksek oluşu. Ayrıca delikler arası yükseklik farkı 120 metrenin  üstünde olduğu için Türkiye'nin en zor sahası olacak. Buda  zor etapları seven uluslararası golf oyuncularının turnuvalarına ev sahipliği yapmamız anlamına geliyor."'Golfçülerin uğrak yeri olacak'Sahanın yakınındaki evlerde kiralama oranının yüksek olacağını belirterek Kuşadası İnternational Golf Resort hakkında bilgi veren Dağ, projenin 2200 konuttan oluştuğunu söyleyerek, "İnşaata 2009'da başladık. Konutların 780 tanesi ve hemen yanındaki golf sahasının ilk 9 deliği Mayıs 2011'de hizmete girecek. Sahanın kalan 9 delikli ikinci etabı ise Mayıs 2012'de kullanıma açılacak" diye konuştu. Golf sahasına çok yakın oldukları için olduğunu belirten Dağ, "Golf turnuvaları yılın 48 haftasına yayılacak. Bu durumda kiralama periyodunun yüksek olduğunu ve yatırımcılara hitap edildiğini söyleyebilirim" dedi.Hangi ülkenin vatandaşı hangi yazlığı nasıl alıyor?30 yıldan bu yana yabancılara konut sattıkları için bu konuda iyi deneyime sahip olduklarını dile getiren Önder Dağ, yabancıların Türkiye'de gayrimenkul alırken ülkelerine göre farklı farklı davrandıklarını söylüyor. Dağ'ın bu zamana kadarki gözlemleri şöyle:İngilizler:  Küçük mekanları ve havuzu  severler. Denize önem vermezler. Araştırmadan, çabuk karar verirler ve çok kolay vazgeçerler. En fazla iptal İngilizlerde yaşanır. Memnun edilmeleri zordur.Hollandalılar ve Belçikalılar: Fiyata  çok dikkat ederler, çok araştırmacı ve detaycıdırlar. Zor alıp kolay vazgeçmezler. En iyiyi en ucuza isterler.Ruslar: Pazarlık yapmazlar. Beğenmeleri çok önemlidir. Konutun kalitesi, denize sıfır ve müstakil olması çok önemlidir. Ödeme konusunda  en az sorunun yaşandığı millettir.Almanlar ve Avusturyalılar: Alım kararını zor verirler. Lüks düşkünü ve beklentileri  çok yüksektir. İstenen fiyatı ödeyebilirler ama kaliteyi iyi araştırırlar.İsveç ve Norveçliler: Çok dikkatli ve detaycıdırlar. Ev alırken kılı kırk yararlar. Beğendiklerinde pazarlık yapmazlar. Mantıklı hareket ederler. Güneşin altında 2-3 saat kalmaları karar vermelerini kolaylaştırır.Fransızlar: Lokasyonu beğendirmek zordur. Bu yüzden konuttan ziyade çevredeki doğa, tarih ve diğer önemli şeyleri  önplana çıkartmak gerekir. Saatlerce pazarlık yaparlar.Amerikalılar:  Çok rahattırlar,  kolay ikna edilebilirler, duygusal hareket ederler. Beğendiklerinde alırlar.Azeriler: Türkiye'ye hayranlar. Makul  oranda pazarlık yaparlar ve kolay beğenirler. Altyapı, lokasyon ve deniz önemlidir. Kendi ülkeleri çok estiğinden  rüzgarsız  bölgeleri tercih ederler.Ukraynalılar: Davranış eğilimleri Ruslar'a  çok benzer ama alım güçleri Ruslar kadar değildir. Doğallık ve teknoloji bu Adres'te Doğallığı ve yeşilliği projelerinde mutlaka değerlendiren Dumankaya, Tuzla'daki Adres Lobi'de her katta teras bahçeleri bulunan bir konsept izlediFİYATLAR HANGİ DÜZEYDE: Konut fiyatı: 57 bin TL ile 226 bin TL arasında.Projedeki binaların kat yükseklikleri: 10.Proje yaşayacak insan sayısı: Bin kişi.ULAŞIM AVANTAJLARI:En yakın okullar: Gülizar Zeki Oktan İlköğretim Okulu sekiz kilometre, Koç Lisesi 15 kilometre, Pendik Lisesi 10 kilometre.En yakın poliklinik ve hastaneler:  Esenyalı Sağlık Ocağı dört kilometre, Pendik Devlet Hastanesi 10 kilometre.En yakın alışveriş merkezi: Neomarin beş kilometre, Pendorya yedi kilometre, Viaport sekiz kilometre.Sabiha Gökçen Havaalanı'na uzaklığı: Sekiz kilometre.Anayollara mesafesi: TEM Kurtköy gişelerine 12 kilometre.NASIL BİR YAŞAM SUNUYOR?Projenin ana merkezi projeye de adını veren lobisi. Yüksek tavanlı bu lobi siteye ana girişi sağlıyor ve kapsamlı bir lobi hizmeti veriyor. Lobinin iki yanında kafeterya, fitness center, sauna ve hamam ile toplantı salonu gibi sosyal donatı alanları bulunuyor. Lobiye yakın dış cephede semt çarşısı yer alıyor. Bunun yanı sıra yeşil alanlara geniş yer ayrılan projede, 350 metrekare açık yüzme havuzu, çocuk havuzu, çocuk oyun alanı, mini basketbol sahası, yansıma havuzları, yürüyüş ve koşu parkurları, 24 saat güvenlik bulunuyor.Her katta teras bahçelerin bulunduğu Adres Lobi'de dairelere en son bilişim teknolojisi hizmetleri sunuluyor. Bu teknik özellikler projenin en ayırt edici özelliklerini oluştururken her daireye kapalı devre yayın ve iletişim platformu kurularak teknolojiden en üst seviyede yararlanıyor.Dumankaya Adres Lobi'de anneler ve babalar için sosyal donatı alanları tavsiye edilirken toplantı salonları da görüşmelerin sağlığı için önemli bir yer işgal ediyor. 'Asıl sorumlular kamu kurumlarıdır'Kentsel dönüşümün tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için asıl sorumluların kamu kurumları olduğuna değinen Fi Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Fikret İnan, yapılacak kanunlarla kent merkezlerinde eski yapıların yıkılarak yerine her türlü sosyal donatının yer aldığı konutların yapılmasını tavsiye ediyor.İstanbul'da şehir merkezindeki yapıların eski ve depreme dayanıksız olduğunu belirten İnan, "Binaların çoğunluğunun otoparkı bulunmadığı için araçlar sokaklara park ederek geçiş yollarını daraltmakta ve gözü rahatsız eden bir görüntü ortaya çıkarmakta" diye konuşuyor. Bu binaların yıkılması gerektiğini tavsiye eden İnan, "Yıkılan binaların yerine her türlü sosyal donatısı ve kapalı otoparkı olan, depreme dayanıklı binaların yapılması gerek" diyor. İnan, böyle bir dönüşüm gerçekleştiği takdirde kentnle birlikte müteahhit ve evi yenilenip daha çok değerlendiği için ev sahibinin kazanacağını iddia ediyor. Kentsel dönüşümün çok ağır ve aksak ilerlediğinin altını çizen İnan, bir binanın yıkılıp yeniden yapabilmesi için bütün mülk sahiplerinin onayının gerektiğini ifade ederek, "Bir kişi bile onay vermezse o binayı yıkamıyorsunuz. Yapılacak yasal düzenlemeyle çoğunluğun sağlanması ile binanın yıkılması gerekiyor" diye konuşuyor.Kentsel dönüşüm konusunda yapılması gereken en önemli konulardan birisinin de parsel birleştirmesi olduğuna dikkat çeken İnan, "Birkaç binanın içinde bulunduğu küçük parsellerin birleştirilmesi ve daha büyük projelerin hayata geçirilmesi için gerekli teşvikler yapılmalı. Bu konuda asıl görev kamunun" diyerek sözlerini bitiriyor.Fikret İnan'ın dönüşüm reçetesi:1- Yapılacak ilk iş yasal düzenleme.2- Şehir merkezindeki binaların yıkılıp yerine içinde her türlü sosyal donatının bulunduğu, kapalı otoparkı olan, depreme dayanıklı binalar yapılmalı.3- Kent merkezlerindeki parsellerin birleştirilmesiyle binaların daha büyük parsellere yapılması gerekiyor. Böylece otopark ve sosyal alanlara yer ayrılır. SGK 39 milyona Şişli'de arsa satıyorSosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İstanbul'da mülkiyeti kendisine ait olan arsa, apartman dairesi ve iş hanından oluşan  4 gayrimenkulünü satışa çıkardı.Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan açıklamalara göre satışa çıkan gayrimenkuller Şişli ve Beyoğlu'nda bulunuyor. Listedeki en yüksek tahmini bedele sahip olan Şişli Meşrutiyet Mahallesi'ndeki arsa 8 bin 195 metrekare yüzölçümünde. Bu arsa için 39 milyon TL tahmini bedel tayin eden SGK, geçici teminat içinde 1 miyon 950 bin TL istiyor.Satışa çıkan diğer taşınmaz ise Beyoğlu Gümüşsuyu'nda bulunuyor. Buradaki 97 metrekarelik oturuma sahip olan apartman için 1 milyon 200 bin TL isteyen SGK, geçici teminat olarak 60 bin TL tayin ediyor. Yine Beyoğlu'ndaki üçüncü taşınmaz ise Hacımimi Mahallesi'ndeki iş hanı. Burası için 1 milyon 56 bin 250 TL tahmini bedel isteyen SGK, geçici teminatı 52 bin 812 TL olarak belirledi.SGK tarafından satışa çıkarılan son taşınmaz ise Şişli Ortaköy Mahallesi'nde bulunuyor. Buradaki 70 metrekarelik apartman dairesi için 245 bin TL isteyen kurum, geçici teminat olarak 12 bin 250 TL tayin etti.SGK, taşınmazlarının ihalesini 23 Aralık 2010 tarihinde genel müdürlük binasında gerçekleştirecek.
Milliyet
1,327,382
Ekonomi
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) artışından önce tüketici kredisi kullanan tüketicilere, yeni oranın yansıtılmasının yasaya aykırı olduğunu iddia etti.Konuyla ilgili dernek merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen Çakar, bankalar ve finans şirketleri tarafından kullandırılan tüketici kredilerine uygulanan KKDF kesintisi oranının 25 Ekim 2010 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yüzde 10'dan yüzde 15'e yükseltildiğini hatırlattı.28 Ekim 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren kararın, kredi kullanım tarihine bakılmaksızın bütün tüketici kredilerinde 28 Ekim 2010 tarihinden itibaren uygulanması için Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Bankalar Birliği'ne talimat verildiğini belirten Çakar, bu talimat üzerine, bankaların, tüketici kredisi kullanan tüketicilerin cep telefonlarına mesaj gönderip bankaya davet ederek söz konusu artışa göre yeni ödeme planı verdiğini söyledi.Söz konusu uygulamanın geriye dönük olarak uygulanmasının Tüketicinin Korunması Hakkında Yasaya aykırı olduğunu ifade eden Turhan Çakar, şunları kaydetti: "Söz konusu uygulamada yasanın 10. maddesinde belirtilen, 'taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörülen kredi şartları, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez' hükmüne aykırı ve haksız bir şarttır. Bu nedenle KKDF artışından önce tüketici kredisi kullanan tüketicilere yeni ödeme planı çıkartılarak fon artışının yansıtılması, tüketiciler için bağlayıcı değildir.Kendilerine yeni ödeme planıyla fon artışı yansıtılan tüketiciler, ikamet ettikleri yerdeki kaymakamlıklarda bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuruda bulunarak, haksız yere yansıtılan kesintinin, eğer ödenmişse kendilerine iadesine ve yeni ödeme planının iptaline ilişkin karar alınmasını istesinler." Çakar, tüketici kredilerinden kesilen KKDF ile Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) bankalar tarafından devlete ödenmesi gerektiği halde, bu kesintiler tüketicilere yansıtıldığı için 2005 tarihinde TÜDEF tarafından açılan davanın da şu anda Yargıtay'da devam ettiğini belirtirken, "2011 Haziran ayında yapılacak genel seçimlerin hemen öncesinde KKDF kesintisi oranının yüzde 15'e çıkartılması düşündürücüdür. Aklımıza 'artırılan kesintiler seçim yatırımı olarak mı kullanılacak?' sorusunu sormayı getirmektedir" diye konuştu.-10 BİN LİRALIK KREDİDE 33 LİRALIK FARK- Bu arada bankacıların verdiği bilgiye göre, 12 ay vadeli, yüzde 1 faiz oranıyla 10 bin lira tüketici kredisi kullanılması halinde, dana önce yüzde 10 KKDF oranı ile 66,37 lira KKDF ödeyen bir tüketici, yeni oran olan yüzde 15 ile 99,63 lira KKDF ödeyecek.
Milliyet
1,328,893
Ekonomi
Dow Jones sanayi endeksi 9.24 puanlık artışla 11.444,08 puandan, Nasdaq bileşik endeksi 1.64 puan artışla 2.578,98 puandan kapandı.
Milliyet
1,338,977
Ekonomi
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK), gelecek sene 30,6 milyar lira açık vermesi bekleniyor.AA muhabirinin 2011 Yılı Programı'ndan derlediği bilgilere göre, SGK, gelecek sene 103,2 milyar lira gelir elde ederken, 133,8 milyar lira harcama yapacak. Bu yılın sonunda 28,2 milyar lira açık vermesi beklenen sistemin, 2011'de de 30,6 milyar lira açık vereceği tahmin ediliyor.Gelecek yıl, SGK'nın gelirlerinin GSYH'ye oranı yüzde 8,50, giderlerin yüzde 11,02 ve açığın oranının ise yüzde 2,52 olması hedefleniyor.2010 yılı sonunda 72 milyar liraya ulaşması beklenen prim tahsilatlarının, 2011 de 82,8 milyara çıkması öngörülüyor.Gelecek sene 133,8 milyar lira harcama yapacağı tahmin edilen SGK'nın, giderlerinin 92,9 milyar lirasını sigorta ödemeleri, 33,3 milyar lirasını sağlık giderleri, 307 milyon lirasını ise yatırım harcamaları oluşturacak.2009 yılında sırasıyla 13 milyar 161 milyon ve 15 milyar 129 milyon liraya ulaşan ilaç ve tedavi harcamalarının ise bu yıl 13 milyar 500 milyon ve 18 milyar 364 milyon lira olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor.Bu yıl bütçeden SGK'ye ek ödeme, devlet katkısı, hizmet akdiyle çalışanlar için 5 puan prim indirimi, özürlü primi indirimi, faturalı ödemeler ve ek karşılıklar dahil 56,2 milyar lira transfer yapılacak. 2011 yılında ise SGK'ye faturalı ödemeler, ek karşılıklar, emeklilere yapılan ek ödeme, devlet katkısı, hizmet akdiyle çalışanlar için 5 puan prim indirimi ve özürlü primi teşviki de dahil olmak üzere toplam 62,4 milyar lira tutarında ve GSYH'nin yüzde 5,14'ü oranında bütçe transferi yapılması öngörülüyor.-ASGARİ ÜCRET- Asgari ücret, 2011 yılı Ocak ve Temmuz aylarında yüzde 4'er oranında artırılacak. Devredilen SSK ve Bağ-Kur emeklileri açısından, 2011 yılı Ocak ayında yüzde 4'e tekabül eden artış miktarı 60 liranın altında olan emekli aylıklarının 60 lira, diğer emekli aylıklarının yüzde 4, Temmuz ayında ise tüm emekli aylıklarının yüzde 4 oranında artırılması öngörülüyor.-GELECEK YIL 203 BİN KİŞİ İŞE KAVUŞACAK- Bu yılın sonunda iş gücüne katılma oranının yüzde 48,8, işsizlik oranının ise yüzde 12,2 oranında gerçekleşmesi beklenirken, gelecek yıl, öngörülen büyüme ve yatırım artışlarına bağlı olarak istihdamın 203 bin kişi artması bekleniyor.2011'de işsizlik oranının da yüzde 12'ye gerileyeceği tahmin ediliyor.-İŞSİZLİK SİGORTA FONU'NUN GİDERLERİ YARI YARIYA DÜŞECEK- Bu yıl İşsizlik Sigortası Fonu'nun prim gelirlerinin GSYH'nin yüzde 0,32'si, faiz gelirlerinin GSYH'nin yüzde 0,45'i, fona yapılan devlet katkısının ise GSYH'nin yüzde 0,11'i oranında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu çerçevede, toplam gelirlerin GSYH'ye oranı yüzde 0,89 seviyesinde gerçekleşecek. Programa göre, 2011'de ise fonun prim geliri GSYH'nın yüzde 0,34'ü, faiz geliri GSYH'nin yüzde 0,34'ü, fona yapılan devlet katkısı ise GSYH'nin yüzde 0,11'i oranında gerçekleşecek.2010 yılı toplam giderlerinin 5 milyar 262 milyon liraya ulaşması beklenen fonun, gelecek yıl toplam giderlerinin bu yıla oranla yüzde 50 azalarak, 2 milyar 596 milyon lira olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. 5763 sayılı Kanunla faiz gelirlerinin yüzde 25'inin 2009-2012 döneminde öncelikli olarak Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındaki yatırımlarda kullanılmak üzere merkezi yönetim bütçesine aktarılması hükme bağlanmıştı. 5921 sayılı Kanunla 2009-2010 yıllarına münhasır olmak üzere yüzde 25 olan transfer oranı yüzde 75'e yükseltilmişti. Bu kapsamda, 2009 yılında 4 milyar 141 milyon lira, merkezi yönetim bütçesine aktarılırken, bu yıl 3 milyar 700 milyon liranın aktarılması bekleniyor. Gelecek yıl ise merkezi yönetim bütçesine transfer oranın yüzde 25'e düşmesi nedeniyle aktarılacak miktarın 1 milyar 19 milyon lira olması planlanıyor.Programa göre, bu yıl İşsizlik Sigortası Fonu'ndan 44 milyon lira kısa çalışma ödeneği harcaması yapılacak. Bu rakamın gelecek yıl 12 milyon lira olması hedefleniyor.Sonuç olarak, 2010 yılında toplam fon varlığının 46,6 milyar liralık tutarla GSYH'nin yüzde 4,24'üne, 2011'de ise 53,7 milyar lira ile GSYH'nin yüzde 4,42'sine ulaşacağı tahmin ediliyor.
Milliyet
1,325,370
Ekonomi
Avrupa Merkez Bankası, faiz oranlarını değiştirmedi.Banka Yönetim Kurulu, bugün yaptığı toplantıda, beklentiler dahilinde yüzde 1 olan faiz oranlarının sabit tutulmasına karar verdi. Böylece, banka 18 aydır üst üste faiz oranlarını sabit tutmuş oldu.Doların avro karşısında değer kaybetmeyi sürdürmesi, Avrupa'nın ihracatına olası etkileri konusundaki kaygıların artmasına neden olacak. Geçen ay Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet, aşırı likidite konusundaki kaygılarını dile getirmişti.Avro Bölgesi'ndeki ekonomik toparlanmanın beklentilerden daha güçlü olduğunu her ay yaptığı toplantılarda dile getiren Trichet, "normalleşme sürecinin" işareti olarak bankalardaki likidite talebindeki düşüşe işaret etti.ABD ekonomisinin toparlanmasındaki yavaşlığa karşılık, Yunanistan, İrlanda ve Portekiz gibi ülkelerde devam eden bütçe açığı sorunlarına rağmen Avro Bölgesi ekonomisi beklentilerin üzerinde bir performans sergiliyor.
Milliyet
1,333,937
Ekonomi
EKONOMİ SERVİSİ11 şirket 799 milyon 445 bin euro (1 milyar 142 milyon dolar) cezaya çarptırıldı. Lufthansa ceza almaktan kurtuldu. sebebi Komisyon yetkilileriyle tüm bilgileri paylaşması. Soruşturma komisyonuyla tam anlamıyla işbirliği yapması ve olayın ortaya çıkmasını sağlaması Lufthansa'yı cezadan kurtardı.Petrol fiyatlarındaki artışın ardından havayolu şirketleri uluslararası kargo fiyatlarında anlaşma yolunu seçmişlerdi. Ancak şirketlerin navlun ücretlerini düşürmemek için vardıkları anlaşma, rekabete aykırı bulundu.  2006'da başlayan soruşturmada 26 havayolu şirketi incelendi. En büyük miktarda ceza 339 milyon euro'yla Air France-KLM'ye kesildi. Singapur Havayolları dışında ceza alan şirketlerin tümü komisyona sağladıkları işbirliğine göre çeşitli oranlarda ceza indiriminden yararlandı.
Milliyet
1,329,304
Ekonomi
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, uygunsuz kesimlere yönelik cezaların arttırıldığını belirterek, geçen yıl kurban kesimi sırasında çevre kirliliğine sebep olanlara verilen 127 TL'lik idari para cezasının, bu yıl 792 TL'ye çıkarıldığını bildirdi.Eroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, kurbanlık hayvanlara kötü muamele edilmemesi ve kurban kesimi sonrasında görsel kirlilik oluşmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını istedi.Kurban kesme kural ve esasları konusunda, Çevre ve Orman Bakanlığının da katkılarıyla Diyanet İşleri Başkanlığınca, "2010 Yılı Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ"in yayımlandığını hatırlatan Eroğlu, il ve ilçelerdeki "kurban hizmetleri komisyonlarının", yönetmelik ve tebliğ hükümleri çerçevesinde gerekli tedbirleri alacaklarını belirtti.Kurbanlıkların şehir ve kasabalarda çalışma izni almış mezbaha ve kombinalarla komisyonların önceden belirlediği kesim yerlerinde, köylerde ve önceden belirlenmiş kesim yeri bulunmayan yerlerde ise vatandaşların kendi bahçelerinde usulüne uygun olarak ve çevreye zarar vermeyecek şekilde kesileceğini ifade eden Eroğlu, şunları kaydetti: "Kurban satış ve kesim yerlerinde çevre kirliliğine sebep olunmaması için Çevre Kanunu'nun ilgili maddelerinin uygulanmasını sağlamak maksadıyla büyükşehirlerde büyükşehir belediyeleri, diğer yerlerde belediyeler tarafından, dikkat edilmesi gereken hususlar ve denetimlere ilişkin yönetim planı hazırlanacak ve uygulanacak.Bayram öncesi kurban satışı süresince ve bayram süresince belediyeler, çevre kirliliğine sebep olunmaması için yeterli sayıda temizlik ekiplerini, araçlarıyla birlikte düzenli olarak çalışır halde tutacak. Belediyeler, satış ve kesim yerlerinde kurban atıklarını düzenli bir şekilde günlük ve sıhhi şekilde toplayarak çevre ve insan sağlığına uygun şekilde bertarafını sağlayacak." Etrafı kapatılmış özel mülkünde veya bahçesinde kurban kesecek olanların da kesim yerinin beton, beton asfalt gibi sızdırmaz malzemeden olmasının, çıkan kanın toprağa dağılmasını önlemek için hemen toprakla kapatılmasının ve gerektiğinde kireçlenmesine özen göstermesinin sağlanmasını isteyen Eroğlu, işkembe ve benzeri atıkların sızdırmaz, dayanıklı, yüksek yoğunluklu polietilen siyah torbalara 2/3 oranında konulması, ağzı iyice kapatılıp bağlanarak belediye temizlik ekiplerine teslim edilmesi, kesim mahallinin kanlı ve kirlenmiş bir durumda bırakılmaması, kurban derilerinin taşınmasında kan sızmasına engel olunması gerektiğini vurguladı.Bu hususları içeren duyuru metinlerinin camilerin ilan panoları, Kur'an kursları, müftülük hizmet binaları, kurban satış yerleri, belediye otobüsleri, metro-metro istasyonları, dükkanlar, kahveler gibi yerlere asılacağını belirten Eroğlu, kurban hizmetlerinin denetlenmesinin İçişleri, Sağlık, Tarım ve Köyişleri ile Çevre ve Orman Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı, emniyet birimleri, belediye başkanlıkları, Türkiye Diyanet Vakfı ekiplerince yapılacağını, bayram öncesi ve bayramda özellikle kurban kesimlerinin yoğun olduğu ilk iki gün, denetimlerin aralıksız devam edeceğini kaydetti.ÇEVREYİ KİRLETENE DE HAYVANA ACI ÇEKTİRENE DE PARA CEZASI Uygunsuz kesimlerdeki para cezasının önemli oranda yükseltildiğini vurgulayan Eroğlu, açıklamasında şunlara dikkati çekti: "Yönetim planında yer alan hususlara aykırı hareket edenlere, Çevre Kanunu'nun ilgili maddesi uyarınca, 792 TL idari para cezası uygulanacak. 2009 yılında bu rakam 127 TL idi.Valilikler cadde, sokak ve parkları kurban kesim yeri olarak kullananlar ile kurban kesiminden sonra kan, atıklar ve iç organlarını sokak, cadde ve parklarda bırakanlara gerekli yasal yaptırımları uygulayacak. Ayrıca Hayvanları Koruma Kanunu'nda da kurban hizmetleri ile alakalı hükümler yer almaktadır. Öncelikle hayvanların barınması ve taşınmasına yönelik işlemlerin temizlik ve sağlık şartlarına uygun yürütülmesi gerekmektedir. Hayvanların bakımlarının ihmal edilmesi, hayvanlara fiziksel ve psikolojik acı çektirilmesi yasaktır. Kanunun 12. maddesi 'Hayvanların kesilmesi, dini kuralların gerektirdiği özel koşullar dikkate alınarak hayvanı korkutmadan, ürkütmeden, en az acı verecek şekilde, hijyenik kurallara uyularak ve usulüne uygun olarak bir anda yapılmalıdır. Bu hükme aykırı hareket edenlere hayvan başına 687 TL idari para cezası uygulanır' hükmüne yer veriyor. Hayvanların kesiminin ehliyetli kişilerce yapılması sağlanmalıdır."
Milliyet
1,340,609
Ekonomi
Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, göreve geldiği tarihten bu yana geçen 550 günün, 39 gününü uçakta uçarak geçirdi.AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 4 Mayıs 2009 tarihinde göreve gelen Çağlayan, bu süre zarfında 44 ülkeye, 71 ziyaret gerçekleştirdi. Kara yoluyla yapılan yolculuklar hariç, 461 bin 603 kilometre uçak yolculuğu yapan Çağlayan'ın gerçekleştirdiği uçuş saati de 923'ü buldu.Böylece 550 günün, 39 gününü uçakta uçarak geçiren Çağlayan, uçakla yapılan 461 bin 603 kilometrelik yolculuğa göre, günde 840 kilometre yol yapmış oldu. 923 saat uçuş hesabıyla, günde 1 saat 40 dakikalık uçuş yapmış olan Bakan Çağlayan, bu durumda 550 günde, her gün Ankara'dan İstanbul'a gidip gelmiş oldu.184 günü yani 6 ay 4 günü yurt dışında geçiren Çağlayan, pek çok ülkeye de birkaç kez gitti. Çağlayan'ın 4 kez gittiği ülkeler arasında, Türkmenistan, Çin, Libya, Suriye, Irak, 3 kez gittiği ülkeler arasında ABD ve Brezilya, 2 kez gittiği ülkeler arasında da Polonya, Rusya, Şili, Yunanistan, Fransa, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan ve Senegal bulunuyor.-YURT DIŞINDA 81 KENTE, 106 ZİYARET-Bakan Çağlayan, yurt dışında 81 kente, 106 ziyaret gerçekleştirdi.Çağlayan'ın, 4 kez gittiği kentler arasında Şam, Aşkabat, Trablus, New York, Pekin, 3 kez gittiği kentler arasında Sao Paulo, Santiago, Bağdat, Brasilia, Washington, Erbil, 2 kez gittiği kentler arasında Bakü ve Amsterdam yer alıyor.107 günü (3,5 ay) yurt içinde Ankara dışında geçiren Bakan Çağlayan, yurt içinde 23 kente, 120 ziyaret gerçekleştirdi. Çağlayan, İstanbul'a 90 kez giderken, İzmir ve Muş'a 4'er, Bursa ve Gaziantep'e 2'şer kez gitti.-GİDİLEN ÜLKELER- Çağlayan'ın gittiği ülkeler ise şöyle: "Azerbaycan, Polonya, Suriye, Makedonya, Kosova, Çin, Endonezya, Singapur, Senegal, Brezilya, Şili, Irak, Litvanya, Çin, Türkmenistan, Almanya, Romanya, Libya, Mısır, Irak, Cezayir, Pakistan, İran, Irak, Güney Afrika, Libya, İsviçre, Arnavutluk, Karadağ, Hollanda, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Libya, Rusya, Almanya."
Milliyet
1,341,775
Ekonomi
New York menkul kıymetler borsası, günü yükselişle kapadı.Dow Jones sanayi endeksi 173,35 puan artışla 11.181,20'den, Nasdaq bileşik endeksi 38,39 puan artışla 2.514,40'dan kapandı.
Milliyet
1,322,674
Ekonomi
'nın Nürnberg kentinde, 28-31 Ekim 2010 tarihleri arasında düzenlenen "IENA 2010 Fuarı"nda sergilenen 3 Türk buluşundan ikisi altın, biri de gümüş madalyaya layık görüldü. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 1948 yılından beri düzenlenen ve buluşların, yenilikçi ürünlerin küresel pazarlara tanıtıldığı fuarda, çeşitli ülkelerden çok sayıda buluş ve yenilik sergilendi. (TPE) de dünyanın en prestijli fuarlarından olan IENA 2010'a katılım sağlayarak, 3 Türk buluşunun küresel pazarlara tanıtımını sağladı. Gençler, serbest ve üniversite buluşları olmak üzere 3 dalda ödülün verildiği fuarda, "Taşınabilir RF vericiler aracılığıyla göçük altındaki canlıların yer tayini" buluşu ile patent sahibi adına buluşçu Başuzmanlar Levent Şenyürek ve Adnan Lana, Altın ile ödüllendirildi. Söz konusu icat; göçük altında kalan canlıların yer tayininde kullanılan aygıtlar canlı bedenlerin ses ve hareket gibi belirtilerini aramak yoluyla çalıştıklarından ve enkazın yapısı, yüksek gürültü düzeyi nedeniyle bu belirtilerin algılamasının güçlüğünden hareketle geliştirildi. Enkaz altındaki kişilerin RF vericiler taşımaları durumunda bu vericilerin yaydıkları sinyallere duyarlı bir arama aygıtı tarafından tespit edilmelerinin çok daha kolaylaşacağı tespitiyle geliştirilen sistem, verici ve arama aygıtı olmak üzere iki ayrı birimden oluşuyor. Sözü geçen RF vericiler, sıcaklığa duyarlı oldukları için deriyle temas halinde oldukları sürece taşıyıcılarının canlı olup olmadıkları konusunda da bilgi sağlıyorlar. -PROFESÖRE ALTIN MADALYA- "Parmak izinden yüz, yüzden parmak izi tanıyan biometrik sistem" buluşu da patent ve buluş sahibi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu'na altın madalya kazandırdı. Söz konusu sistem biometrik bilim temelli olarak geliştirildi. Parmak izinden yüz ya da yüzden parmak izi tanımayla ilgili bu buluşda, parmak izini okuyucu modül veya yüz resim algılayıcı modülle elde edilen veri, parmak izi veya yüze ait özellik çıkarıcı modül tarafından işleniyor. Elde edilen veri yüzün veya parmak izinin belirli noktalarını işaretleyici, yüzün veya parmak izinin ana şeklini oluşturucu parmak izi veya yüz şablonlarını oluşturan modül tarafından da işlenerek parmak izi-yüz, yüz-parmak izi arasındaki ilişkiyi tespit edici parmak izi veya yüz dönüştürücü zeki sistem modülüne geliyor ve parmak izine göre yüz resmi, yüz resmine göre de parmak izi oluşturuluyor. Bu buluş aynı zamanda Buluşçular Birliği Özel Ödülü'ne layık görüldü. -HEM GÜMÜŞ MADALYA HEM ÖZEL ÖDÜL- "Patinaj önleme düzenekleri için bir merkezi sıkma sistemi ve buna sahip patinaj önleme düzeneği" buluşu da patent ve buluş sahipleri Murat Yerlikaya, Ender Bozkurt ve Emrah Bozkurt'a, hem gümüş madalya hem de Patent Ofisi Özel Ödülü'nü kazandırdı. Söz konusu buluşta patinaj önleme ve çekiş arttırma düzeneklerinde kullanılmak üzere kayışlara sahip bir sıkma sistemi tarif ediliyor. Sıkma sistemi bir tekerlek aksının ana ekseninde konumlandırılmış olan ve çevresi boyunca bir dizi merkez doğrultusunda uzanan kayışları bağlayacak şekilde uyarlanmış uzantılara sahip bulunan bir merkezi bağlantı alanını ihtiva ediyor. İlk uçlarından bir yüzey temas elemanına bağlı olan ve ikinci uçlarından merkezi bağlantı alanına bağlı olan bir dizi merkez doğrultusunda uzanan esnek kayış, patinaj önleme düzeneğini sıkmak üzere kullanılıyor. Söz konusu esnek kayışlar, yüzey temas elemanları üzerindeki dışa doğru belvermeyi elimine etmenin yanında kayış sisteminde eksen kaçıklığını önlemek üzere yüzey temas elemanlarını merkez doğrultusu yönünde sıkmak için bir tokanın içinden geçiriliyor.
Milliyet
1,330,503
Ekonomi
çatısı altında ve markalarının distribütörlüğünü yürüten FerMas, 2010 Auto Show Fuarı kapsamında 5 adet Ferrari, 5 adet de Maserati siparişi aldı. FerMas'tan yapılan açıklamaya göre, anahtar teslim satış fiyatı 378 bin avrodan başlayan Ferrari 458 Italia'dan 2 adet, 336 bin avrodan başlayan Ferrari 'dan 3 adet sipariş alan FerMas, fuar kapsamında aldığı Ferrari siparişlerin bir kısmını 2010 yılı içinde teslim etmeyi hedefliyor. FerMas, ayrıca fuar kapsamında 1 Maserati GranCabrio, 2 Maserati GranTurismo ve 2 Maserati Quattroporte'yi de alıcılarıyla buluştururken, tüm Maserati siparişlerini bu yıl içinde teslim edecek.
Milliyet
1,330,482
Ekonomi
İstanbul'da taksi ücretlerine yüzde 14 oranında zam yapıldı.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, İstanbul Taksiciler Esnaf Odasının zam talebini değerlendiren İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), İstanbul'da hizmet veren 17 bin 395 taksicinin uyguladığı ücret tarifesine yüzde 14 oranında zam yaptı.Buna göre, taksimetre ücreti kilometre başına 1,4 TL'den 1,6 TL'ye çıkarken, taksimetre açılış ücretinde ise bir artışa gidilmeyerek 2,5 TL'de kaldı.Yeni tarifenin, kararın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından onaylamasından sonra yürürlüğe gireceği bildirildi.
Milliyet
1,343,283
Ekonomi
NEVİN DONATAvusturyalı OMV, Türkiye'deki yatırımı Petrol Ofisi'nde başta akaryakıt dağıtım işi olmak üzere enerjide büyümeye devam edeceğinin sinyalini verdi. 2015 yılında Türkiye'de enerjiye olan talebin Avrupa ortalamalarının üzerinde gerçekleşeceğini kaydeden OMV'nin CEO'su Wolfgang Ruttenstorfer,  "Petrol Ofisi'ni tamamen enerji şirketi haline getireceğiz. Türkiye, gelişmekte olan ülkeler arasında Hindistan'dan farklı olarak gerçekten büyüyen bir pazar. Avrupa'da yatırımlar ve enerji talebi sınıra yaklaştı" dedi. İngiltere'nin Londra kentinde düzenlenen medya zirvesinde soruları yanıtlayan ve Türkiye'nin kendileri için önemli pazar olduğunun altını çizen Wolfgang Ruttenstorfer, "Samsun'a 900 megavat kapasiteli doğalgaz santrali kuruyoruz. Türkiye'de petrol aramacılığı ilgimiz alanında. Ek yatırımlar için yarım milyar dolar daha harcayacağız. Bu oldukça ciddi bir rakam" diye konuştu. İşler yolunda gidiyorPO'yu bölgesel bir şirket haline getireceklerini aktaran Ruttenstorfer, "Petrol Ofisini enerji şirketine dönüştüreceğiz. OMV ile ilgili bir yatırım yaptığımızda bunu Petrol Ofisi aracılığıyla gerçekleştireceğiz" diyerek yeni yatırımların sinyalini verdi. Petrol Ofisi'nin 2.700'ü aşkın istasyonuyla ilişkin olarak da Ruttenstorfer, "PO çok başarılı ilerleyen bir şirket. Çok büyük değişiklikler yapmayacağız. Petrol fiyatlarımızda şimdi olduğu gibi rekabetçi olacak" dedi.*2015'te öngörülen talep artışı Avusturyalı OMV'yi cezbeden rakamlarWolfgang Ruttenstorfer, Avrupa'da Merkez Doğu Avrupa ve Güney Doğu Avrupa'da yatırımları olduğunu, Türkiye'nin bu bölgelerden hızlı büyüme grafiği olduğunu kaydetti. Ruttenstorfer bu öngörüyü yaptırdıkları bir araştırmaya dayandırıyor. 2015'i projekte eden bu araştırmaya göre, Merkez Doğu Avrupa'da petrol talebi yüzde 1, doğalgaz talebi yüzde 11, elektrik enerjisi talebi yüzde 2 artacak. Türkiye'de ise petrol yüzde 12, doğalgaz yüzde 31, elektrik enerjisi talebi yüzde 37 artacak." 'Türkiye krizden güçlü çıktı OMV olarak yatırımı öne çektik'"Yatırımlarınızda Türkiye'nin öne çıkma sebebi ne?" sorusunu yanıtlayan Wolfgang Ruttenstorfer, kendilerinin Türkiye'yi enerji koridoru haline getirecek Nabucco projesinin ana ortaklarından olduğunu hatırlatarak, "Türkiye önemli büyüme gösteriyor. Çok hızlı büyüyen bir pazarı var. Nüfusunun yüzde 60'ı 35 yaşın altında. Petrol ofisi bu pazarda yüzde 27 pay ile lider. Türkiye'nin krizden güçlü biçimde çıkması hedeflerimizi öne almamızda etkili oldu. Türkiye'ye büyük para yatırdık. İşte cevap bu" diye konuştu. 'Rafineri yatırımı için önümüzde zaman var'Wolfgang Ruttenstorfer, Çalık enerji ile Samsun Ceyhan'da yapılması planlanan rafineri yatırımına ilişkin olarak da şöyle konuştu: "Şu anda bekliyoruz. Yatırım için uygun ortam yok. Biliyorsunuz Petkim Azeri ortak Socar'la birlikte bir yatırım yapıyor. Azerbaycan'da gelecek enerji ile entegre bir yapı kuruyorlar. Tüpraş'ın rafinerisi var. Ancak bu rafineri yatırım niyetimizin bittiği anlamına gelmiyor. Yapmak istiyoruz ama bu yatırımın daha zamanı var." 'Soruşturma şahsımla ilgili, OMV ile değil' Macaristan petrol şirketi MOL'un satışında manipilasyonla haksız kazanç yapması konusunda soruşturmaya da açıklık getiren Ruttenstorfer, konunun kendisi ile ilgili olduğunu belirterek, "İddiaları kabul etmiyorum ancak söylemeliyim ki konu OMV şirketi ile alakalı değil. Zatan ben önümüzdeki yıl Mart ayında emekli oluyorum" dedi. 'Vergi sorunu çözülmezse Nabucco olmaz'Ortağı olduğu Nabucco projesi hakkında da bilgi veren Wolfgang Ruttenstorfer, Türkiye ile yaşanan vergi soruna ilginç değerlendirme yaptı. "Vergi sorunu çözülmezse Nabucco yapılmaz bu kadar basit" diyen Ruttenstorfer, "Ama çözülemeyecek bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Buna Nabucco'nun altı ortağı karar verecektir. Bizim sadece yüzde 16 hissemiz var" dedi. Nabucco'da gaz Türkiye'den geçeceği için türk tarafı bazı vergiler istiyor ama diğer ortaklar vergileri yüksel buluyor. Yeni ortak yok Projenin gerçekleştirileceği gaz kaynakları konusunda Haziran ayına kadar Azerbaycan'dan sonuç almayı umduklarını aktaran Ruttenstorfer, "Şahdeniz 2 konsorsiyomu Haziran'da kontratları bitireceklerini söylediler. Haziran sonuna kadar bu gazın Nabucco tarafından taşınıp taşınmayacağı netlik kazanmalı"dedi Nabucco'ya 6. ortak olacak mı sorusuna ise "6 ortakla henüz anlaşamıyoruz. 7 ortak gibi bir konu masada değil" yanıtı verdi.
Milliyet
1,331,988
Ekonomi
New York Borsası, güne düşüşle başladı.Borsanın açılışında, cuma gününe göre, Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,3 (46,02 puan) azalarak 11.398,06 puan oldu.Açılışta, Standard and Poor's 500 Endeksi yüzde 0,3 (3,26 puan) değer kaybedip 1.222,59 puana, Nasdaq Teknoloji Endeksi de yüzde 0,2 (3,9 puan) azalıp 2.575,06 puana geriledi.
Milliyet
1,329,300
Ekonomi
DEVLET Bakanı Hayati Yazıcı, yurt dışı çıkış harcı için ödenen 15 lirayı, havayolu şirketlerinin uçak bilet fiyatlarına yansıtabileceğini belirterek, durumu Maliye Bakanı'na ileteceğini söyledi. Özellikle hafta sonları 10 kilometreye yakın kuyruğun oluştuğu Kapıkule Sınır Kapısı'nda Bakan Yazıcı'nın geldiği gün kuyruk oluşmaması dikkat çekti.Karayolu ile sabah saat 10.00'da Edirne'ye gelen Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, ilk olarak Kapıkule Sınır Kapısı'na geçti. Burada Bakan Yazıcı, Edirne Valisi Gökhan Sözer, Edirne Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü Kaptan Kılıç ve beraberindeki bürokratlar ve partililerden oluşan yaklaşık 50 kişi tarafından karşılandı. Kapıkule yolcu peronlarını gezen ve gümrük işlemlerinin nasıl yapıldığını denetleyen Bakan Yazıcı, karşılaştıkları yolculara da hizmetlerden memnun olup olmadığını ve kaç dakika içinde işlemlerin yapıldığını sordu. Bakan Yazıcı, vatandaşlardan işlemlerin çabuk yapıldığnı duyunca mutlu oldu.BAKAN ÇOK ŞAŞIRDI Bakan Yazıcı daha sonra x-ray taramasının yapıldığı birime girdi ve burada şüpheli araçların nasıl tarandığı görevli personel tarafından anlatıldı. Daha sonra Bakan Yazıcı'ya kaçakçıların ülkeye sokmak ve çıkartmak isterken yakalanan malzemelerin x-ray cihazına nasıl yansıdığı bilgisayar ekranından gösterildi. Bakan Yazıcı, otomobillerde yakalanan kaçak kırmızı et ve kaçak eşyalar ile TIR dorsesinde ve dingil bağlantısının arasındaki 50 santimetrelik yere doğum pozisyonunda saklanırken yakalanan kaçağın x-ray görüntüsünü görünce çok şaşırdı.Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Yazıcı, "Gümrükler Cumartesi ve Pazar günleri en yoğun günlerdir. Gördüğünüz gibi 50-60 TIR var sadece bekleyen. Geçenlerde TIR yoğunluğu ile ilgili şikayet ulaştı ve başmüdürümüzü aradım. Bulgaristan'dan kaynaklanıyormuş. Kapılarımız güzel çalışıyor. Kapıkule dünyanın ikinci, Avrupa'nın da birinci önemli kapısı" dedi.Gazetecilerin kaçakçılıklarla ilgili sorusuna Bakan Yazıcı şunları söyledi: "Bütün tarih boyunca ülkelerin gümrük kapılarında kaçakçılar olur. İnsan kaçakçılığı, gıda ve uyuşturucu kaçakçılığı var. X-ray cihazları var ve teşebbüs edenleri yakalanıyor. Gördüğünüz gibi x-ray cihazı çeşitli kaçakçılık yöntemlerini ortaya çıkartıyor. Çok şaşırtıcı kaçakçılık yöntemleri var. Takma ayağının içine kaçak ürün doldurmuş, veya bacağına ve pantolonunu altına uyuşturucuyu bantlamış kaçakçılar var. Aracın alt kısmına, TIR'ın lastik arasındaki dar alanda insan kaçıracak hale getirmişler. Ama bu olaylar arkadaşlarımızdan kaçmıyor. Kaçakçılığın hepsi kötü. Kafası kaçakçılıkla meşgul olan insanlar ekonomik gidişatı ve ürünün durumuna göre farklılaştırıyor. Et fiyatlarındaki yükselişi görünce kaçak eti getirmeyi cazip görüyor ve ekiplerimiz yakalıyor." Bir gazetecinin yurt dışı çıkış için alınan harcın yolculara vakit kaybı yaşattığını belirtmesi üzerine Bakan Yacıcı, "Benim kafama da takıldı. Uçaktan inerken ve binerken uçaktan anons edilir, yurt dışına çıkış yapacak olanlar çıkış pulunu alsın diye. İnşallah Maliye Bakanımıza aktaracağım. Bana göre yurt dışına çıkış pulunu kaldırmayalım. İnsanlar havayollarından bilet alırken, bu pul bedelini de ödesinler. Havayolları da veznesinde stok yapıp Maliye'ye yatırsın, böylelikle de vatandaş pul peşinde koşmasın. Buna göre birşey düşünmek lazım. Karayolları içinde başka birşey düşünelim" dedi.Daha sonra partisini ziyarat eden bakan Yazıcı, bir çay bahçesinde bürokratlar ve partililerle birlikte çay içti. Ardından da sosyal konut dağıtım töreni için Uzunköprü'ye gitti ve burada açılışa katıldı.Kapıkule'de her hafta sonu 10 kilometreye yakın kuyruk oluşmasına rağmen Perşembe gününden bu yana Bakan Yazıcı'nın geleceğinin öğrenilmesi üzerine hiç kuyruk oluşmadı.
Milliyet
1,323,711
Ekonomi
EMLAK - TEBERNÜŞ KİREÇCİTepe İnşaat'ın iş dünyasına hitap edebilmek için Ankara'da geliştirdiği Tepe Prime isimli proje, kapılarını Haziran 2011'de açıyor. Business, residence ve avenue bloklarından oluşan proje toplam 200 milyon dolarlık yatırım portresine sahip. Açılışın yapılacağı haziran ayında konut olarak projelendirilen business ve residence bloklarında iş dünyasının önde gelen yöneticilerini ağırlamaya hazırlanan projede avenau bloklarında ise ünlü restoranların yanı sıra özel gösteri ve konserlerin gerçekleştirileceği bir alan yaratılacak. Hizmet, Tepe Servis'tenProjeyle sadece Ankaralı işadamlarına değil, Ankara'ya iş nedeniyle sık sık gidip gelen işadamlarına da hitap ettiklerinin altını çizen Tepe İnşaat Yatırım Projeleri Geliştirme Koordinatörü Hayal Olcay, bu iddialarında projeyi geliştirdikleri lokasyonun da önemli bir etkisi olduğunu kaydetti. Eskişehir yolu üzerinde Bilkent, Beysukent ve Çayyolu gibi gözde yerleşim merkezlerinin ortasında yer alan projenin TOBB kulelerine de çok yakın olduğunu belirten Olcay, ayrıca projede Türkiye'de bir ilke imza atarak geliştirdikleri'business studio' modelini uygulamalarını da bir başka etken olarak gösterdi. Pek çok özel hizmet de planladıklarını vurgulayan Olcay, "Grup şirketimiz Tepe Servis,  toplantı organizasyonlarından havaalanı transferine kadar her türlü servisi ücreti karşılığında verecek" dedi. Projenin şu ana kadar yüzde 60'ının satıldığını belirten Olcay, Tepe Prime'ın satışa çıktığı Haziran 2009'da projeye yatırım yapanlar, bugün itibariyle yüzde 35 getiri elde etmiş durumda. Üstelik 2011 yılının gayrimenkul açısından çok daha hızlı yükselişlere sahne olması bekleniyor. Bu nedenle Tepe Prime'ı tercih edenler önümüzdeki dönemde daha da çok kazanacaklar"  dedi. Metrekaresi 30 euroProjenin sosyal yaşam alanı olarak nitelendirilebilecek Tepe Prime Avenue'na dikkat çeken Hayal Olcay, 37 birimden oluşan bölümde sevilen restoran markalarının yanı sıra ziyaretçilerin günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak hizmet mağazalarının da bulunacağını söyledi. Özel peyzajlı sokak ve meydan düzenlemelerinin de olacağı bölümde  gösteri ve konser için açık hava sahnesi ve bir de meydan olacak. Avenue'nin kiralama işlemleri Metro Group tarafından yürütülüyor. Metrekare kira bedelinin ortalama 30 euro olarak belirlendiğini Avenue'nin bir alışveriş merkezi olmadığının altını çizen Olcay, "Hedefimiz, Tepe Prime projesinde yer alan işyerlerinde çalışacak yaklaşık 2 bin 500 kişinin yanı sıra, gece - gündüz keyifli ve kaliteli vakit geçirmek isteyen tüm Ankaralılara ulaşmak" dedi. Konut kredileri patladı sorunlu kredi oranı azaldıDD Mortgage Genel Müdürü Murat Aysan'ın açıklamalarına göre, son aylarda konut kredilerinde patlama yaşanırken, sorunlu kredi oranları ise azaldı.Konut finansmanı kredilerinin 53 milyar liraya dayandığını belirten Aysan, bunun toplam toplam kredilerin yüzde 11'ini, tüketici kredilerinin de yüzde 34'ünü oluşturduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Konut kredilerinde büyümenin yüzde 27-28 aralığında biteceğini öngörüyoruz. Bu da yaklaşık olarak şu anda 53 milyar lira olan kredi stokunun 55-56 milyar liraya ulaşması demek. Hatta, son bir haftada bunun bir üst rakamını görebileceğiz hissine kapıldık. Haftalık artış, 465 milyon lira civarında. 2006'da faizlerin yüzde1'e çok yaklaştığı zamanlarda bir kaç hafta üst üste böyle gördüğümüz büyüme kadar büyüme yaşıyoruz. Bu son derece büyük bir patlama aslında."Diğer yandan, konut finansmanı kredileri içinde kanuni takibe düşmüş kredilerin 790 milyon liraya indiğine dikkat çeken Aysan, 2009 sonunda bu rakamın 869 milyon lira olduğunu belirterek, "Bir yandan kredi miktarı çok hızlı bir şekilde artarken, diğer yandan sorunlu kredi oranı azalıyor" dedi.Ayrıca, tapudaki işlem hacmindeki artışa işaret eden Aysan, "İnsanlar evlerini satıyorlar ve borçlarını kapatıyorlar. 2009 boyunca evini satıp kredisini erken kapayan müşteriler yüzde 1 bile değildi. Oysa şimdi çok yoğun biçimde arttı" diye konuştu. Vade yükselmeye başladıBu yıl yeni verilen konut kredileri tutarının 30 milyar lirayı aşacağının altını çizen Aysan, ortalama kredi tutarının ise 65 bin liradan 70 bin liraya çıktığını kaydederek, beklentilerini şu sözlerle anlattı: "Faiz oranları en düşük seviyesinde. Şu anda bileşik yüzde 10-11 aralığında. Bu yüzde 0,79 ile yüzde 0,85 aralığında diyebiliriz. Bu kadar düşük faiz seviyesine gelinmesi alım gücünü etkilemiş durumda. Ortalama vade de 7 yıldan 9 yıla doğru hareketleniyor. Vade de yavaş yavaş yükseliyor. Bu da bize daha çok insanın konut aktivitesinin içine girdiğini gösterir" dedi.  Konya'nın gelecek haritasını uzmanlar yeniden çizdiGayrimenkul Yatırım?Ortaklığı Derneği'nin (GYODER), birçok alanda güçlü bir potansiyel barındıran Anadolu kentlerini ön plana çıkarmak ve yükselen değer olduklarının altını çizmek için düzenlediği 'Gelişen Kentler?Zirvesi'nin ikincisi ?Konya'da düzenlendi. 1-3 Kasım tarihleri arasında organize edilen zirvenin son günü de tıpkı ilk gün gibi gezilere ayrıldı.  GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Tanes, TOKİ?Başkanı Erdoğan Bayraktar, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)?Başkanı Prof. Dr.?Vedat?Akgiray, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve Konya Valisi Aydın Nezih Doğan'ın önemli açıklamalarına sahne olan zirvenin üçüncü gününde kentte kentsel dönüşümü örnekleyebilecek prestijli projelerin ve yatırıma açık potansiyel bölgelerin ziyaret edileceği bir teknik gezi  gerçekleştirildi. Zirvenin üçüncü gününde Konya'da kentsel dönüşümü örnekleyebilecek prestijli projelerin ve yatırıma açık potansiyel bölgelerin ziyaret edileceği bir teknik gezi düzenlendi. Ziyaret edilen bölgelerdeki projeler, Konya'nın hem günümüz mimarisini hem de gelecekte ulaşması gereken noktayı konu aldı. Bu arada gezi sırasında Büyükşehir Belediyesi'nin kentte yürüttüğü 'kentsel dönüşüm projesi' haricindeki projelerinin yaklaşık 500 milyon TL değerinde olduğu belirtildi. Gezi sırasında altı çizilen noktalardan biri de 'eski sanayi kentsel dönüşümü' projesiyle kente bir yatırım akınının beklenmesi oldu. Suriye, gecekonduyla savaşta yardım istediSuriye'de temaslarda bulunan Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Asistanı Hasan Türkmani'den, gecekondulaşmanın ülkede ciddi bir sorun olduğu ve bunun önüne geçilmesi için Türkiye'nin tecrübelerinden faydalanmak istedikleri yönünde bir teklif aldı. Türkiye ile Suriye'nin birçok alanda işbirliği yaptığını belirten Türkmani, "Suriye'deki bayındırlık, iskan, gecekondulaşmanın engellenmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarında da Türkiye ile işbirliği yapmak istiyoruz" dedi.Demir'den Türkiye'de bu konulara ilişkin ne tür çalışmalar yürütüldüğüne dair bilgi alan Türkmani, bu alanda yapılacak işbirliklerini destekleyeceklerini  vurguladı. Ortak şirket kurma planıBu arada Suriyeli mevkidaşı Ömer Galavanji'nin daveti nedeniyle Suriye'de bulunan Bakan Mustafa Demir, heyetlerarası görüşmede yapı denetimi, enerji verimliliği, içme suyu ve atıksu altyapısı ile iskan ve kentsel dönüşüm alanlarında işbirliği yapılmasına karar verildi. Görüşmede ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kuruluşu olan KİPTAŞ  ile Suriye İskan Kurumu'nun ortak bir şirket kurabileceği belirtildi. Kurulacak  şirketin Suriye'de belirlenecek pilot bölgede ortak çalışma yapabileceği ve  KİPTAŞ'ın bu ortak şirkete fizibilite desteği sağlayabileceği kararı alındı. 'Önce taşın, sonra öde' kampanyasıKampanyaların en yoğun olarak uygulandığı alanlardan biri olan emlak sektöründe şirketler, neredeyse kampanya üstüne kampanya yapıyor. Bu şirketlerden biri de Yeşil İnşaat oldu. Şirket, 14 bin konutluk Innovia projesinde bugüne kadar hayata geçirdiği kampanyalarına bir yenisini daha ekledi. Yeşil İnşaat, geliştirdiği son kampanyayla Beylikdüzü'nde yer alan Innovia 2'den evini seçen müşterilerine, taksitlerini evlerine taşınıncaya kadar öteleme imkanı sunuyor.Şirketten yapılan açıklamaya göre Innovia projesinin ikinci etabından konut alanlar, evlerinin taksitlerini, ne zaman taşınırlarsa o zaman ödemeye başlayabilecekler. Açıklamada, 60 aya kadar 0 faiz imkânının olduğunun da belirtilirken, şirketin, ayrıca sattığı konutlar için müşterilere kendi bünyesinden finansal desteğin sağlandığı ifade edildi. Bu imkândan yararlanarak Innovia 2'den konut satın alanların banka kredisi kullanmayacağı vurgulanırken, ayrıca kişiye özel ödeme planları da hazırlandığı dile getirildi. Öte yandan, şu anda satışta olan konutlar, Haziran 2011'de teslim edilecek.
Milliyet
1,333,940
Ekonomi
Çin Merkez Bankası, bankaların zorunlu karşılıklarını 50 baz puan artırdığını açıkladı. Bu yıl içinde dördüncü kez zorunlu karşılık oranlarını artıran banka, son artırımın 16 Kasım'dan itibaren geçerli olacağını da belirtti. Çin bankacılık sektöründen üç kaynak, bu sabah Çin Merkez Bankası'nın, aralarında Bank of China ve Bank of Communication'ın da bulundugu bazı bankalardan zorunlu karşılıkları 15 Kasım'dan itibaren 50 baz puan artırmalarını istediğini söylemişti. Geçen ay politika faizinde artırıma giden Çin, ekonomideki nakit fazlasını azaltmayı hedefliyor.
Milliyet
1,321,857
Ekonomi
Cumhurbaşkanlığı ve Sayıştay'ın 2011 yılı bütçeleri görüşülürken söz alan Ergezen, "Biz lüks istemiyoruz, fazla şey istemiyoruz. Milletin temsilcileri onore edilmeli, ihtiyaçları, talepleri karşılanmalı. Hatta daha ileri gidiyorum; milletvekillerine birer şoför verilmeli. Ayrıca milletvekillerinin illerinde kuracakları büro ve masraflar da Meclis tarafından karşılanmalı" dedi.
Milliyet
1,345,351
Ekonomi
İMKB-100 Endeksi birinci seansta, önceki kapanışa göre 17,92 puan artarak 67.248,64 puan seviyesinde açıldı. Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 0,03 oranında değer kazandı. DOLAR VE EURO NE DURUMDA? Serbest piyasada bu sabah itibarıyla 1,471 TL'den alınan dolar 1,472 TL'den satılırken, 1,97 TL'den alınan euronun satış fiyatı ise 1,971 TL olarak gerçekleşiyor. Euro-dolar paritesi de 1,333 seviyesinde.
Milliyet
1,329,081
Ekonomi
Konuya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.Buna göre, köprü ve otoyollarda ücretsiz geçişler 15 Kasım Pazartesi günü saat 00.00'da başlayacak. Belediyelerin toplu taşıma araçlarına ise 16 Kasımdan itibaren bayram süresince ücretsiz binilebilecek.Karara göre, "Kurban Bayramı tatili nedeniyle, 15 Kasım Pazartesi günü saat 00.00'dan başlayarak 19 Kasım Cuma günü saat 24.00'e kadar otoyollar ve boğaz köprülerinden ücretsiz yararlanılacak.16 Kasım Salı günü saat 00.00'dan başlayarak 19 Kasım Cuma günü saat 24.00'e kadar belediyelerle bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden yararlananlardan da ücret alınmayacak."GEÇEN BAYRAM BU KOMİK GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKMIŞTI:
Milliyet
1,345,357
Ekonomi
turizminin yükseliş trendi devam ediyor. Son yıllarda dünya ortalamasının üzerinde ciddi bir yükseliş trendi gösteren İstanbul'da, turizmin yoğun olduğu dönem 10 aya çıktı. İstanbul'da artık ara sezonun kalmadığını, otellerde 10 ay ciddi doluluklar yaşanırken, kentte 12 ay turizm yapıldığını kaydeden BW The President Hotel Genel Müdürü Gülseren Vatansever, otel olarak komşu ülkeler başta olmak üzere, hedef pazarlarda tanıtım-pazarlama atağına başladıklarını söyledi. Turizmde sürdürülebilirliğin devam etmesi noktasında, tanıtım- pazarlama çalışmalarının önemine dikkat çeken Gülseren Vatansever, "Otelimiz, başta olmak üzere ülkeleri, , Uzakdoğu gibi dünyanın dört bir yanından misafirlerini ağırlamaktadır. Son dönemlerde, mevcut pazarlarımızın yanı sıra, , , , , , , gibi yakın komşu ülkelerdeki tanıtımlarımızı arttırdık. Aynı zamanda, , gibi uzak destinasyonlarda da tanıtım yapacağız" dedi.  En son, 'da 8 ile 11 Kasım tarihleri arasında katıldığı WTM Turizm Fuarı'nı değerlendiren Gülseren Vatansever, fuardan çok olumlu izlenimlerle döndüğünü anlatarak, gelen talepler paralelinde 2011 yılının, bu yıla oranla çok daha iyi geçeceğini söyledi. Uluslararası tur operatörleriyle yaptığı olumlu görüşmelere değinen Gülseren Vatansever, "Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde, beklentilerimizin üzerinde olumlu izlenimler aldık. İstanbul'umuz, şu an dünyanın en popüler metropollerinden biridir ve dünyanın ilgisi son yıllarda olduğu gibi, gelecek yıllarda da artarak sürecektir" diye konuştu. 2011'de yüzde 85 doluluk hedefliyor Bu yıl otel olarak yüksek doluluklarla başarılı bir yıl geçirmekte olduklarını ifade eden Gülseren Vatansever, 2011 yılında yüzde 85 arasında doluluk hedeflediklerini söyledi. İstanbul'da neredeyse her ay hareketli günlerin yaşandığını kaydeden Gülseren Vatansever, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Geçmişte İstanbul'da turizm sezonu, ağırlıklı olarak Nisan-Mayıs-Eylül-Ekim aylarındaydı. Ancak, son birkaç yıldır, İstanbul'un ara sezonu kalmadı, neredeyse 12 ay çok hareketli günler yaşanıyor ve kentimizde 12 ay turizm yapılıyor" dedi.
Milliyet
1,328,149
Ekonomi
MELİS ŞENERDEMKüresel risk iştahındaki artışa bağlı olarak uluslararası yatırımcıların ilgisinin arttığı Türkiye piyasaları için dün uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından da iki iyi haber geldi. Moody's, mali temeller iyileşirse kredi notunun artırılabileceği yönünde açıklama yaparken Fitch de Türk bankalarının notunun artırılabileceğini duyurdu. Ekim başında Türkiye'nin kredi notu görünümünü "durağan"dan "pozitif"e yükselten Moody's, dün de not artırımı konusunda olumlu sinyaller verdi. Moody's'in Türkiye'nin kredi notuna dair yayımladığı görüş notunda, "Türkiye'nin mali temelleri daha da iyileşirse kredi notu artırılabilir" ifadesi yer aldı. Açıklamada, bu yönde önemli gelişmeler olsa da Türkiye'nin dış kırılganlığı, cari açık ve portföy yatırımlarına bağımlılığına vurgu yapıldı. Moody's olası bir not artırımı için reçeteyi ise şöyle özetledi: "Türkiye daha fazla faiz dışı fazla vermeli, döviz rezervlerini artırmalı ve dış şoklara dayanıklılığını artırmak için borç seviyelerini düşürmeli." Moody's, haziran ayında düzenlenmesi beklenen genel seçimler öncesinde harcamalarda yaşanacak bir artışın mali cephede karşılaşılacak en büyük zorluk olduğuna da dikkat çekti. Moody's'in notunda, Türkiye'nin kredi notunun düşmesine neden olabilecek riskler açık ve borç oranlarında uzun süreli ve belirgin bozulmalar olarak özetlendi. Moody's ayrıca Türkiye'nin bu yıl için gayri safi yurtiçi hasılada (GSYH) büyüme hedefini de 6.5'e revize etti. Fitch bankaları övdüFitch tarafından Türk bankaları ve bankaların tahvil ihraçları hakkında hazırlanan raporda ise ihraçların bankalar için olumlu olduğu, ekonominin güçlü performansının kuruluşların notunun artırılmasını sağlayabileceği belirtildi.Fitch'in açıklamasında, "Yüzde 7 büyüme beklediğimiz Türkiye ekonomisinin güçlü performansı, gelişen faaliyet koşullarıyla birlikte (bankalarda) not artışına yol açabilir" denildi.Fitch ayrıca Türk bankalarının tahvil ihraçlarının 2010'un son aylarında ve 2011'de artacağı öngörüsünde de bulundu. Türk bankalarının tahvil ihracı için girişimleri giderek artıyor. Önceki gün İş Bankası dolar cinsi tahvil ihracı için JP Morgan, RBS, Standard Bank, Standard Chartered'a yetki verdiğini açıklamıştı. İş Bankası'nın açıklamasında söz konusu tahvillerinin kredi notuyla ilgili, "Ba1 (Moody's) ve BBB- (Fitch) olması beklenmektedir" denilmişti. Önceki gün ayrıca Şekerbank da olağanüstü genel kurul toplantısında, ödenmiş sermaye tutarına kadar tahvil ihraç edilmesi için yönetim kuruluna yetki verdiğini duyurmuştu. İki kuruluşun açıklamalarının piyasadaki etkisi ise oldukça sınırlı oldu. İMKB kâr realizasyonuna bağlı hafif ekside seyrini sürdürürken dolar/TL 1.3930 civarından işlem gördü.    Türkiye 2011'de dış piyasadan 5.5-6 milyar dolar borçlanacakÜst düzey bir ekonomi yetkilisi Türkiye'nin, 2011 yılında uluslararası sermaye piyasalarından yaklaşık 5.5-6 milyar dolar tutarında tahvil ihracı yapmayı öngördüğünü söyledi. Reuters haber ajansının sorularını yanıtlayan yetkili, "Sağlıklı bir getiri eğrisi oluşturulması ve borçlanmanın  vadesinin uzatılması amacıyla Hazine tarafından senet ihracına devam edilecektir" dedi. Hazine Müsteşarlığı ekim sonunda yaptığı açıklamada uluslararası sermaye piyasalarında yapılacak tahvil ihracına ek olarak uluslararası kuruluşlardan toplam 12.5 milyar lira dış finansman hedeflendiğini belirtmişti. 'İkinci yarıda not artabilir'Yapı Kredi Murahhas Azası ve Genel Müdürü Faik Açıkalın, her ne kadar mali kuralın ertelenmesi nedeniyle soru işaretleri olsa da ekonomik göstergelerde devam eden olumlu seyir sonucu önümüzdeki yılın ikinci yarısında Türkiye'nin kredi notunun yatırım yapılabilir olarak görülebileceğini söyledi. Açıkalın, Bizden Haberler Dergisi'nde yayımlanan değerlendirmesinde, son iki yılda dünya ekonomisinde yaşananların, oluşan balonların patlaması ya da sönmesinden ve şişkin değerle gerçek değer arasındaki farkın zarar olarak bilançolara yansımasından ibaret olduğunu ifade etti.Bankacılık sektörünün yılın ilk yarısında görülen ciddi büyümenin ikinci yarıda bir miktar hız kaybedeceğini ve sektördeki kredi büyümesinin yıl sonunda yüzde 25 düzeyine ulaşacağını düşündüklerinin altını çizen Açıkalın, ilk 6 ayda sektörün kârlılığı üzerinde belirleyici olan unsurların yılın kalan döneminde de etkisinin devam edeceğini ve 2010'un 2009 kârlılık düzeylerini yakalayabileceğini tahmin ettiklerini kaydetti.
Milliyet
1,339,500
Ekonomi
Rus hükümeti, bütçe açığını kapatmak için 3 yıl içinde yaklaşık 32 milyar dolarlık özelleştirme planını kabul etti.Rusya Ekonomi Bakanı Elvira Nabiullina, Başbakan Vladimir Putin başkanlığında düzenlenen bakanlar kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada, aralarında ülkenin en büyük iki bankası, petrol şirketi ve demiryolları şirketinin de bulunduğu 32 milyar dolarlık özelleştirme planının kabul edildiğini söyledi.Nabiullina, 2011 ve 2013 yılları arasında devlete ait kurumların satışından yaklaşık 1 trilyon ruble (50 milyar TL) gelir elde edilmesinin planlandığını kaydetti.Rus yetkililer, daha önce yaptıkları açıklamada, önümüzdeki 5 yıl içinde 1,8 trilyon rublelik (90 milyar TL) özelleştirme yapmayı planladıklarını belirtmişti. Rus hükümetinin 800 milyar rublelik (40 milyar TL) ilave özelleştirme planını da daha sonra açıklaması bekleniyor.Hükümetin özelleştirme planını kabul etmesinin ardından ilk olarak, ülkenin en büyük ikinci kredi veren bankalarından VTB'nin yüzde 10'luk hissesinin Amerikan TPG grubuna 3 milyar dolara satılması bekleniyor.Rus hükümeti, özelleştirme planının ilanıyla, Rusya'da istikrar olduğu güvencesi vererek, yabancı yatırımcıları ülkeye çekmeyi amaçlıyor.
Milliyet
1,318,611
Ekonomi
DIŞ HABERLER SERVİSİBBC: Saldırıyı üstlenen bir grup olmadığını belirten BBC, "Ancak Kürt isyancıların iki aylık ateşkesi pazar gecesi son buluyordu" diye yazdı. Şüphelerin PKK ya da El Kaide bağlantılı gruplar üzerinde yoğunlaşmasının beklendiğini belirten BBC, "Ancak PKK liderleri artık sivilleri hedef almayacaklarını söylemişti" hatırlatmasında bulundu. Haberde, "Türkiye'de El Kaide bağlantılı gruplar da küçük olsalar da faal durumdalar. Bu yıl 100'den fazla El Kaide şüphelisi tutuklandı" denildi.CNN: İstanbul'daki Cumhuriyet Bayramı törenlerinin yağış nedeniyle cuma gününden pazara ertelendiğini vurguladı. Analistlerin PKK'yı işaret ettiğini belirten CNN, görüştükleri bir PKK sözcüsününse patlamadan haberinin olmadığını söylediğini yazdı. CNN'e konuşan PKK sözcüsü Roj Kandil, "Taksim'deki patlama hakkında hiçbir fikrim yok" dedi.Reuters: Ajansa konuşan üst düzey bir güvenlik yetkilisi, "Bu saldırıda PKK'nın imzası var gibi görünüyor. İntihar saldırıları El Kaide'nin de kullandığı bir teknik ama Türkiye'de genellikle araçla intihar saldırısı düzenlediler" dedi. Son haftalarda El Kaide'ye destek verdiğinden şüphelenilen kişilerin tutuklandığını hatırlatan ajans, "Demokratik temelleri olan ve Batı'ya yönelmiş bir ülke olan Türkiye, İslamcı militanlığın doğal gelişme alanı değil. Erdoğan'ın dini muhafazakârlığı İslami Ortadoğu'ya kapıları açsa da El Kaide gibi örgütlere aman vermiyor" diye yazdı.AFP: Saldırının, PKK'nın ilan ettiği ateşkesin bitişiyle aynı güne denk geldiğine dikkat çekti. Murat Karayılan'ın artık sivilleri hedef almayacaklarını açıkladığını da hatırlattı.PATLAMA ANI AMATÖR KAMERADA: Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın İŞTE İLK GÖRÜNTÜLER: ÇAPKIN'DAN PATLAMAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA:Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın  Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın Video'yu izleyemiyorsanız tıklayın
Milliyet
1,321,836
Ekonomi
EKONOMİ SERVİSİABD merkezli IMAP'te kararın oybirliğiyle alındığını belirten Başev, bu gelişmede Türkiye'nin performansı ve gelişmekte olan ülkelerin artan öneminin de etkili olduğunu söyledi.Başev, "Türkiye krizdeki performansıyla dünyanın ilgi odağı oldu. Seçildiğim bu pozisyon Türk şirketlerinin küresel itibarını da daha yukarıya taşıyacak. Tercihin nedeni şirket performansımızın yanı sıra Türkiye'ye duyulan güven" dedi.4 Türk yatırıma hazırBu yıl IMAP'de 10 milyar dolar civarı bir birleşme ve satın alma hacmi beklediklerini belirten Başev, Türkiye'nin de hareketli bir yatırım piyasasına dönüştüğünü kaydederek şunları söyledi:"IMAP olarak son 10 yılda 2 bin şirketin birleşme ve satın almasında rol oynadık. Bizim başkanlığımızda gelişmekte olan ülkelere yayılacağız. İlk hedef Rusya ve Ukrayna'ya girmek. Birleşme ve satın almalar bu yıl Türkiye'de 2009'a göre yüzde 40 arttı. 3 Seas olarak bugüne dek Türkiye'de 42 ortaklığa danışmanlık hizmeti verdik. TeliaSoneria'nın AzerCell yatırımı, Fiba'nın Kumport'u alması gibi girişimlerde biz varız. Şu an Hırvatistan'da ilaç, İspanya'da ambalaj, İngiltere'de sağlık ve Mısır'da finans yatırımına hazırlanan 4 Türk firmasına danışmanlık yapıyoruz. Amerikalı bir firma da Türkiye'de teknoloji alanında bir ortaklık gerçekleştirecek." Sistem nasıl işliyor?Merkezi Florida'da olan IMAP, şu şekilde çalışıyor: Örneğin bir Türk firması yabancı bir ortak bulmak istediğinde, IMAP ağının Türk ortağı olan 3 Seas'e başvuruyor. 3 Seas ise 30 ayrı ülkedeki ortaklarına, Türk şirketin isteklerini anlatıyor. Tüm ortaklar kendi ülkelerindeki uygun adaylarla temasa geçiyor. Yabancı firmalar Türkiye'ye yatırım yapmak istediğinde de sistem benzer bir şekilde işliyor.
Milliyet
1,331,235
Ekonomi
Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte bayram şekerleri de görücüye çıktı. Marketlere ve alışveriş merkezlerine şeker stantları kurulmaya başlandı.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, şeker ve çikolata fiyatlarında geçen yıla oranla önemli oranda değişiklik olmadı. Çikolatalı ve meyveli şekerler kilosu 5-10 liradan, kaliteli çikolatalar kilosu 22-25 liradan, yaprak çikolatalar ise kilosu 20-30 liradan satışa çıktı.Bayramda 'el öpmeye' gelen çocuklara ikram edilen ucuz kağıtlı meyveli şekerler kilosu 3-6 liradan, lokum çeşitleri ise kilosu 3 ila 15 lira arasında değişen fiyatlarla müşteri beklemeye başladı.Şeker ve lokum üreticilerinden Hamdi Çarşıbaşı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şeker fiyatlarının büyük bölümünün geçen yılla aynı düzeyde kaldığını, fiyatlarda kayda değer bir artış olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Şeker fiyatları genelde geçen yılki fiyatlardan satılıyor. Bazı pahalı çikolataların fiyatlarında yüzde 10 oranında artış oldu ama diğer çeşitler aynı kaldı. Şeker ve lokum üretiminde kullanılan toz şeker fiyatları artmayınca, diğer fiyat artışlarını firmalar üretime yansıtmadı. İthal edilen bazı ara ürünlerin fiyatları da değişmedi. Vatandaşın bütçesine göre her tür şeker ve çikolata piyasada var."-MERDİVEN ALTI ŞEKERLERE DİKKAT- Tüketicilerin bilinen markaları tercih etmelerini de isteyen Çarşıbaşı, şöyle dedi: "Bazı merdiven altı kalitesiz şekerler, yine piyasada çıkabilir. Bu tür şekerlerde sağlık açısından son derece zararlı maddeler kullanılıyor. Bu tür şekerlerde gıda boyası yerine daha ucuz olduğu için tekstil boyaları bile kullanılabiliyor. Maliyeti düşürmek için akla hayale gelmedik kalitesiz ve sağlıksız malzemeler kullanılabiliyor. Vatandaşlarımız bilinen tanınmış markaları tercih etsinler. Ucuz diye sağlıksız şekerlere yönelmesinler. Şekerin ambalajı sizi etkilemesin."Bazı şeker çeşitlerinin kilogram satış fiyatları TL olarak şöyle:  Şeker çeşidi             Kilogram fiyatları Çikolatalı şekerler    5-10 Çikolata                      20-25 Yaprak çikolata         20-30 Lokum çeşitleri         3-15 Meyveli drajeler        10-25 Kağıtlı şekerler         3-10 Badem şekeri           15-25
Milliyet
1,332,670
Ekonomi
tatilinde yurt dışı turlarında doluluk oranının yüzde 99'a ulaştığı bildirildi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olması, krizin etkilerinin azalması ve yurt dışı turlarındaki cazip fiyat koşulları bayram tatilinde tur şirketlerinde hareketliliği üst düzeye çıkardı. Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Atilla Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bayram tatilinin 9 güne çıkmasının en çok turizmcileri sevindirdiğini söyledi. Uzun bayram tatili nedeniyle özellikle yurt dışı turlarına yoğun ilginin olduğunu anlatan Özdemir, geçen yıla göre ilginin iki kat arttığını bildirdi. Daha çok Orta ülkelerinin tercih edildiğini dile getiren Özdemir, "Geçen yıllarda fiyatlar çok uçuktu. Bu yıl ise bir çok ülke kriz nedeniyle fiyatları aşağı çekti. Yüzde 50'ye varan indirimler uygulandı. Bir kişi 3-4 yıldızlı otellerde 4 gece 5 gün 219 avroya yarım pansiyon konaklayabiliyor. Fiyatların çok uygun olması yurt içi yerine yurt dışının tercih edilmesine neden oldu. 9 günlük tatili ve düşük fiyatları fırsat bilen bir çok gezgin bayramı yurt dışında geçirecek" dedi. Özdemir, 7 gece 8 günlük -- turunun 400 avroya kadar düştüğünü, iç piyasada bile aynı koşullarda konaklamanın zor olduğunu sözlerine ekledi. -JOLLY TUR TALEPLERİ KARŞILAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYOR- Jolly Tur Acenteler Sorumlusu Murat Kuduzcu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sektörde geçen yıla göre turizmcileri bile şaşırtan büyük bir talep patlaması yaşandığını söyledi. İlginin çok fazla olduğunu ve kontenjanlarının yüzde 99'unu doldurduklarını dile getiren Kuduzcu, talepleri karşılamakta güçlük çektiklerini belirtti. Kuduzcu, bayram tatilinin 9 gün olmasının ilginin artmasında başlıca neden olduğunu ifade ederek, "'da kurun düşük seyretmesi nedeniyle ortaya çıkan cazip fiyatlar da ilgiyi artırdı. Özellikle Budapeşte, Viyana ve Prag gibi Orta Avrupa şehirlerine ilgi var. Yine , ve 'da ilgi gören ülkeler arasında" dedi. Yurt dışı turları için 50 gün önce rezervasyon almaya başladıklarını hatırlatan Kuduzcu, geçen yıla göre yüzde 100'lük bir artış yaşandığını bildirdi. Kuduzcu, en ucuz yurt dışı turunun 199 Avro'ya satışa sundukları (3 gece 4 gündüz ve yarım pansiyon), en pahalısının ise 2 bin avro ile 7 gece 8 günlük Güney turu olduğunu belirtti. -ANI TUR İLGİDEN MEMNUN- Anı Tur Acenteler Müdürü Yusuf Çelik ise ilgi karşısında tahminlerinin alt üst olduğunu ve kontenjanlarının dolduğunu söyledi. Yurt dışı turlarında sadece ve turlarında yer kaldığını turların yüzde 100'e yakınını sattıklarını anlatan Çelik, "Geçtiğimiz kısaydı ve bir çok kişi tatile çıkamadı. Yine dolayısıyla tatiller ertelendi. 9 günlük bayram tatili yurt dışına çıkamayanlar için fırsat oldu" dedi. Yurt dışı turlarının 299 Avro'dan başladığını bildiren Çelik, ve 'e düzenlenen turların ise bin 599 avro olduğunu bildirdi. Acenteler aracılığıyla yurt dışına çıkan yaklaşık 40 bin kişinin Kurban Bayramı öncesi tur şirketlerinin yüzünü güldürdüğünü vurgulayan Çelik, yurt içi kültür turlarında da hareketliliğin üst düzeyde olduğunu bildirdi. -ETS TUR- ETS Tur Yurt Dışı Turlar Müdürü Nilüfer Müstecaplıoğlu da, bu yıl ilginin geçen yılla kıyaslanmayacak kadar çok olduğunu söyledi. Körfez Savaşı'ndan sonra ilk defa bu kadar ilgiyle karşı karşıya kaldıklarını vurgulayan Müstecaplıoğlu, yüzde 100'lük doluluk oranına ulaştıklarını ve acenteleri aracılığıyla tur satın alan 15 bin kişinin bu bayramda yurt dışında olacağını belirtti. -Dubrovnik başta olmak üzere, İtalya, İspanya, Mısır ve Uzak Doğu ülkelerine ilginin fazla olduğunu anlatan Müstecaplıoğlu, ilgiden memnun olduklarını kaydetti.
Milliyet
1,341,071
Ekonomi
SONGÜL HATISARUGlobal krizde zor günler geçiren 45 yıllık İdaş Yatakları maliyet yönetimiyle krizden dengelerini düzelterek çıktı. Önümüzdeki yıl yatak baza satışını 300 bin adete çıkarmayı planlayan şirketin bu yılki yatak satışının 210 bin adet olması bekleniyor. Şirketin CEO'su Murat İşeri bu noktaya Amerika'da McDonalds'ta çalıştığı yıllarda öğrendiği maliyet yönetimi tecrübesi ile ulaştıklarını söyledi. İdaş'ta üretilen çöpü dahi yakın takibe aldıklarını söyleyen İşeri, "Mc Donald's'ta çöpü tartar, ciroyu tahmin ederlerdi. Biz de sarfiyatı azaltmak için çöpümüzü bile takibe aldık, geçen yıl ilk 9 ayda 9.5 ton kağıt çöpümüz çıktı. Bu yıl kağıt çöpümüz sadece 2 ton oldu. Artık iki yüzü de kullanılmadan bir kağıt çöpe atılmıyor" dedi. Kanape işine de girdik"En pahallı yatak en iyi yatak değildir,  Yanlış yatak, bel ağrısı yapar. Sert yatak tavsiye ettiğimiz bir yatak değildir. Çünkü 4 noktadan vücudu askıya alır. Mümkün olduğunca yumuşak, vücudunuzun kıvrımlarına uygun yataklar seçmelisiniz" diyen İşeri, "Krizde sıkıntılı günler yaşadınız. İşçilerinize süresiz izinler verdiniz. Nasıl toparladınız?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Kolay bir dönem değildi. İşletme sermayesini artırmak için satın alma vadesini uzatıp satış vadesini kısalttık. Bankalara gidip 'Elinizi taşın altına koyun' dedik. Sermaye artışını 6 milyon TL'den 12 milyona çıkardık. Şimdi 12 milyon TL'den 24 milyon TL'ye çıkaracağız. Gayrimenkullerimizin bir bölümünü satıp nakit borçlarımızı ödedik. Karlılık hiç önemli değil, iner çıkar ama nakit akışını düzene koymazsanız şirketler varlığını sürdürmekte zorlanır. Tasarruf paketleri hazırladık. Yüzde 20 küçüldük ama satılan malın maliyetini yüzde 45 düşürdük." Yatak, baza, madeni mobilyadan oluşan ürün gamına geçen ağustos ayında kanepe bölümünü de eklediklerini belirten İşeri: "Gelen talep düşündüğümüzün 4-5 katı oldu. Kanepe, ciroda yüzde 35 gibi bir ilave sağlayacak. Kanepeyle birlikte bu yıl 26 milyon TL civarında bir ciro bekliyoruz. Yatakta yıllık 600 yatak üretimimiz var. 1200 üretme kapasitemiz var. Ortalama bir yatağın maliyeti 150 dolardır ve bu fiyat neredeyse 1975 yılından beri değişmedi." 'İsveçli fonla yeniden görüşmeleri başlatacağız'Kriz öncesinde yabancı ortaklık görüşmeleri yürüttüklerini hatırlatan İşeri şunları söyledi: "Yabancılar büyüklük ve gayrimenkulden ziyade vergi, faiz, amortisman öncesi kara bakıyor. 2007 yılında Hidding Anders adında İsveçli firma ile görüşüyorduk, son noktaya da gelmiştik. Ancak 2007'de yaşanan cumhurbaşkanı seçimi krizi sırasında yaşanan sancılı süreçte geri çekildiler.  'Burası henüz çok istikrarlı değil' dediler ve gittiler. Sonrasında global kriz patladı. Yeniden görüşmeleri başlatacağız. Avrupa'da 200 civarında markalaşmış aile şirketi var. Bizim sektörde tedarikçiler bile aile şirketi." İstanbul'da yüzde 2 civarında ot yatak kullanılıyor2004'te yaptıkları bir araştırmaya göre İstanbul'da yüzde 2 civarında ot yatak kullanımının olduğunu gördüklerini söyleyen İşeri şunları anlattı: "Pamuk bile yok ot var yatağın içinde. Türkiye çok kozmopolit bir ülke. Büyükşehir diyorsunuz ama sonuç bu işte. Uykunun önemsenmesi insanın kendisini önemsemesiyle başlıyor. Türkiye'de spor yapan, parfüm süren, sprey kullanan günde bir defa duş alan kişi sayısı kaç ise lüks yatak da o kadar satılıyordur. Yüzde 1'i bulmaz yani. Lüks yataklar 4.500 dolar civarında fiyatla satılıyor. Kalbimiz uyurken ritmini çok düşürür, detoks yapar. Vücuttaki toksinleri atar. Uykunun ikinci en önemli işlevi hücre yenilemesidir."
Milliyet
1,325,968
Ekonomi
ODD verilerine göre bu rakama hafif ticari satışları da eklendiğinde aylık toplam 73 bin 404 adet binek ve hafif ticari araç satışı gerçekleşti. Böylece ekim ayı içinde hafif ticari araç pazarı da yüzde 254.55 oranında büyüdü.ODD, 2010 yılı Ocak-Ekim dönemi otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22.34 oranında artarak 538 bin 582 adet olduğunu açıkladı. Ocak-Ekim toplam hafif ticari araç satışları da geçen yıla oranla yüzde 22,66 artarak  178 bin 320 adet oldu.2009'un ilk 10 ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarının büyüklüğü 440 bin 241 adetti.
Milliyet
1,323,713
Ekonomi
EKONOMİ SERVİSİİspanyol Banco Bilbao Vizcaya Argentaria'nın (BBVA) Türkiye'ye güçlü bir giriş yapmak için Garanti Bankası'nın yüzde 24.89 hissesine 5.8 milyar dolar ödeyecek olması, dünya basınında yankı buldu.  İngiliz Financial Times gazetesi, BBVA'nın Garanti ortaklığını konu ettiği analizinde, Türkiye'nin İspanyol bankası tarafından bugüne kadar hedef pazar olarak görülmediğini, ancak Türkiye'nin bankacılıkla tanışmamış büyük nüfusunun BBVA'ya çekici geldiğini yazdı. FT, "BBVA dış yatırımlarını Latin Amerika ve ABD ötesine pek taşımadı. Ancak Garanti'ye ortak olmak için nedenleri var. Türkiye bankacılığın çok yaygın olmadığı büyüyen bir pazar. Türkiye'de 10 kişiden 4'ünün banka hesabı var. Bu rakam Avrupa Birliği'nin üçte biri" diye yazdı.ABD'li ekonomi gazetesi Wall Street Journal ise, Türk ekonomisinin Çin'e benzer bir büyüme içinde olduğunu ancak İspanyol yatırımının riskler içerdiğini yazdı. 'BBVA Türkiye'ye büyük bahis yatırdı' başlıklı haber analizde, "BBVA'nın yatırımının bazı alışılmadık yönleri var. Türkiye fazla doğrudan yabancı yatırım çekmiyor. Onun yerine kısa vadeli kâr peşinde koşan sıcak para Türk borsasını rekora sürüklüyor. Sıcak para, ülke ekonomisinin yapısal dengesizliklerini artırarak kırılgan hale getiriyor" yorumunda bulundu.        'Büyüyen cari açığa dikkat'Wall Street Journal'ın dün yayımlanan haber analizinde, Türk ekonomisindeki cari açık problemine dikkat çekilerek piyasa analistlerinin görüşlerine de yer verildi. Gazete, haberde şu görüşlere yer verdi:"Kredi derecelendirme kuruluşları ve Uluslararası Para Fonu (IMF), gelişmekte olan ülkelerin krizden etkileyici çıkışının arkasına gizlenmiş potansiyel olarak ciddi bir tehlikeye dikkat çekiyor. Türkiye'nin 'patlaması' çok hızlı büyüyen bir cari açığı da tetikledi. Bunu besleyen de istikrarsız sıcak para. Resmi rakamlara göre, Türkiye'nin 6.7 milyar dolarlık cari açığının içinde, rüzgâr tersine dönerse kolayca ülkeden kaçacak yatırımların oranı Ağustos 2008'de yüzde 4 iken, Ağustos 2010'da yüzde 49'a fırladı. Uzun dönemli doğrudan yabancı yatırımlardan gelen finansman, iki yıl önce yüzde 31 iken bu yıl yüzde 4'e düştü. Gelişmekte olan piyasalar, gelişmiş ülkelerdeki düşük faizlerden kaçan sıcak parayla dolu. Türkiye'nin çektiği yabancı yatırımlardaki düşüş de keskin oldu. 2009 yılında Çin'de yüzde 2.6 azalan doğrudan yatırım, Türkiye'de yüzde 56.3 oranında kesildi." 'Düzeltme beklentisi var'Wall Street Journal, Global Source Partners analisti Murat Üçer'in, Türkiye'de bu yılda finanse edilmesi gereken cari açığın 40 milyar doları bulduğu görüşüne yer vererek, "Küresel iklim değiştiği an risk iştahının azalması büyük sorun. O an para kaçabileceği için Türkiye'nin başı derde girebilir" uyarısını da yansıttı.Haberde son iki yılda üç kat yükselen Türkiye'deki hisse fiyatlarına ilişkin "ciddi düzeltme" beklentilerine de yer verildi.
Milliyet
1,320,357
Ekonomi
Yaş çay sektöründe bu yıl ilk üç sürgün sonunda gerçekleşen 1 milyon 300 bin ton civarındaki hasadın yanı sıra, dördüncü sürgünde beklenen 100 bin ton civarındaki hasat ile tarihin en yüksek rekoltesi gerçekleşecek.Rize Ticaret Borsası (RTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl yaş çay sezonunda birinci sürgünde 430 bin ton, ikinci sürgünde 460 bin ton rekolte gerçekleştiğini, üçüncü sürgünde kesin rakamların belli olmadığını, ancak yaklaşık 400 bin ton civarında gerçekleştiğinin tahmin edildiğini söyledi.Yaş çayda geçen yıl rekoltenin 1 milyon 103 bin ton civarında gerçekleştiğini anımsatan Erdoğan, "Bu yıl ilk üç sürgünde 1 milyon 300 bin ton civarında hasat yapıldı. Devam eden dördüncü sürgünde de 100 bin ton civarında yaş çay hasadı yapılacağını sanıyoruz. Böylece bu yıl yaş çay rekoltesi 1 milyon 400 bin tonlara çıkacak. Bundan önce en fazla 2003-2004 yıllarında 1 milyon 250 bin ton civarında hasat gerçekleşmişti. Böylece bu yıl gerçekleşen rekolte tarihimizin en yüksek rekoltesi olacak" dedi.-REKOLTE ARTTI RANDIMAN DÜŞTÜ- Rekolte artışında gübre fiyatının yarı yarıya ucuzlamasıyla gübre kullanımının artması, Nisan ve Mayıs aylarında sürekli yağmur yağıp ardından güneşli hava şartlarının olmasının önemli etken olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle dedi: "Bunlar birleşince rekolte arttı. Ancak rekolte artışına rağmen kuru çay üretiminde pek fazla artış olmadı. Bu yıl, önceki sezonlardaki randımanla olsa 250-260 bin ton kuru çay elde etmemiz gerekirdi. Ama iklim, hasat biçim hataları, verilen gübrenin kalitesi gibi nedenlerden dolayı rekolte yüksek, ancak randıman düşük oldu. Tahminimiz bu yıl 220-230 bin ton civarında kuru çay üretileceği yönünde.Randıman düşüklüğünde hava sıcaklıklarının çay bitkisi için çok yüksek olan 37-39 derece sıcaklığa kadar çıkması nedeniyle bitkideki çay olma oranının azalması etkili oldu. Bu yıl randıman yüzde 17'ye kadar düştü. Norma şartlarda randımanın yüzde 20'nin üzerinde olması gerekir. Son 10 yılda bu kadar düşük randıman olmamıştı." Geçen yıl 215 bin ton kuru çay üretilmesi nedeniyle bu yıl sektörde birkaç bin tonluk boşluk olduğunu ifade eden Erdoğan, bunun da önceki yıllardaki fazla stokların erimesini sağladığını kaydetti.Erdoğan, özellikle bu yıl yaş çay hasadının kötü yapıldığını, bunun da kalitenin düşmesine neden olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: "Eğer üreticide (çay bu şekilde biçiliyor ve bu şekilde satılıyor) mantığı yerleşirse, her geçen gün kalite azaltılmış olur. Bu yıl ÇAYKUR da özel sektör de gerektiği nitelikte yaş çay almadı. Kaliteli çay biçip kaliteli para almayı hedeflemeliyiz. Vatandaşımız da ürünün kalitelisini hasat edip parasını yüksek alacağını bilecek. Bu net olarak anlatılabilirse kabul göreceğini düşünüyorum. Çünkü özel sektör de yaptığı ürünü satabilmek için kalitesiz yaş çayı düşük fiyata almak zorunda kalıyor.Elbette ki aramızda art niyetliler olabilir, ancak bugüne kadar bu tür firmalar hemen hemen tamamen elendi. Olanlar da sektörde kalamazlar. Sektördeki her kesim birbirine güvenmeli ve ortak hareket etmeli. Aksi halde sektörün geleceği iyi olmaz." Sezon başında bu yılın gümüş yıl olacağını söylediğini dile getiren Erdoğan, "Belki tam olarak istediğim gibi olmadı. Ama yüzde 25'lik rekolte artışına rağmen sektörde fiyatlar yerle bir olmadı. Birinci ve ikinci sürgünde taban fiyata yakın fiyattan peşin alım yapıldı. Fiyat, son sürgünde düştü. Bunda yaş çayın kalitesinin düşmesi etkili oldu. Sanayici, randıman yüzde 20'den 17'ye düştüğünde fiyatını artıramaz. Bunun yanında kuru çay fiyatının belirli bir dönemden sonra düşmesi de yaş çay fiyatını etkiledi. Dolayısıyla 60-70 kuruşlara alım yapıldı" diye konuştu.-ÖZEL SEKTÖR YÜZDE 55, ÇAYKUR YÜZDE 45 CİVARINDA ALIM YAPTI- Mehmet Erdoğan, sektörde ÇAYKUR'un özel sektörden fazla alım yapmasının gelenek halini aldığını dile getirerek, "Daha önce 2006 yılında ÇAYKUR ve özel sektörün alım miktarı hemen hemen denkti. Bunun dışında hemen her yıl ÇAYKUR özel sektörden daha fazla yaş çay alır" dedi.Bu yıl ise özel sektörün yüzde 55, ÇAYKUR'un ise yüzde 45 civarında alım yaptığını bildiren Erdoğan, "Bu yıl gerçekleşen rekolte fazlalığı özel sektörde değerlendirildi. Aslında bu, özel sektörü öcü olmadığını, sektörün olmazsa olmazı olduğunu gösteriyor. Önemli olan sektörü kaliteli ürünün kaliteli fiyat edeceği yöne taşıyabilmemizdir" diye konuştu.
Milliyet
1,319,600
Ekonomi
Et ithalatı nedeniyle ünlü Kayseri pastırma ve sucuğu ucuzladı. Birinci kalite pastırmanın kilosu 60 liradan 50 liraya, sucuğun kilosu ise 30 liradan 22 liraya kadar düştü.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, birinci kalite olarak adlandırılan sırt, kuşgömü, tütünlük ve antrkot cinsi pastırmanın kilosu 60 liradan 50 liraya, şekerpare, dilme, eğrice, mehle ve kenar cinsi 2. kalite pastırmanın kilosu 55 liradan 45 liraya, döş, omuz ve kürek cinsi 3. kalite pastırmanın kilosu da 50 liradan 40 liraya düştü.Birinci kalite evlik sucuğun kilosu 30 liradan 22 liraya, ikinci kalite seçme sucuğun kilosu ise 25 liradan 18 liraya indi.İşlenmiş et ürünlerinden olan sosis, salam, jambon, kavurma fiyatları da değişik oranlarda ucuzladı.-İTHAL ET, FİYATLARI DÜŞÜRDÜ Pastırma-sucuk üreticisi ve Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Şaban Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada,pastırma sucuk fiyatlarının ucuzlamasının, Kayseri'ye ithal et gelmesinden kaynaklandığını söyledi.Şaban Ünlü, "Almanya ve Polanya'dan gelen ithal taze et, pastırma ve sucuk fiyatlarının ucuzlamasına neden oldu. Pastırma ve sucuk fiyatları kiloda ortalama 10 lira ucuzladı. Fiyatların düşmesi sonucu üretim de biraz arttı" dedi.Pastırma-sucuk satıcılarından Mehmet İpek'te 1 ay önce artan fiyatların, yeniden düşmesinin satıcı ve müşterileri memnun ettiğini söyledi.İpek, "Fiyatlar düşünce satışlarımız artıyor. Müşteri atık 3 parmak sucuk yerine 'Ver 1 kilo sucuk' diyor. Fiyatlar düşünce satışlarımız biraz daha arttı" dedi.
Milliyet
1,325,090
Ekonomi
İMKB 100 Endeksi ikinci seansta, önceki kapanışa göre 116,78 puan artarak 69.805,89 puandan açıldı.Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 0,17 oranında değer kazandı.
Milliyet
1,331,577
Ekonomi
Çalışanlara maaşlarının 12 Kasım Cuma günü, hububat ve süt primlerinin hafta içinde ödenecek olması bayram öncesinde esnafı mutlu etti.Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Arif Tak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süre önce Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, kamu çalışanlarına 15 Kasım'da ödenecek maaşlarının, Kurban Bayramı öncesinde 12 Kasım Cuma günü avans olarak verileceği yönünde açıklamada bulunduğunu anımsattı.Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in de hububat ve süt primlerinin hafta içinde çiftçilere ödeneceğini bildirdiğini ifade eden Tak, şöyle konuştu: "Esnaf, ardı ardına gelen müjdeli haberlerle sevindi. Maaşların erken ödenmesi, primlerin yatması bayram öncesinde esnafı mutlu etti. Vatandaş parası varsa alışveriş yapar. Bayram öncesindeki son hafta sonunda çalışanları, emeklilerin ve çiftçilerin cebinde para olacak. Bayramlık alışverişlerini rahatlıkla yapacaklar ve bu da canlılığı artıracak." Ekonomideki gelişmelerin esnafa olumlu yansıdığını dile getiren Tak, "Bayram öncesindeki hareketlilik ise bugünden başladı. Önümüzdeki günler esnaf adına çok daha iyi geçecek. Tek sorunumuz bayramdan sonrası. Bayramdan sonra işlerin çok yavaşlamasından endişe ediyoruz" dedi.
Milliyet
1,345,324
Ekonomi
Ticaret Odası (ATO) Başkanı , vücudundaki nedeniyle Ankara Söğütözü'ndeki 'nde tedavi görüyor. Rahatsızlığıyla ilgili A.A muhabirinin görüştüğü Aygün, bir süredir rahatsız olduğunu, şikayetlerinin devam etmesi üzerine Pazartesi günü Medicana Hastanesi'nde muayene olduğunu ve doktorların da yatarak tedaviyi uygun görmeleri üzerine hastaneye yattığını anlattı. Vücudundaki enfeksiyonun kana karıştığının belirlenmesi üzerine tedavisinin uzadığını belirten Aygün, durumunun iyi olduğunu ama tedavisine bir kaç gün daha hastanede devam edileceğini bildirdi.
Milliyet
1,323,368
Ekonomi
tarihli tarhiyat öncesi uzlaşma davetinin şirkete tebliğ edildiğinin kamuya duyurulduğu hatırlatıldı.Açıklamada, "Şirketimiz, Maliye Bakanlığı'nın ilgili idari birimine başvuruda bulunarak, 'tarhiyat sonrası uzlaşma' dahil bütün yasal haklarımız saklı kalmak üzere 'tarhiyat öncesi uzlaşma' talebini geri çekmiştir. Konu ile ilgili gelişmeler, özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin düzenlemelere uygun olarak yatırımcılarımız ile paylaşılacaktır" denildi.
Milliyet
1,320,340
Ekonomi
KARTI KULLANIM ORANI SADECE YÜZDE 4"- MasterCard Güneydoğu Avrupa Genel Müdürü Mete Güney yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ödeme sistemleri alanında Avrupa'nın en yenilikçi ülkesi olduğunu ve inovasyon merkezi haline geldiğini söyledi. Güney, yıllar içinde Avrupa'nın ilk sanal kartı, Avrupa'nın ilk temassız kartı gibi çağın gerektirdiği, tüketici beklentilerine yanıt veren yeniliklerin ilk kez MasterCard ile Türk kart kullanıcılarına sunulduğunu kaydetti. Yeniliklerin son halkası olarak ilk Ekranlı Banka Kartlarını TEB işbirliği ile Türk kullanıcılarına sunmaktan mutlu olduklarını söyleyen Güney, Türkiye ödeme sistemleri sektörünün, en yeni teknolojileri uygulayabilen gelişmiş altyapısı ve yenilikçiliğiyle dünyaya örnek olduğunu ifade etti.Güney, dünya genelinde banka kartlarının alışverişte kullanılma oranının yüzde 55, Türkiye'de ise sadece yüzde 4 olduğunu belirterek, banka kartı kullanımını arttırmak ve ekonominin büyümesine katkı sağlamak için sektör olarak çalıştıklarını ve yeniliklere imza attıklarını kaydetti. Güney, "TEB Ekranlı Banka Kartı'nın sağlayacağı güvenlik, kontrol ve kolaylığın, kart sahiplerinin banka kartına bakış açısını değiştireceğine ve ülkemizdeki banka kartı kullanım oranlarını yükselteceğine inanıyoruz" dedi.-"2011 YILINDA TEB EKRANLI KREDİ KARTI GELİYOR"- TEB Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kişmir Ekranlı Banka Kartı hakkında bilgi verdi. Kişmir, kartın üzerinde bulunan entegre pil, dokunmatik klavye ve dijital ekran sayesinde kartın kullanıcılarına internet bankacılığına giriş ve internet üzerinden alışveriş için tek kullanımlık şifre ürettiğini söyledi. Standart banka kartı boyutlarında ve inceliğinde olduğunu ifade eden Kişmir, Ekranlı Banka Kartı'nın internet bankacılığı için tek kullanımlık şifre üreten cihazlara ve cep telefonlarına SMS'le gelen şifrelere ihtiyacı ortadan kaldırdığını ve bu özelliği ile internet bankacılığı ile internet üzerinden alışverişi daha güvenli kıldığını kaydetti.TEB Ekranlı Banka Kartı'ndan sonra 2011 yılı içinde TEB Ekranlı Kredi Kartı'nı da müşterilerine sunmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Kişmir,"TEB Ekranlı Kredi Kartı ile müşterilerimiz kazandıkları puan, borç, limit, hesap kesim tarihi gibi birçok bilgiyi ekrandan görebilecek. Böylece kredi kartı bilgilerini öğrenmek için ATM, bilgisayar ya da telefona ihtiyaç kalmayacak" diye konuştu.
Milliyet
1,323,717
Ekonomi
BRÜKSEL AAEkonomik ve parasal işlerden sorumlu AB Komisyonu Üyesi Olli Rehn, gelecek hafta başında Dublin'i ziyaret ederek parlamento gündemindeki 15 milyar euro'luk kemer sıkma paketi için destek isteyecek.İrlanda'da paketin oylaması öncesinde iktidar kanadından bir milletvekilinin istifa etmesi, hükümetle muhalefet arasındaki sandalye farkını 3'e düşürdü. Kamuoyunda büyük tepki çeken paketin reddedilmesi halinde piyasalar tarafından ağır bir şekilde cezalandırılması beklenen İrlanda'nın, Euro Bölgesi'nin, Uluslararası Para Fonu'nun da (IMF) katkısıyla oluşturduğu 750 milyar euro'luk kurtarma fonuna başvurma seçeneğini değerlendireceği belirtiliyor.